Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, gözaltı sürecinde suçlamaları reddetti ve müfettiş raporunu geçersiz saydı. Özcan, belediye ve market zincirleriyle ilgili iddiaların tamamen yanlış olduğunu açıkladı. Soruşturmanın siyasi gerekçelerle yürütüldüğünü öne süren Özcan, kendisini korkutmak amacıyla işlem yapıldığını savundu.
Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 28 Şubat sabahı gözaltına alınan Özcan’ın emniyetteki ifade tutanağına göre, saat 06.30 sıralarında ikametinde gözaltına alındığını, gözaltı kararını okuduğunu ve herhangi bir itirazda bulunmadığını söyledi. Özcan, işlemler sırasında cep telefonuna el konulduğunu, ardından hastane kontrolü sonrası karakola götürüldüğünü anlattı.
"MÜFETTİŞ RAPORU BANA TEBLİĞ EDİLMEDİ"
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu’nun ön inceleme raporuna ilişkin soruya yanıt veren Özcan, dosyada bulunan 75 sayfalık raporun lehine sonuçlandığını savundu. Daha önce görmediğini belirttiği 2 Aralık 2025 tarihli yazının ise kendisine tebliğ edilmediğini öne süren Özcan, “Tarafıma bildirilmediği ve itiraz edilmediği için benim için yok hükmündedir, mevzuata uygun değildir” dedi.
MARKET ZİNCİRLERİYLE YAPILAN TOPLANTI SORULDU
Soruşturma kapsamında ulusal market zincirlerinin temsilcileriyle belediyede yapılan toplantıya ilişkin müşteki beyanları Özcan’a soruldu. Müştekilerin, toplantıda mağaza başına aylık 15 ila 25 bin lira arasında reklam bedeli talep edildiği ve “Bu parayı alacağız, seve seve vereceksiniz” şeklinde ifadeler kullanıldığı yönündeki iddiaları hatırlatıldı.
Özcan ise 2024 yılı içinde Bolu’da kurulması planlanan bir vakıf için iş insanları ve firma temsilcileriyle bir araya geldiğini belirterek, doğrudan bağış talep etmediklerini, firmaların kurumsal yapıları gereği reklam bütçeleri üzerinden destek olabileceklerini söylediklerini ifade etti. Hiçbir kişi ya da firmaya baskı yapmadığını savunan Özcan, rakam konuşulmadığını ve zorla para talebinde bulunulmadığını dile getirdi.
Bazı firmalarla belediyeye bağlı şirket üzerinden reklam sözleşmesi yapıldığı yönündeki beyanlara ilişkin olarak Özcan, söz konusu anlaşmaları sonradan personelinden duyduğunu söyledi. Vakıf adına yapılan bazı görüşmelerden bilgisi olmadığını belirten Özcan, bilgisi dışında yapılan düşük bedelli bir anlaşma için “Duysaydım anlaşmayın diye talimat verirdim” dedi.
DENETİM İDDİALARINI REDDETTİ
ŞOK Marketler’e yönelik denetimlerin reklam anlaşması yapılmadığı için artırıldığı ve bazı iş yerlerinin kapatıldığı yönündeki iddiaları da reddeden Özcan, belediyedeki denetimlerin rutin olduğunu, iş yeri kapatma kararlarının encümen tarafından alındığını ve bu süreçlere doğrudan katılmadığını ifade etti.
"BENİ KORKUTMAK VE SİNDİRMEK AMACIYLA..."
Özcan ifadesinin sonunda, hakkında yürütülen adli sürecin siyasi olduğunu düşündüğünü belirterek, “Bu hakkımda yürütülen soruşturmanın ve gözaltına alınmamın nedenini başsavcının kişisel husumetinin yanı sıra terör örgütü ile pkk ile hükümetin başını çektiği grubun bir ihanet sürecine gösterdiğim yüksek sesli tepkilerden rahatsız olunması ve bundan dolayı da beni korkutmak ve sindirmek amacıyla bu adli işlemin hakkımda tesis edildiğini düşünüyorum. Suçlamaların hiç birini kabul etmiyorum. Diyeceklerim bundan ibarettir.” dedi.
YARIN SAVCILIĞA ÇIKACAK
Özcan’ın avukatları Hüseyin Uğur Poyraz, Kübra Özcan ve Tuncay Alnıak da müvekkilleri hakkında somut delil bulunmadığını savunarak gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Mülkiye müfettişlerinin raporunda soruşturma izni verilmemesine yer olmadığı yönünde değerlendirme bulunduğunu belirten avukatlar, Özcan hakkında takipsizlik kararı verilmesini ve derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Avukat Hüseyin Uğur Poyraz ayrıca, Özcan’ın yarın savcılığa çıkarılacağını açıkladı.





