İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, Kurtuluş Parkı'nda polis müdahalesi sırasında yere düştükten sonra fenalaşarak Hacettepe Üniversitesi Hastanesine kaldırılan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı. Özatıcı, "Vekilimizin kalbinde dört tane stent var, zaten kalp rahatsızlığı var, orada yapılan şiddet ve müdahaleyle birlikte bir kalp spazmı ya da bir sağlık sorunu yaşayarak hastaneye, acil servise kaldırıldı. Şu anda da hastanede, acil serviste. Tansiyonunun düşmesi noktasında hala sorunlar yaşanıyor. Sağlık durumu hala çok iyi değil" dedi.

Er şehit yakınları ve er gazilerin hak taleplerine destek vermek amacıyla Kurtuluş Parkı'nda bulunan Türkoğlu, polis müdahalesi sırasında yere düştü. Ardından fenalaşan Türkoğlu, ambulansla Hacettepe Üniversitesi Hastanesine kaldırıldı.

Hastane önünde açıklama yapan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, şunları söyledi:

"Son 45 günden beri biliyorsunuz ki gazilerimiz bir hak mücadelesi içerisinde. Bu evvela Güvenpark'tan başladı. Oradan sürüldüler. Ondan sonra Gazi Uyum Evi'ne zorla götürüldüler. Daha sonra abluka altına alındılar. Kurtuluş Parkı'na gittiler. Bugün de Kurtuluş Parkı'ndan çıkarken, yürüyüş yaparken gazilerimiz yine abluka altına alındı. Bursa Milletvekilimiz Selçuk Türkoğlu, Genel Başkan Yardımcımız Kevsar Ofluoğlu ve ben bugün gazilerimizle birlikte, gazilere destek olma noktasında orada bulunurken aslında olayın gelişimi tamamen şöyle yaşandı; Selçuk Türkoğlu Vekilimizin danışmanı, resmi kimliğini ve belgesini göstererek onun resmi danışmanı olduğunu söylemesine rağmen, Sayın Vekilimiz de onun danışmanı olduğunu teyit etmesine rağmen ilk başta onu gözaltına almak için bir müdahalede bulundular. Selçuk Vekilimiz buna engel oldu.

Fakat sonra bunu bilerek ve isteyerek, yani oradakinin bir milletvekili olduğunu, yanındaki kişinin resmi danışmanı olduğunu, kimlik ibraz edilmesine rağmen bilerek ve isteyerek ani bir saldırıyla, orantısız bir şiddetle danışmanı gözaltına almaya çalışırken Selçuk Vekilimiz bir müdahalede bulundu, danışmanını kurtarabilmek için. O noktada Selçuk Vekilimiz darp edilerek yere düşürüldü ki, görüntüler de var. Yere düşürüldü, yerde kafasına vuruldu. Kafasında bir yara izi var, hatta birden fazla yara izi var. Görüntüleri var, fotoğrafları var. Ve yerde darp edildi. Biz arkasından gelerek Selçuk Vekilimizi kurtarabilmek için müdahale etmeye çalıştık. Çünkü ben orada görüntülerde kendim de söylüyorum, 'Milletvekili' diyorum. Yani yere düşürdüğünüz, yerlerde sürüklediğiniz, darp ettiğiniz kişi bir milletvekili. 'Milletvekilimiz' diye işaret ediyorum, müdahale etmeye çalışıyorum.

"TANSİYONUNUN DÜŞMESİ NOKTASINDA HALA SORUNLAR YAŞANIYOR"

Ben de üç polis memuru tarafından itilerek geriye doğru çekiliyorum. Vekilimiz yerde tekmeleniyor, müdahale ediliyor, şiddet uygulanıyor. Ve ondan sonra maalesef Selçuk Türkoğlu, çünkü zaten bizim Vekilimizin kalbinde dört tane stent var, zaten kalp rahatsızlığı var, orada yapılan şiddet ve müdahaleyle birlikte bir kalp spazmı ya da bir sağlık sorunu yaşayarak hastaneye, acil servise kaldırıldı. Şu anda da hastanede, acil serviste. Tansiyonunun düşmesi noktasında hala sorunlar yaşanıyor. Sağlık durumu hâlâ çok iyi değil. Ama Sayın Vekilimizle bir ara görüşme fırsatım da oldu. Biz bakın, şunu açık ve net bir şekilde söyleyeyim: Şu anda biz gazilerin haklarını savunma mücadelesini verirken, yerlerde sürüklenirken, bize polis müdahalesi yapılırken, şu anda biz konuşurken teröristlere taziye çadırları kuruluyor. Biz konuşurken Öcalan posterleriyle nümayişler yapılıyor. Havai fişekler atılıyor. PKK'nın Türk askerine saldırdığı günün kutlamaları, yıl dönümü kutlamaları yapılıyor.

Buna müsamaha gösteren hükümet, buna müsamaha gösteren İçişleri, buna müsamaha gösteren emniyet, gazilerin hak arayışına müsamaha göstermiyor ve Türk milletinin vekilini yerlerde sürüklüyor. Olan bu. Türk milletinin vekili, gazilerin haklarını savunurken, vekil olduğu bilinmesine rağmen yerde sürükleniyor, şiddete maruz kalıyor ve darp ediliyor. Tabii şu anda biz hastanedeyiz ama şunu da açık bir şekilde söyleyeyim: Yani bizi yerlerde sürükleseniz de, darp etseniz de, gözaltına alsanız da biz bu hak mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. Biz tarafız bir kere. Biz tarafız. Biz gazilerin mücadele cehdinden tarafız. Şehitlerimizin hatırasından tarafız. Ve biz karşıyız. Bu ihanet sürecine de karşıyız. Terörist başının 'kurucu önder' ilan edilmesine de karşıyız. Bu düzende gazilere bu muamele yapılırken, Türk milletinin vekillerine bu muameleler yapılırken Türkiye'nin bu şekilde bir ihanete sürüklenmesine sonuna kadar karşıyız. Gerekirse tüm kuvvetlere karşı, tüm kudretlere karşı, gerekirse bir başımıza, gerekirse yalnız ama sonuna kadar Sayın Genel Başkanımız Dervişoğlu liderliğinde, milletvekillerimizle, genel başkan yardımcılarımızla, elimizdeki tüm kuvvetle mücadele etmeye devam edeceğiz. Kararlılığımız kesindir."

Aziz İhsan Aktaş davasında yargılanan başkanlar kararı değerlendirdi: Adaletin er geç geleceğine inanıyoruz
Aziz İhsan Aktaş davasında yargılanan başkanlar kararı değerlendirdi: Adaletin er geç geleceğine inanıyoruz
İçeriği Görüntüle