3’ü çocuk 7 işçinin can verdiği Ravive Kozmetik fabrikasındaki patlamayla ilgili davada hararetli anlar yaşandı. Aylardır polisten kaçan firari sanık Abdurrahman Bayat adliyeye gelip teslim olurken, 15 yaşındaki çocuk işçinin "Hiçbir önlem yoktu, zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" itirafı duruşmaya damga vurdu.

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan Ravive Kozmetik fabrikasında meydana gelen ve iş dünyasındaki denetimsizliği bir kez daha gözler önüne seren patlama davasında kritik gelişmeler yaşanıyor. Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülen davanın ikinci celsesinde, yargılamadan kaçan firari sanıkların itirafları ve çocuk işçilerin çaresizliği mahkeme salonundaki tansiyonu yükseltti.

"TAMİRCİYE ARAÇ GÖTÜRDÜM DEYİP 6 AY SAKLANDI"

"Suçu ve suçluyu kayırma" suçlamasıyla hakim karşısına çıkan ve hakkında tutuklama kararı verilen firari sanık Abdurrahman Bayat, mahkemedeki savunmasında kaçış sürecini trajikomik bahanelerle savundu. Fabrikanın yerini bile bilmediğini öne süren Bayat, olay gününü şu sözlerle anlattı:

"Beni arayıp sanıkların araçlarını bir yere götürmemi istediler. Ben de çekici ayarlayıp tamirci arkadaşıma bıraktım. Sonra adımın bu olayla anıldığını duyunca paniğe kapıldım ve 6 ay boyunca saklandım. Avukatımla anlaşıp dün teslim olmaya geldim ve kendimi doğrudan cezaevinde buldum. Ben bu insanları hayatımda görmedim."

İBB'ye yeni dalga operasyonda 33 kişiye tutuklama talep edildi
İBB'ye yeni dalga operasyonda 33 kişiye tutuklama talep edildi
İçeriği Görüntüle

Mahkeme heyetinin, Bayat’ın bu savunmasına karşılık 2021 yılına ait şüpheli WhatsApp yazışmalarını, hesaplar arasındaki para trafiğini ve çek görsellerini sorması üzerine sanık, "Bu ilişkileri kabul etmiyorum, olayla alakam yok" diyerek suçlamaları reddetti.

"BORÇLAR YÜZÜNDEN ŞİRKETİ OĞULLARININ ÜZERİNE AÇTIK"

Duruşmada tanık olarak dinlenen mali müşavir Mustafa Çörlük ise merdiven altı üretimin yasal kılıfını ifşa etti. Ravive Kozmetik’in kuruluş sürecindeki usulsüzlükleri itiraf eden Çörlük, "Şirket sahiplerinin çok fazla borcu vardı. Kendi üzerlerine şirket alamıyorlardı. Biz de bu yüzden firmayı ve Dilovası şubesini borçlardan kaçmak için oğullarının üzerine tescil ettik" şeklinde konuştu.

15 YAŞINDAKİ ÇOCUK İŞÇİNİN KAN DONDURAN İTİRAFLARI: "ÖNLEM YOKTU, ZABITA GELİP MALINI ALIYORDU"

Davanın en çok konuşulan anı ise fabrikadaki patlamadan şans eseri yaralı kurtulan çocuk işçi Z.H.’nin beyanları oldu. Henüz 15 yaşındayken sigortasız ve günlük 800 TL gibi komik bir ücretle çalıştırıldığını söyleyen Z.H., sermayenin işçi canını nasıl hiçe saydığını şu çarpıcı cümlelerle aktardı:

"2,5 yıl boyunca o fabrikada çalıştım. Bize bugüne kadar tek bir koruyucu ekipman verilmedi, hiçbir iş güvenliği eğitimi almadık. Patlamanın olduğu gün kapı girişine yakın bir yerde etiketleme yaptığım için ölümden döndüm. Üstelik belediyenin zabıta görevlileri sürekli fabrikaya geliyordu; denetim yapmak yerine parfümlerini alıp gidiyorlardı."

''MAHKEMEDEN YENİ KARARLAR''

Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, firari Abdurrahman Bayat’ın tutuklanmasına hükmetti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya müdahillik talebi kabul edilirken, hamile olduğu belirtilen sanık Aleyna Oransal'ın cezaevi şartlarında kalıp kalamayacağının tespiti için hastaneden sağlık raporu istenmesi kararlaştırıldı. Duruşma öncesi meydanlarda toplanan kitle örgütleri ise "Kamu görevlilerinin de yargılandığı ana dosyanın takipçisiyiz" açıklaması yaptı.