Türkiye’de SGK kapsamında emekli, dul ve yetim aylığı alan dosya sayısının 17 milyona yaklaştığı belirtilirken, maaş hesaplama yöntemi ve zam sisteminde değişiklik için kurulan komisyonun çalışmalarına başladığı ifade ediliyor. Mevcut yapıda yaşanan dengesizliklerin giderilmesi ve sistemin sadeleştirilmesi hedefleniyor.
EMEKLİ AYLIĞI HANGİ YÖNTEMLE HESAPLANIYOR?
Hâlihazırda emekli maaşları üç ayrı döneme göre belirleniyor: 1999 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası. Her dönem için farklı Aylık Bağlama Oranı (ABO) ve katsayı uygulanması, özellikle 1999 öncesinde uzun süre çalışmış sigortalılar açısından görece avantaj sağlıyor. Bu çoklu yapı ise maaşlar arasında farklılıklara yol açıyor.
HESAPLAMADA HANGİ KRİTERLER DİKKATE ALINIYOR?
Sabah gazetesinin aktardığına göre hesaplamada; sigortalının prime esas kazancı (SPEK), dönemlere göre değişen ABO oranları, bir önceki yılın güncelleme katsayısı, enflasyon verileri ve büyümenin yüzde 30’u ile cari yıl enflasyon artışları etkili oluyor. Sistemin sadeleştirilmesi, zam farklılıklarının azaltılması ve aktüeryal dengenin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
TEK FORMÜL ÖNERİSİ GÜNDEMDE
Üç ayrı dönem için farklı hesaplama yapılmasının maaş dengesizliği yarattığı belirtilirken, çözüm olarak tek bir hesaplama modeline geçilmesi ve prim esaslı sistemde sabit bir ABO uygulanması öneriliyor.
ZAM SİSTEMİNDE FARKLILIK
SSK ve Bağ-Kur emeklileri altı aylık enflasyon oranına göre zam alırken, memur emeklilerinin artışları toplu sözleşme hükümlerine göre belirleniyor. Bu durum zam oranlarında farklılıklara neden oluyor. Tüm emekliler için ortak bir artış sistemi kurulması ya da altı aylık yerine aylık enflasyona dayalı artış modeline geçilmesi seçenekler arasında değerlendiriliyor.
ÇALIŞMA SÜRESİ VE PRİM ETKİSİ
Mevcut sistemde yatırılan prim tutarının maaş üzerindeki etkisinin daha güçlü olduğu, toplam gün sayısının ise sınırlı rol oynadığı ifade ediliyor. Bu nedenle daha uzun süre çalışan bir kişinin daha kısa süre çalışandan düşük maaş alabildiği örneklerin bulunduğu belirtiliyor. Gün sayısının maaşa daha güçlü yansıtılması ve sistemde kalmanın teşvik edilmesi öneriliyor.
EMEKLİLİK TARİHİ FARKI
Emekli olunan yıl ile bir sonraki yıl arasında oluşan maaş farkının, güncelleme katsayısındaki enflasyon ve büyüme gibi değişkenlerden kaynaklandığı kaydediliyor. Sabit bir güncelleme katsayısı belirlenerek yıllar arası farkın azaltılması ve “emeklilik tarihi” kaynaklı tartışmaların önlenmesi hedefleniyor.
TABAN MAAŞ VE YAN ETKİLER
2019’dan bu yana uygulanan taban maaşın düşük aylık alanlar için avantaj sağladığı, ancak tabanın hemen üzerindeki maaşlarda yeni dengesizliklere yol açtığı belirtiliyor. Taban maaşın kaldırılarak kök aylıklara kademeli seyyanen artış yapılması ya da mevcut taban korunacaksa üst dilimlere kademeli artış getirilmesi seçenekler arasında yer alıyor.
NORM BİRLİĞİ TARTIŞMASI
2008’de sosyal güvenlik kurumları SGK çatısı altında birleşmesine rağmen, emeklilik şartları ve maaş bağlama yöntemlerinde tam anlamıyla “norm birliği” sağlanamadığı ifade ediliyor. SSK ve Bağ-Kur sistemlerinin eşitlenmesi ile Bağ-Kur’da 9 bin gün olan prim şartının 7 bin 200 güne düşürülmesine yönelik düzenlemenin de gündemde olduğu aktarılıyor.





