MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’ın statü sorunu olduğu yönündeki sözlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “İmralı şu anda gerekli olduğu şekilde Adalet Bakanlığı tarafından işletiliyor” yanıtını vermişti. Bu açıklamaya DEM Parti’den cevap geldi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Öcalan’ın durumuna ilişkin bakış açılarını daha önce ortaya koyduklarını belirterek şunları söyledi:

“Aslında biz genişçe Sayın Öcalan'ın durumuna ilişkin ya bakış açımızı ortaya koyduk. Bu bir gerçek. buna bu gerçeklikle birlikte yaklaşmak gerekiyor.”

"GERÇEKÇİ YAKLAŞIM GEREKİYOR"

Doğan, konunun yalnızca bir bakanlığın meselesi olarak ele alınamayacağını söyleyip şunları ifade etti:

“Bunu böyle bir bakanlığa havale etmek, bir bakanlığın meselesiymiş gibi görmek değil daha gerçekçi bir yaklaşım gerekiyor. Herhangi birinden bahsetmiyoruz.”

Öcalan’ın yalnızca PKK lideri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini iddia eden Doğan, “Yalnızca PKK'nın liderinden bahsetmiyoruz. Milyonlarca insanın lideri, önderi olarak kabul ettiği bir gerçeklikten bahsediyoruz. Sosyolojik, tarihsel, siyasal bir gerçeklikten bahsediyoruz.” dedi.

Doğan, bu durumun Türkiye sınırlarını aşan bir boyutu olduğunu öne sürerek, “Üstelik Türkiye coğrafyasının da sınırlarını aşan bir hakikatten bahsediyoruz. Bu hakikate yaklaşım da bugüne kadar kendisinin ortaya koyduğu çabaya yakışır ve yaraşır bir şekilde olmalı.” ifadelerini kullandı.

Statü tartışmalarına değinen Doğan, şunları kaydetti:

“Sayın Öcalan'ın da artık bu tür statü tartışmaları yerine evet hukuken yasal ve idari olarak önündeki tüm engeller kaldırılmalı ve sürecin önemli aktörlerinden biri olarak bugün böyle tanımlanıyor kamuoyunca da. Evet Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın süreçle ilgili yaptığı açıklamaları, ortaya koyduğu siyasi irade tabii ki ivme kazanması için çok önemli, çok değerli, çok kıymetli yürütmenin başında ve bundan sonra yapacakları da öyle.”

Bahçeli’nin açıklamalarına da değinen Doğan, “Sayın Bahçeli'nin çıkışları, bugüne kadar ezber bozan açıklamaları, bu konudaki ısrarının da değerli bulduğumuzu hep ifade ettik.” dedi.

Sürecin somut adımlarının Öcalan’ın çağrısıyla başladığını savunan Doğan, “Ancak şunu görmek gerekir. Tüm somut adımlar Sayın Öcalan'ın Barış ve Demokratik Toplum çağrısından sonra başladı. İvme kazandı. Bambaşka bir dönemden bahsediyoruz. İnsanların ölmediği bir zamandan bahsediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Doğan, bunun yalnızca silahların susmasıyla sınırlı görülmemesi gerektiğini söyleyip, “Bu çok değerli. Ve yalnızca silahların susmasını sağlayan bir liderlik gücü gibi yaklaşılmamalı kendisine. Bakınız yeri gelmişken entegrasyon kavramı çok çok kilit bir işleve sahip. Burada bunu da ifade etmek isterim.” dedi.

Doğan, bu konu ile ilgili de son olarak şu değerlendirmeyi yaptı: ,

İYİ Parti Sözcüsü Kavuncu: MHP kurmuş, Cumhurbaşkanı açığı ayarlamış, deklanşöre de Apo basmıştır
İYİ Parti Sözcüsü Kavuncu: MHP kurmuş, Cumhurbaşkanı açığı ayarlamış, deklanşöre de Apo basmıştır
İçeriği Görüntüle

“Ve Sayın Öcalan diyor ki topluma entegrasyonun ötesinde yalnızca silah bırakanlardan bahsetmiyorum. Demokratik toplum temelli bir entegrasyonu bir siyaset ve toplum modeli olarak ifade ediyor. Bunu anlatıyor. Bu sesin doğrudan kamuoyuna ulaşması gerekiyor ve bunları da böyle tabii ki Adalet Bakanlığı gerekenleri yapmalı. Bunun önündeki engelleri kaldırmak için. Ancak daha ötesinde bir durumdan bahsediyoruz.”

ÖCALAN KCK'YA FESİH ÇAĞRISI YAPACAK MI?

Öcalan'ın 27 Şubat'ta yapması beklenen açıklamada KCK'nın feshi için bir çağrı olup olmadığı sorusuna da Doğan, şu yanıtı verdi:

"Sayın Öcalan'ın mesajının içeriğine ilişkin dediğim gibi bir değerlendirme bekliyoruz kendisinden. Ancak şu anda bunu ifade edebileceğim.

Çünkü mesajın içeriğine dair bizde de başka bir bilgi yok. Ve mesaj o gün orada paylaşılacak. Bu değerlendirme ve bundan sonrasına ilişkin yapacağı belirlemeler varsa orada hep birlikte göreceğiz.

Hep birlikte dinleyeceğiz. KCK ile ilgili soruya gelince, keşke mümkün olabilse ve bu soruyu doğrudan Sayın Öcalan'a yöneltebilseniz.

Gazetecilerin pek çok sorusu var. Aracısız bir biçimde artık Sayın Öcalan gazetecilerin sorularına, siyasilerin sorularına, kendi belirlemelerine bundan sonrasına dair önerilerine, yaptığı çağrının kimleri kapsayıp kapsamadığına cevap verebilse diyorum ve çok teşekkür ediyorum sevgili arkadaşlar"