Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekmek ve taleplerini duyurmak amacıyla İzmir’den Ankara’ya yürüyüş başlattı. “Onurlu bir yaşam için” sloganıyla gerçekleştirilen yürüyüş kapsamında Konak’tan Basmane Garı’na gelen emekliler, burada açıklama yaptı. Emekliler adına açıklamayı okuyan Şenay Erdin, 2027 yılı bütçesinin emeklilerin yaşam hakkını güvence altına alacak şekilde hazırlanması gerektiğini belirtti.

Erdin, şunları kaydetti:

“2027 yılı bütçesi emeklinin yaşam hakkını güvence altına almalıdır. Ülkemiz nüfusu gittikçe yaşlanmaktadır. Yaşlanan nüfus gerçeği, emeklilik politikalarının yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu mali dengeleri açısından değil; gelir, sağlık, barınma, beslenme, sosyal yaşam, bakım, ulaşım ve toplumsal yaşama katılım hakkı açısından birlikte ele alınmasını günümüz koşullarında zorunlu hâle getirmiştir” dedi.

12’nci Kalkınma Planı'nın nitelikli insan, güçlü aile, sağlıklı toplum ekseni içerisinde yaşlanan nüfusun bedensel ve ruhsal sağlık düzeyinin ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi, yaşlıların aktif ve bağımsız yaşamlarını sürdürebilmeleri için ekonomik ve sosyal hayata katılımlarının sağlanması ile kaliteli bakım ve sağlık hizmetlerinden yararlanmaları temel amaçlar arasında sayılmaktadır. Bu hayati ihtiyaçların bütçe karşılığı olmak zorundadır. Çünkü emeklilik, kişinin çalışma hayatı boyunca ödediği primler karşılığında elde ettiği kazanılmış bir sosyal güvenlik hakkıdır.

Manisa'da düğün sonrası tartışma kanlı bitti: 18 yaşındaki genç yaşamını yitirdi
Manisa'da düğün sonrası tartışma kanlı bitti: 18 yaşındaki genç yaşamını yitirdi
İçeriği Görüntüle

Emeklilerin insanca yaşam koşullarına ulaşabilmesi bir yardım veya lütuf değil, sosyal devlet ilkesinin gereğidir. Emekliliğe ayrılmak, toplumdan dışlanmak veya yoksulluğa mahkûm edilmek anlamına gelmemektedir. Aksine emeklilik, sağlıklı, güvenli, sosyal, kültürel ve ekonomik refah içerisinde insan onuruna yaraşır bir şekilde sürdürülmesi gereken hak edilmiş bir yaşam dönemidir. Bugün ülkemizde 17 milyon emeklinin derin bir yoksulluk içinde yaşaması bir kader değil, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmayan ve acilen çözülmesi gereken hayati bir sorundur. 2027 yılı bütçesi bu temel gerçeği görerek emeklilerin yaşam hakkını güvence altına almalıdır. Emeklilerin en temel sorunu olan gelir yetersizliğini gidermek amacıyla en düşük emekli aylığı, en düşük asgari ücretin en az yüzde kırk üzerinde olmalı ve insan onuruna yaraşır bir yaşam maliyetini karşılayacak seviyeye çıkarılmalıdır. Aylık artışlarında yalnızca dönemsel enflasyon farkı baz alınmamalı, ülkenin büyümesinden ve millî gelir artışından refah payı verilmelidir. Ayrıca aynı prim gününe ve benzer çalışma geçmişine sahip emekliler arasındaki maaş uçurumlarını ortadan kaldırmak için acilen intibak düzenlemesi yapılmalıdır. TÜİK verileri yerine emeklilerin gerçek yaşam maliyetlerini; gıda, kira, faturalar, ulaşım, sağlık gibi giderleri yansıtan bağımsız bir emekli geçim endeksi oluşturulmalıdır. Ekonomik dalgalanmalara karşı aylıklar yılda iki kezle de sınırlı kalmamalı, gerekirse ara dönemlerde güncellenmelidir. Emekli bayram ikramiyeleri günün ağır ekonomik şartlarına uyarlanmalı ve en az bir aylık asgari ücrete eşitlenmelidir.

"CANIMIZA KIYMAK İSTEMİYORUZ"

Uyguladıkları politikalarla emekliyi açlığa ve sefalete mahkûm eden seçtiklerimizi sandık başında demokratik yollarla değiştirmekten başka seçenek kalmamıştır. Yönetsel beceriksizliğini, iktidar gücünü kullanarak ele geçirdiği yargı, yasama ve güvenlik güçleriyle toplum üzerinde baskı ve güç unsuru olarak kullanmaktadır. Günümüzde haklı taleplerini dile getiren sendikalar, STK'lar, gazeteciler ve muhalefet parti mensupları maalesef kolluk güçleri ve yargı eliyle susturulmaya ve terbiye edilmeye çalışılıyor. Yaşam koşullarının her geçen gün zorlaştığı, toplumun ifade ve yaşam hakkının elinden alındığı bu süreçte iktidara diyoruz ki: Susmayacağız, dilenmeyeceğiz, direneceğiz. Vaat değil, icraat istiyoruz. Müteahhitlere ve fonculara değil, emekliye insanca yaşama ücreti istiyoruz. Sadaka değil, yıllarca verdiğimiz emeğin hakkını istiyoruz. Geçinemediğimiz için canımıza kıymak istemiyoruz. Bu ülkenin çimentosu ve hafızası olarak insanca bir yaşam için derhal geçim, insanca bir yaşam için derhal seçim talep ediyoruz."

Birleşik Emekliler Sendikası’nın eylemine Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) de destek verdi. SEP adına konuşan Gökçe Şentürk, “Ali Şekeroğlu onuru için intihar etmek zorunda kaldığında, bu ülkenin her gün, her ilköğretim okulunda çocuklar saldırı altındayken, bir günde altı kadın cinayeti işleniyorken bu polisler yok. Ama biz ne zaman hak arasak, ne zaman bu ülkede 80 milyon emekçiyi, emekliyi, insanca yaşamak isteyen, hak aramak isteyen insanın bir araya gelmesi olsa hemen karşımıza dikiliyorlar" diye konuştu.