Ekonomi

Esnaf için alarm zilleri çalıyor!

TESK Genel Başkan Vekili Alican Ebedinoğlu, ekonomik kriz, pandemi ve deprem gibi süreçlerin esnafı ağır bir borç yüküyle karşı karşıya bıraktığını belirterek, "Esnaf için çanlar çalıyor" dedi.

Esnaf ve işletmelerin vergi dairesi ile SGK borçları için yıllık yüzde 29 faiz oranla 72 aya varan taksitlendirme imkanı beklentileri karşılamadı. DESOB Başkan Vekili Alican Ebedinoğlu, “Bağ-Kur prim borcunu ödeyemeyen, SGK prim borçlarını zamanında ödeyemeyen, vergisini zamanında ödeyemeyen yüz binlerce Türkiye genelinde esnafımız var. Biz bunlarla ilgili uzun zamandır hükümete seslendik. Esnafın ödeyebileceği şartlarda bir yapılandırmanın gelmesi gerektiğini biz ifade ettik uzun zamandır. Tabii ki bu çalışma neticelendi. Ancak bütün uyarılarımıza rağmen istediğimiz bir yapılandırma maalesef çıkmadı” ifadelerini kullandı.

Esnaf ve işletmelerin vergi dairesi ile SGK borçları için yıllık yüzde 29 faiz oranla 72 aya varan taksitlendirme uygulamasını ANKA Haber Ajansı’na değerlendiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, vergi ile SGK ve Bağ-Kur borçları için günümüz ekonomik şartlarına uygun yeni bir yapılandırma düzenlemesi hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

“HENDEK OLAYLARI, PANDEMİ VE DEPREM BÖLGE ESNAFINI OLUMSUZ ETKİLEDİ”

Hem bölgede hem ülke genelinde yaklaşık 10 yıldır yaşanan ekonomik krizler, sosyal ve siyasal etkilerinin gölgesinde işletmelerin, esnafın, tüccarın ayakta kalmaya çalıştığına dikkat çeken Ebedinoğlu, “Bölgemizde 2015'li yıllarda yaşanan hendek çatışmaları, akabinde yaşanan pandemi süreci, yine akabinde yaşanan ekonomik kriz, yine ondan sonra yaşadığımız büyük depremle birlikte bütün dünyanın birçok anlamda etkilendiği gibi ülkemizde de ülkemizin içerisinde yaşanan olaylarda da hem esnafımız, hem tüccarımız, hem bütün vatandaşlarımız olumsuz bir şekilde etkilendi. Kimisi kapandı, kimisi işyerini bırakmak zorunda kaldı, kimisi de işte o dönemlerde o krizlerde sağlanan desteklerle, yardımlarla ayakta kalmaya çalıştı” diye konuştu.

“ESNAFIN ÖDEYEBİLECEĞİ ŞARTLARDA BİR YAPILANDIRMANIN GELMESİ GEREKTİĞİNİ İFADE ETTİK”

Bu süreçte esnaf ve sanayicinin ayakta kalabilmek için ciddi anlamda mücadeleler verdiğine değinen Ebedinoğlu, esnafın borcuna ilişkin hayata geçirilen yapılandırmaya ilişkin şunları aktardı:

“Tabii bu süreç içerisinde Bağ-Kur prim borcunu, SGK prim borçlarını zamanında ödeyemeyen, vergisini zamanında ödeyemeyen yüz binlerce Türkiye genelinde esnafımız var. Biz bunlarla ilgili uzun zamandır hükümete seslendik. Esnafın ödeyebileceği şartlarda bir yapılandırmanın gelmesi gerektiğini biz ifade ettik uzun zamandır. Tabii ki bu çalışma neticelendi. Ancak bütün uyarılarımıza rağmen istediğimiz bir yapılandırma maalesef çıkmadı. SGK, Bağ-Kur ve vergi borçlarının 72 ay yapılandırması kararı çıktı ve bu kararla birlikte 72 aya dağıtılan bu ödemelerin yüzde 29 gibi bir faiz oranıyla yapılandırması gerçekleşti. Tabii ki bu yüksek faiz oranıyla birlikte işletmeler zaten yıllardır birçok zorluğa rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. Tabii bu yapılandırmayla birlikte bu faiz oranı silinseydi veya cüzi bir miktarda işlenseydi inanıyorum ki yüz binlerce esnafımız bu yapılandırmaya giderdi.

TÜRKİYE GENELİNDE İŞLETMECİLERİN YÜZDE 60’I KAMU BORCUNU ÖDEYEMİYOR

Türkiye genelinde şu anda Bağ-Kur ve sosyal sigorta prim borcunu zamanında ödeyemeyen yaklaşık yüzde 60 işletme sahibi olduğunu söyleyen Ebedinoğlu, “Diyarbakır geneline baktığımız zaman şu anda yüzde 70 maalesef Bağ-Kur prim ve SGK borçları tahsil edilemiyor. Bunu yetkili ağızlardan aldığımız bilgilerdir bunlar. Çünkü burada siz bu borcu borçla bir de kapatmaya çalışıyoruz. Borcu borçla da kapatamadığımız için neden kapatamıyoruz? Şimdiye kadar kullanmış olduğumuz esnaf kredileri var” ifadelerini kullandı.

“BORCU BORÇLA KAPATMAK İSTEYEN ESNAFIMIS MAALESEF HAK ETMİŞ OLDUĞU ESNAF KREDİSİNDE ULAŞAMIYOR”

Esnafın krediye ulaşmada güçlük çektiğine dikkat çeken Ebedinoğlu, “Esnaf kredilerine en son 1 Ocak'tan itibaren bir düzenleme getirildi. Sizin SGK, Bağ-Kur ve vergide borcunuz varsa esnaf kredisi kullanamıyorsunuz. Zaten borcu olmayan bir esnaf neden kredi kullansın? Biz bunu ifade etmeye çalıştık. Bunu anlatmaya çalışıyoruz. Eğer esnafın bu önündeki engeller kaldırılsaydı, en azından esnaf kredisinden faydalan saydı, bu yapılandırmadan daha cazip bir faiz oranı var biliyorsunuz esnaf kredisinde. Çünkü iki taraftan da bir yandan siz çıkartmış olduğunuz düzenleme, yapılandırma zaten esnafa cevap olmadı. Öbür taraftan borcu borçla kapatmak isteyen esnafımız maalesef hak etmiş olduğu esnaf kredisinde ulaşamıyor, alamıyor” diye konuştu.

“DEVLET VATANDAŞINI AFFETMEKLE MÜKELLEFTİR”

Bu sorunun kartopu gibi gittikçe büyüdüğünü anlatan Ebedinoğlu, şöyle devam etti:

“Borç gittikçe büyüyor ve birçok işletmemizin kapanmasına da sebep olacaktır. Biz sizin vesilenizle bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bir an önce bu yapılandırmanın gözden geçirilmesi gerekiyor, hayata geçirilmesi gerekiyor ve mutlak suretle bizim talebimiz bütün faizlerin silinmesi. Evet, ‘Bu borcu ödeyenlerin günahı ne?’ diyebilirsiniz. Ancak bu ülkemiz birçok badireden geçti. Ekonomik olarak, deprem olarak, pandemi süreci olarak. Bunların birikiminden kaynaklı bugüne kadar bu borçlar birikti, bu noktalara geldi. Devlet vatandaşını affetmekle mükelleftir. Sonunda bu işletmeler açık kalırsa yine devlet veya vatandaş kendi sorumluluğunu bilerek borcunu, devlete olan borcunu, sorumluluğunu mutlaka yerine getirecektir. Ama öncelikle işletmenin ayakta kalması gerekiyor.”

“TÜRKİYE GENELİNDE 50 BİNİN ÜZERİNDE ESNAF KEPENK KAPATTI”

Ocak ayında bugüne kadar Türkiye'de 50 binin üzerinde esnaf işyerini kapatmak zorunda kaldığını söyleyen Ebedinoğlu, şunları kaydetti:

“Bu rakamlar basit usulden vergi tabi olan esnafın geçişinden kaynaklanan bir büyük bir kesimi onlardan. Büyük bir kesimi de yaşanan ekonomik sıkıntıdan dolayı. İşte özellikle dediğim gibi hizmet sektöründe eskisi gibi insanlar ailesiyle, dostuyla, arkadaşıyla gidip bir kafede, kafeteryada, lokantada artık rahat bir şekilde gidip oturamıyor maalesef. Burada her gün fiyatlar değişiyor biliyorsunuz. Enflasyonun yüksek olması bunların en büyük etkilerinden bir tanesi. Maalesef. Bunları hesaba kattığımız zaman ondan dolayı maalesef hizmet sektörü gittikçe can çekişiyor. Çalışan işletmelerimizin de kapasitesi yüzde 50’in altına inmiş. 10 kişi çalıştıran hizmet sektöründeki bir işletme beşe indirmiş çalışanını. 20 kişi istihdam eden bir işletme 10’a indirmiş. Bunların tümünün değerlendirmesinin yapılması gerekiyor bir an önce. Çünkü burada her zaman diyoruz ki ekonominin bel kemiği, çakıl taşı diyoruz, esnaftır.”

“DİYARBAKIR'DA 10 YIL ÖNCE 5 BİN 800 BAKKAL VARDI. ŞU ANDA BU SAYI BİN 800’E İNDİ”

Esnaf için çanlar çalındığını dile getiren Ebedinoğlu, “Haksız bir rekabet var biliyorsunuz. Şu anda Türkiye'de işletmelerimiz arasında zincir marketlerin yaratmış olduğu duruma kaos diyorum artık. Çünkü ben sadece Diyarbakır'dan bir örnek vermek istiyorum. Diyarbakır'da 10 yıl önce 5 bin 800 bakkal vardı. Şu anda bu sayı bin 800’e indi. Bunlar kayıtlarımızda mevcuttur. Devletin kayıtlarında da bunlar söylediğim rakamlar mevcuttur. Onun için perakende yasasının bir an önce çıksın diye biz her gün bas bas bağırıyoruz biliyorsunuz. Haksız rekabetin ortadan kaldırılması gerektiğini biz ifade etmeye çalışıyoruz. Örneğin bu zincir marketler. Şu anda bakın enflasyonun artmasının temel nedenlerinden bir tanesi de bu zincir marketlerin ve üreticiden zincir marketlere denetimsizlikten kaynaklanıyor. Bir bağımsız bir bütün her şey, özellikle ekonomiyle ilgili, üretimle ilgili, satışlarla ilgili, perakendeden tutun toptan satışına kadar, soframıza gelen ürünlere kadar, giydiğimiz giysiye kadar bir denetim bakanlığının kurulması gerekiyor. Bu sistemin denetim sistemi mekanizmasının, satış mekanizmasının tamamen elden geçirilmesi gerekiyor. Evet serbest piyasa diyoruz ama serbest piyasa gerçekten enflasyonu yükselten bir piyasadayız şu anda. Devletin enflasyon toparlanması için önce sofradan başlar, tencereden başlar. Tencereyi kontrol altına alması gerekiyor” dedi.