ABD borsalarında son yıllarda yaşanan güçlü yükselişin ardından yatırımcıların odağı, piyasalarda olası sert bir düzeltme ihtimaline çevrildi. Hisse senetlerindeki yüksek değerlemeler, faiz oranları ve yapay zeka yatırımlarının ulaştığı büyüklük, risklere ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Özellikle yapay zeka şirketlerinin öncülük ettiği yükselişle S&P 500'de son üç yılda dikkat çekici bir değer artışı yaşandı. Endeks, 2023-2025 döneminde yüzde 78 yükselirken Nvidia ve Alphabet gibi teknoloji şirketleri bu performansta önemli rol oynadı.

YAPAY ZEKA YATIRIMLARI 700 MİLYAR DOLARI AŞTI

Piyasalardaki yükselişin arkasındaki en önemli unsurlardan biri yapay zeka teknolojilerine yönelik beklentiler oldu. Teknoloji şirketlerinin yapay zeka altyapısına yönelik yatırımları hızla artarken, büyük şirketlerin yalnızca bu yıl için 700 milyar doların üzerinde yatırım harcaması taahhüt ettiği belirtiliyor.

Ancak yatırımcıların gündemindeki temel soru, yapay zeka alanına aktarılan bu yüksek miktardaki sermayenin gelecekte şirket gelirlerine ne ölçüde yansıyacağı. Beklentilerin karşılanmaması durumunda yüksek değerlemelerin baskı altında kalabileceği değerlendiriliyor.

FAİZLER VE MALİYET BASKISI TAKİP EDİLİYOR

Yavuz Değirmenci’nin X hesabına Türkiye’den erişim engeli: ‘20 milyar dolarlık fon skandalı’ paylaşımları yapıyordu!
Yavuz Değirmenci’nin X hesabına Türkiye’den erişim engeli: ‘20 milyar dolarlık fon skandalı’ paylaşımları yapıyordu!
İçeriği Görüntüle

Küresel piyasalarda jeopolitik gelişmeler ve ABD'deki fiyat baskılarının yanı sıra para politikasındaki değişiklikler de yatırımcıların risk iştahını etkileyen unsurlar arasında bulunuyor.

Faiz oranlarının yükselmesi, tüketicilerin kredi maliyetlerini artırırken borçlanarak yatırım yapan şirketlerin finansman giderlerini de yükseltebiliyor. Bu durumun şirket kârlılıkları üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

HİSSE DEĞERLEMELERİ TARİHSEL ORTALAMALARIN ÜZERİNDE

ABD borsalarına ilişkin tartışmalarda yüksek hisse değerlemeleri de öne çıkan başlıklardan biri.

S&P 500 için kullanılan Shiller CAPE oranı, endeksteki hisselerin tarihsel ölçütlere göre yüksek seviyelerde fiyatlandığına işaret ediyor. Mevcut seviyelerin geçmişte yalnızca bir kez aşıldığı belirtilirken, bu durum olası bir düzeltmenin boyutuna ilişkin tartışmaları artırıyor.

GEÇMİŞ KRİZLERDE BORSALAR NE YAPTI?

Yatırımcıların bugünkü riskleri değerlendirirken baktığı göstergelerden biri de geçmişteki büyük piyasa düşüşleri.

2000'deki dot-com balonu, 2007-2008 küresel finans krizi ve 2020'de COVID-19 salgını sırasında yaşanan sert satışların ardından S&P 500, takip eden dönemlerde kayıplarının önemli bölümünü telafi ederek yeniden yükseldi.

Geçmiş performans gelecekteki getirilerin garantisi olmasa da tarihsel veriler, geniş piyasa endekslerinin büyük düşüşlerin ardından uzun vadede toparlanabildiğini gösteriyor.

YATIRIMCILARIN ODAĞINDA UZUN VADELİ PERSPEKTİF VAR

Geçmiş piyasa krizlerinden çıkarılan değerlendirmelerde, kısa vadeli dalgalanmalar yerine uzun vadeli yatırım perspektifinin önemine dikkat çekiliyor. Özellikle piyasa paniği dönemlerinde şirketlerin finansal yapısı, kârlılığı ve değerlemelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Bununla birlikte yüksek değerlemeler, faiz görünümü ve yapay zeka yatırımlarının gelecekte yaratacağı getiriler konusundaki belirsizlikler, ABD borsalarında risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösteren başlıklar arasında yer alıyor.