YENİ Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, bugün başlayan 2026-2027 adli yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.
Bülbül, Türkiye’de yargının geldiği noktanın görmezden gelinerek adaletten söz edilemeyeceğini savunarak, son dönemde yaşanan adil yargılanma hakkı tartışmaları, belediyelere yönelik operasyonlar, gazetecilere yönelik soruşturmalar ve tutuklama uygulamalarına dikkat çekti.
“YARGI MUHALİFLERİ HİZAYA GETİREN ARAÇ DEĞİLDİR”
Bülbül, gazetecilerin haberleri, yurttaşların sosyal medya paylaşımları ve avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve baskıyla karşı karşıya bırakıldığını ileri sürdü.
Hukuk devletinde yargının iktidarın muhaliflerini hizaya getiren bir araç olamayacağını belirten Bülbül, yargının iktidar dahil herkesin sınırlarını belirleyen bağımsız bir güvence olması gerektiğini ifade etti.
Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmadığını savunan Bülbül, ifade ve savunma özgürlüğünün daraltıldığı bir ortamda hukuk devletinden söz edilemeyeceğini söyledi.
“VATANDAŞ AİHM KAPILARINDA ADALET BEKLİYOR”
Türkiye’de yargıya duyulan güvenin zedelendiğini savunan Bülbül, vatandaşların iç hukuk yollarında sonuç alamadığında AİHM’e başvurduğunu belirtti.
Bülbül, 2025 yılı sonunda AİHM önünde Türkiye aleyhine 18 bin 464 dosyanın bulunduğunu ve mahkemeye giden her üç davadan birinin Türkiye’den olduğunu ifade etti.
AYM’ye bugüne kadar 714 binden fazla bireysel başvuru yapıldığını, derdest dosya sayısının da 91 bin 686 olduğunu belirten Bülbül, mahkemenin bugüne kadar 82 binden fazla hak ihlali kararı verdiğini söyledi. Bu kararların yaklaşık 65 bininin adil yargılanma hakkına ilişkin olduğunu kaydetti.
“SAVUNMA HAKKI AĞIR DARBE ALDI”
Savunma hakkının yargı sistemindeki sorunlardan en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu belirten Bülbül, tutuklu avukat Mehmet Pehlivan’ın durumunu örnek gösterdi.
Bülbül ayrıca Osman Kavala, Tayfun Kahraman ve Selahattin Demirtaş’ın AİHM ve AYM kararlarına rağmen serbest bırakılmadığını savundu.
Türkiye’de farklı kesimlere farklı hukuk uygulandığını öne süren Bülbül, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle yargılandığını ve anayasal güvencelerin zedelendiğini ifade etti.
“İHTİYACIMIZ OLAN DAHA FAZLA TUTUKLAMA DEĞİL”
Yeni adli yılda önceliğin daha fazla tutuklama yapmak değil, hukuk devletini güçlendirmek olması gerektiğini belirten Bülbül, “İhtiyacımız olan şey daha fazla tutuklama değil, kanunun gerçekten kanun olarak uygulandığı, yargının siyasetten bağımsız, savunmanın özgür ve özgürlüğün esas, tutuklamanın ise gerçekten istisna olduğu bir hukuk düzenidir” dedi.
Bülbül, yargı bağımsızlığının yeniden tesis edildiği, savunma hakkının güvence altına alındığı bir Türkiye’nin mümkün olduğunu savunarak yeni adli yıl dolayısıyla tüm yargı mensuplarına başarı diledi.




