Tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın, soruşturma dosyasıyla hiçbir ilgisi bulunmayan ve somut bir delile dayanmayan iddiaları savcılık tarafından tutanağa geçirilerek gazetecilerin bulunduğu bir WhatsApp grubu üzerinden basına servis edildi.
YALIM'DAN KADIN SİYASETÇİLERE İĞRENÇ İFTİRALAR
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ifadesinin CHP'nin butlan davasına gönderilmesinden 4 gün sonra Çağlayan'a götürülüp bir ifade daha verdi. Özkan Yalım, ifadesinde CHP milletvekilleri Veli Ağbaba ve Gizem Özcan ile CHP’li Gamze Pamuk Ateşli hakkında somut dayanak sunmadan çeşitli iddialar ortaya attı. Yalım, anlatımında bu iddiaları “bunlar yaşandı” sözleriyle dile getirdi ancak beyanlarını destekleyecek tanık, belge ya da başka bir doğrulama unsurundan söz etmedi.
Ortaya atılan iddiaların ardından CHP'li Gizem Özcan ve CHP'li Gamze Pamuk'tan jet yanıt geldi. X hesabından iddiayı yalanlayan ve "Alçaksınız, acizsiniz, şerefsizsiniz!" sözleri ile açıklamasına başlayan Pamuk, şunları ifade etti:
"Sevgilisiyle otel odasında basılan eski belediye başkanı, kendi rezilliğini örtmek için şimdi de benim adımı kullanmaya çalışıyor. Ancak yalan söylemenin de bir zekâ seviyesi gerekir. İfadede adı geçen kişi, benim dönemimden sonra PM üyesi olmuş biri. Bunu bile hesap edemeyecek kadar aciz bir iftira mekanizmasıyla karşı karşıyayım. Kendi ahlaki ve insanlık çöküşünü örtmek için kadınların adını ortaya atan, itibarı bitince sağa sola çamur bulaştırmaya çalışan bu şerefsizlerle hesaplaşacağım. Sadece kadın bir siyasetçi olduğum için bu yalanları “ifade” diye oraya koyduran da, sözde haber diye bu alçaklığa alet olanlar da bu ağır suçun ortağıdır. Ben böyle ölmem. Benim tertemiz hayatımı o çamur dilinizle kirletemezsiniz. Yine diyorum: Bu haysiyetsizlerle mücadele edeceğimi, yalanlarının misliyle hesabını soracağımı, tetikçilerinden azmettiricilerine kadar hepsini o çukurda mahkum edeceğimi herkes bilsin. Hodri meydan!"
Yalım'ın ifadesinin açıkça bir iftira olduğunu vurgulayan CHP'li Gizem Özcan ise iddiaya konu tarihte söz konusu kentte bulunmadığını, o dönemde yeni doğum yaptığını ve bebeğinin bakımıyla ilgilendiğini belirterek ifadenin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Özcan, suç duyurusunda da bulunacağını belirterek şu açıklamayı yaptı:
"Kimse bizim onurlu yaşamımızı, pespayeliklerinin bir parçası yapamaz. Bugünkü iftira serisinde benim de adımı geçirmeye çalışmışlar. Savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum. Kadın arkadaşlarıma atılan dünkü iftirayı da kendime yapılmış saydım, yarın bu iğrençlikler kime yönelirse kendimi o arkadaşımın yerine koyarım. Belli ki kumpasçıların başlarını döndüren siyasi hırslarla ayaklar altına alamayacakları hiçbir değerleri kalmamış! Alçakça bir yalanı bile kurgulayabilme zekasından yoksun kumpasçılar, bahsi geçen dönemde Parti Meclisi üyesi değildim. Bahsi geçen ilde o tarihte hiç bulunmadım. O dönemde ismi geçen kadın arkadaşımızla tanışık bile değildik. Kaldı ki söz konusu tarih ilk evladım oğlumun yeni dünyaya geldiği ve onu büyüttüğüm süreç olması nedeniyle Partimizde aktif görev almadığım bir döneme denk gelmektedir. Anlatılan senaryonun tamamı yalandır. Bu nasıl bir sınırsız kötülük anlaşılır gibi değil. Köşeye sıkışmışlığın rezilliği bu kadar tetikleyebileceğini hayal bile edemezdim. Bunu sadece bugün benim adımın geçtiği olayla ilgili değil son dönemde yaşadığımız tüm iğrenç yaftalamalarla ilgili söylüyorum. Bu günler geçecek ve namusluların namussuzlardan çok daha güçlü olduğunu herkes görecek. Hiç kimse bir kadının haysiyetine saldırmayı cezasız sanmasın. Hodri meydan!"
SAVCI HAKKINDA HSK'YA ŞİKAYET
Sürecin ardından Gamze Pamuk, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak ilgili savcı hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) şikayette bulunduğunu duyurdu.
Pamuk, yargı makamının siyasi infaz için kullanıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bir savcının görevi; soruşturmayla hiçbir ilgisi olmayan ahlaksız iftiraları resmi tutanağa geçirmek ve ardından bunların word sayfası haline dönüştürülüp servis edilmesine zemin hazırlamak olamaz. Bu yapılan şey hukuk değil; yargı makamı kullanılarak siyasi infaz üretme çabasıdır. Soruşturmayla ilgisi olmayan iftiraların tutanağa geçirilmesi ayrı rezalettir, bunların manipüle edilmeye hazır şekilde medyaya servis edilmesi ayrı rezalettir. Ben siyaseti yakından takip eden bir hukukçuyum. Kimse bana bunun “yanlışlık” olduğunu anlatmasın. Siz Türkiye Cumhuriyeti’nin savcıları mısınız, yoksa siyasetin memurları mısınız? Biz kadınların adını kirleterek bizi siyasetten tasfiye edeceğinizi sanıyorsanız, çok yanılıyorsunuz. Boyun eğmiyorum. Susmuyorum. İtiraz ediyorum. İlgili savcı hakkında soruşturma başlatılması için avukatlarım aracılığıyla HSK’ya şikayette bulunuyorum."