Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ifade vermek için adliyede
Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ifade vermek için adliyede
İçeriği Görüntüle

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne kentinde 8 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise kaybolduğu feribot faciasıyla ilgili arama kurtarma ve hukuki süreç devam ederken, sigorta eksperlerinin hazırladığı rapordaki ilk bulgular dikkat çekti.

Raporda yer alan değerlendirmelere göre, feribotun batmasına yol açtığı öne sürülen çatlakların kaza günü değil, olaydan birkaç gün önce yaşanan şiddetli fırtına sırasında meydana geldiği iddia edildi.

Uzmanların, bu değerlendirmeyi destekleyen görüntülere sahip olduğu belirtildi.

ÇATLAKLARIN 4-4,5 METRELİK DALGALARDA OLUŞTUĞU İDDİASI

KKTC Girne’den Mersin Taşucu’na gitmek üzere denize açılan feribot, yolculuk sırasında su almaya başladıktan sonra alabora oldu.

Sigorta şirketlerinin yaptığı incelemelerde, kazadan birkaç gün önce geminin yaklaşık 30 knot hızındaki rüzgârın etkili olduğu fırtınada seyrettiği öne sürüldü. Bu hava koşullarında dalga yüksekliğinin yaklaşık 4-4,5 metreye ulaştığı ifade edildi.

Uzmanların değerlendirmelerine göre, yüksek süratli bu tip feribotların üç metrenin üzerindeki dalgalarda kullanılmasının risk oluşturabileceği belirtildi.

İncelemelerde, geminin bu fırtınada ağır deniz koşullarına maruz kaldığı ve yapısal hasar oluştuğu iddia edildi.

“HASAR ÖNCEDEN OLUŞMUŞ OLABİLİR”

Hürriyet yazarı Noyan Doğan’ın aktardığı uzman değerlendirmelerine göre, geminin zemin bölümünde meydana geldiği öne sürülen çatlakların kazadan önce oluştuğuna ilişkin görüntüler bulunduğu belirtildi.

Uzmanlar, geminin kompozit benzeri özel malzemelerden imal edildiğini ve bu tip yüksek hızlı deniz araçlarının ağır hava koşullarında kullanılmasının yapısal açıdan risk oluşturabileceğini ifade etti.

İddiaya göre, fırtına sırasında oluşan hasara rağmen geminin yeniden sefere çıkarılması, kazanın meydana gelmesinde etkili olan unsurlardan biri olabilir.

SU, YOLCU SALONUNUN ALTINDAKİ BÖLÜME DOLDU

Eksperlerin değerlendirmelerine göre geminin yolcu salonunun altında bulunan boş bölüme su girmesi, zemindeki hasarın önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Bu bölümde biriken suyun, yolcu salonunda bulunan bazı noktaların çevresinden yukarı doğru çıktığı öne sürüldü.

Uzmanlara göre gemi su almaya başladığı anda seyrini durdurup yolcuların tahliye edilmesi için gerekli işlemleri başlatsaydı olayın farklı şekilde gelişmesi mümkün olabilirdi.

“SERT DÖNÜŞ GEMİNİN ALABORA OLMASINA YOL AÇTI” İDDİASI

Rapora ilişkin aktarılan en dikkat çekici değerlendirmelerden biri ise geminin su almaya başladıktan sonraki manevrasına ilişkin oldu.

Uzmanların iddiasına göre kaptan, gemiyi durdurmak yerine sancak tarafa sert bir dönüş yaptı. Geminin alt bölümünde biriken suyun da bu manevrayla birlikte bir tarafa yönelmesi, denge kaybına neden oldu.

Katamaran tipi gemilerin tasarımı gereği tek taraftan su almasının doğrudan batma anlamına gelmediğini belirten uzmanlar, asıl riskin geminin sert dönüş nedeniyle yana yatması olduğunu savundu.

Bu değerlendirmeye göre geminin alabora olmasında, su almasının yanı sıra yapılan manevranın da belirleyici olduğu ileri sürülüyor.

KAPTAN DAHİL 9 KİŞİ TUTUKLANDI

Facianın ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında geminin kaptanının da aralarında bulunduğu 9 kişi mahkeme kararıyla tutuklandı.

Bir yandan kayıp 20 kişiyi bulmak için arama çalışmaları sürerken, diğer yandan kazanın nedenlerine ilişkin teknik ve adli incelemeler devam ediyor.

Sigorta şirketlerinin hazırladığı raporda yer alan ilk bulguların, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yapılacak resmi incelemeler ve bilirkişi değerlendirmeleriyle birlikte ele alınması bekleniyor.