Dilara Yılmaz, Altaylı’nın doktor raporuyla sevke uygun bulunmadığını ve ifadesinin SEGBİS aracılığıyla alınabileceğini belirterek, “Önlenebilir ve zorunlu olmayan bir sevk nedeniyle sağlığına bir zarar gelirse bunun sorumluluğundan kimse kaçamaz” dedi.
Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma 15 yıl sonra yeniden açılırken, dosyada adı geçen eski istihbaratçı Enver Altaylı’nın kızı Dilara Yılmaz, babasının İstanbul’a sevk edilmek istenmesine tepki gösterdi. Yılmaz, 82 yaşındaki ve ciddi sağlık sorunları bulunan Altaylı’nın Sincan Cezaevi’nden İstanbul’a elleri kelepçeli şekilde götürülmek istendiğini, ancak doktor raporu nedeniyle sevkin gerçekleşmediğini açıkladı.
Altaylı’nın geçmişte Fethullah Gülen’e gönderdiği mektuplarda “Şenkal Atasagun’un Özbekistan görevlisi olarak çalışan Kâşif Kozinoğlu, terfi ettirilmiş ve merkezi Taşkent’te bulunan Orta Asya istihbaratını koordine etmekle görevli büronun başına getirilmiştir. Okulların kapatılma sürecinde en büyük ihanet payı adı geçen bu şahsa aittir" ifadelerini kullanmıştı.
Yılmaz, babası Altaylı'nın Kozinoğlu soruşturmasına dahil edilmesine ilişkin açıklama yaptı.
Yılmaz'ın sosyal medya paylaşımı şu şekilde:
"Haftalardır, babam Enver Altaylı, mantıksal ve hukuki temeli bulunmayan güdümlü bir senaryonun merkezine yerleştirilerek Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilişkilendirilmeye çalışılıyor.
Enver Altaylı 82 yaşında. Dokuz yıldır haksızca cezaevinde tutuluyor ve ciddi sağlık sorunları var.
Dün, Cuma günü, ifade vermesi için Sincan’dan İstanbul’a, elleri kelepçeli şekilde, mahpusların “tabut” diye adlandırdığı nakil araçlarıyla götürülmek istenmiş.
Ne yaşı ne de sağlığı böyle bir yolculuğa elverişli.
Üstelik cezaevinde bulunan bir kişinin ifadesinin SEGBİS aracılığıyla bulunduğu yerden alınması hem mümkün hem de son derece yaygın. Babam zaten Sincan Cezaevinde. Bir yere gittiği yok.
Sağlığının bu sevke elvermediği de o kadar açık ki, doktor da sevke uygun olmadığına dair rapor vermiş. Bu nedenle şimdilik İstanbul’a götürülemedi.
Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün araştırılması için 82 yaşındaki hasta bir insanın sağlığını tehlikeye atmak, ona fiilen eziyete dönüşebilecek bir sevk işlemi uygulamak mı gerekiyor?
Babam devletin gözetimi ve koruması altında.
Önlenebilir ve zorunlu olmayan bir sevk nedeniyle sağlığına bir zarar gelirse bunun sorumluluğundan kimse kaçamaz."




