Avukat Gül Çiftci, Aziz İhsan Aktaş davasında verilen kararların ardından Silivri'de yaptığı açıklamada, belediye başkanlarına verilen cezaları eleştirerek, "Bugün burada siyasetin şekillendirilmesinin başka bir adımını, yargının araçsallaştırıldığı ayağını gördük. Bugün burada şu mesajı verdiler: 'İftira at, beraat et'" dedi.
Avukat Gül Çiftci, Aziz İhsan Aktaş davasında verilen kararların ardından Silivri'de ANKA Haber Ajansına değerlendirmede bulundu. Belediye başkanlarına yönelik verilen cezalara tepki gösteren Çiftci, açıklamasında şunları söyledi:
"Aziz İhsan Aktaş dosyası, kamuoyunda 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' diye adlandırdıkları ve çok hızlı bir yargılama yaptıkları dosyaydı bu. Ama suç örgütü lideri dedikleri Aziz İhsan Aktaş bugün burada neredeyse hiç ceza almadı. Buna karşılık halkın iradesiyle, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarına; Adana'nın seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı'na, Seyhan ve Ceyhan belediye başkanlarımıza, Beşiktaş, Avcılar ve Esenyurt belediye başkanlarımıza olmadık şekilde ceza yağdırdılar. Bugün burada siyasi operasyonların cezalandırmaya, bu cezalandırmanın da siyaseti şekillendirmeye dönüştüğünü aslında gördük. Yani hangi delile dayanarak bu cezaları verdiler ve verilen bu cezalara nasıl bir gerekçe uyduracaklar? Ben gerçekten çok merak ediyorum.
"ALAN SUÇLUYSA VEREN NİYE SUÇLU DEĞİL?"
Bir şikayetle başladı bu dosya. Aziz Aktaş'ı şikayet eden bir dilekçeyle başladı. O dilekçede iki şehrin belediyesi daha vardı. Birisi Elazığ, diğeri Kütahya belediyeleriydi. O soruşturmaların akıbeti ne oldu, şu anda kimse bilmiyor. Savcılık buna ilişkin bir açıklama yapmıyor. O dosyaları bulmak istediğinizde 'gizlilik' diyorlar, bulamıyorsunuz. Ama bugün burada, o gün Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayları olarak seçilmiş, Cumhuriyet Halk Partisi'nin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının yargılanması cezalandırmayla sonuçlandı. Peki neye dayalı? Olmayacak işlerle. Yani ihaleye fesat karıştırma suçu... Aziz Aktaş beraat ediyor, belediye başkanı ceza alıyor. Rüşvet suçu... Aziz İhsan Aktaş beraat ediyor, belediye başkanı ceza alıyor. Şimdi yıllarca hukuk fakültelerinde şunu öğrettiler: Rüşveti alan da suçlu, veren de suçlu. O zaman alan suçluysa veren niye suçlu değil? Bunu nasıl açıklayacaklar bu topluma? Rüşvet suçsa vereni neden cezalandırmıyorlar? Veya verenin suçu yoksa ve suç sabit değilse, o zaman aldığı iddia edilen kişi nasıl suçlanıyor? Neye göre cezalandırılıyor?
"SİYASETİN ŞEKİLLENDİRİLMESİNİN BAŞKA BİR ADIMINI GÖRÜYORUZ"
Dolayısıyla bugün burada siyasetin şekillendirilmesinin başka bir adımını görüyoruz. İktidar partisi bu ülkeyi yönetemediğini kabul ediyor. Yönetmek için en ufak bir çaba içerisine girmediğini kabul ediyor. Bunu da bize gösteriyor. Ama diyor ki: 'Ben iktidarımı korumak için muhalefeti, yarının iktidar partisi olacak partiyi ve onun seçilmiş yerel yöneticilerini, önümüzdeki 20 yıl Türkiye'yi yönetecek yöneticileri bugün bu şekilde cezalandırırım. Kendi rakibimi kendi elimle şekillendiririm ve belirlerim. Muhalefete de istediğim şekli veririm.' Biz bugün burada bunun bir başka ayağını, yargının araçsallaştırıldığı ayağını gördük. Bugün burada şu mesajı verdiler: 'İftira at, beraat et.' Ancak toplumun bunlara karnı tok. Bu toplum, o sandık geldiğinde neyin doğru, neyin yanlış olduğunu çok iyi görüyor. Doğru olanı ödüllendirecek, yanlış olanı da cezalandıracaktır. Elbette seçim sandığı hepimizin önüne gelecek. O sandıkta da zaten milletimiz gereken cevabı verecektir."




