Çankaya Belediyesi'ne yapılan operasyon kapsamında gözaltına alınan aralarında belediye başkanı Hüseyin Can Güner, belediye başkan yardımcısı Mesut Akıncı, Mali Hizmetler Müdürü Mehmet Yıldırım'ın da bulunduğu 30 kişi dün sabah saat 10.00'da adliyeye getirildi.
Güner'in ifadesi yaklaşık 2 saat sürdü.
Savcılık, tüm kişiler hakkında tutukluluk talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk kararı vermiş, hakimlik işlemi de dün gece 23.00 civarı başlamıştı.
Güner'in de aralarında olduğu 24 kişi hakkında gecenin ilerleyen saatlerinde tutuklama kararı verildi. 6 kişiye ise adli kontrol şartı uygulandı.
ADLİYEDE KAVGA
Hüseyin Can Güner'in avukatları ile polisler arasında kavga çıktı. Başkan Güner çay içerken, polis içemeyeceğini belirtti. Avukatlar ile polis arasında başlayan tartışma, bir polisin avukatın üstüne yürümesiyle kavga başlattı. Kavga, kattaki görevliler ile diğer avukatlar tarafından güçlükle bastırıldı.
MANSUR YAVAŞ'TAN TEPKİ!
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Güner'in tutuklanmasına sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

Yavaş şu ifadeleri kullandı:
Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner tutuklandı.
Oysa gözaltı kararı verildiği anda yurt dışındayken hemen Türkiye’ye dönen, çağrıldığı her an gidip ifadesini verecek, görevinin başında olan bir belediye başkanından söz ediyoruz. Evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık ve şeffaf davrandı…
Soruyorum; kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede?
Deliller ortada. Belgeler ortada. Hiçbiri bir yere kaçmıyor.
Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor?Unutulmaması gereken temel ilke şudur:
Tutukluluk bir tedbirdir ve cezaya dönmemelidir.Yalnızca başka hiçbir tedbirin yeterli olmayacağı zorunlu hâllerde başvurulabilecek son çaredir.
Bugün ise ne yazık ki son çare olması gereken tutuklama, ilk tercih hâline getiriliyor.Oysa tutuklulukta geçen tek bir saatin bile telafisi yoktur. Kaybedilen zamanı hiçbir mahkeme kararı geri getiremez. Ailelerin yaşadığı acıyı hiçbir gerekçe ortadan kaldıramaz.
Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır.
Hüseyin Başkanın yanındayız.
SAVCILIK İFADESİ..
Güner’in savcılık ifadesine ulaşıldı.
Güner’e savcılık ifadesinde; müşteki firmanın soruşturma konusu ihalelere katılmadığı ve bu ihalelerde usulsüzlük yapıldığına ilişkin şikâyetleri soruldu.
‘İLGİM YOKTUR’
Güner söz konusu şikâyetlere ilişkin; “Bu konuda bir herhangi bir yetkim yoktur. Bu konuda bir görevim ve yetkimde yoktur. Daha önce mülkiye müfettişleri bu ihale dosyaları hakkında bizden izahat istediği için öğrendik. Zira aynı müşteki tarafından aynı doya numaralı aynı ihale soruşturması kapsamında hâlihazırda İçişleri Bakanlığı’ndan izni istenerek soruşturma yürütülmekteydi. Sonuç olarak müştekinin şikâyetine konu ihaleler yukarıda açıklanan sebepler gereğince belirtilen usullerle gerçekleştirilmişti. Kaldı ki ihale hem idare hem de Kamu İhale Kurulu tarafından iptal edilmiştir” dedi.
‘DAYANAKTAN YOKSUN VE SOYUT NİTELİKTE’
Güner; hiçbir ihale konusunda iptal edilmesi yönünde talimat vermediğini vurguladı. Dosyadaki gizli tanık ifadeleri de soruldu. Güner, ifadelere ilişkin; “Emre Doğan isimli şahıs partiden arkadaşımdır. Kendisiyle uzun yıllardır tanışırız. Çankaya Meclis Üyesi olarak görev yapmaktadır. Gizli tanık ifadeleri asla kabul etmiyorum. Herhangi bir dayanaktan yoksun ve soyut niteliktedir” dedi.
‘BELEDİYE BAŞKAN ADAYLIĞI SÖZ KONUSU DEĞİLDİ’
Güner; emniyet ifadesinde de sorulan şüpheli şirket sahiplerinden Ferit Onuş ile ortak baz vermesine ilişkin de “Onuş’la 2022’de İstanbul’da Radisson Otel’de nasıl ortak baz verdiğimi bilmiyorum. Bunun tamamen tesadüf olduğunu düşünüyorum. Belediye Başkan adaylığı söz konusu değildi. Bu şahsı bugün bile tanımıyorum” savunmasında bulundu.
‘İHALE İŞLEYİŞİ HAKKINDA BİLGİM YOK’
İhaleleri alan şirketlerin ihale konusu işlerde aynı araçları kullanmasına yönelik de Güner; “Bu firmaların hiçbirini tanımadığım gibi aralarındaki hukuki iş ve işlemleri hakkında herhangi bir bilgim yoktur. Belediyede söz konusu ihaleler çöp toplama işinde kullanılan kamyonların kiralanmasına ilişkindir. Belediyemizde bu ihaleler yasa gereğince ve belediyemizce de benimsenen açık ihale usulünce 1 ile 3 yıl arasında süreler zarfında açık ihale usulünce yapılır. Benim belediyedeki görev, yetki ve sorumluluğuma göre ihale süreçlerinin işleyişi hakkında bilgi sahibi olmam söz konusu değildir” dedi.
‘GÖZALTINDAN SONRA DELİL TOPLAMA SÜRECİNE GİRİLECEK’
Güner; savcılık ifadesinde de emniyet ifadesine benzer savunma verdi. Güner’in avukatı Deniz Aksoy ise “Savcılık makamı soruşturmayı usulüne uygun yürütmemiştir. İfade alınması süreciyle beraber savcılık makamının henüz hiçbir delil toplamadığı, gözaltı işlemi yapıldıktan sonra delil toplama sürecine gireceği anlaşılmaktadır. Savcılık makamı lehe olan hiçbir delil toplamadan sadece bir gizli tanığın soyut beyanları üzerinden soruşturma yürütmesi kabul edilemez. Mevcut ihaleyle ilgili müfettiş incelemesi sonuçlanmadan, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmadan, ortaya maddi bir delil konulmadan müvekkilin suçlamasını kabul etmiyoruz. Yargılanması için izin alınması gerektiği halde soruşturmanın başına örgüt ve rüşvet iddiası koyup adeta soruşturma izni alınmaktan kaçınılmıştır. Müvekkile örgüt ve rüşvet konusunda herhangi bir soru yöneltilmemiştir. KİK kararı, Danıştay kararı gözaltı edilmiştir. Müştekinin iftiraya dayalı, hiçbir somut delil içermeyen beyanları doğru gibi kabul edilerek müvekkil hakkında bir suçluluk yaratılmaya gayreti gözlenmektedir” ifadelerini kullandı.
‘İŞLERİM DIŞINDA BAŞKA HUSUSLA İLGİLENMEMEM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ’
Emre Doğan’ın ifadesi de ortaya çıktı. Doğan; 2024’yten beri Çankaya Belediyesi Meclis Üyeliği görevini sürdürdüğünü belirterek; “Diğer yandan avukatlık faaliyetlerime de devam ediyorum. Aynı ofiste eşim de kendi inşaat işlerini sürdürmektedir. Eşim jeofizik mühendisidir. 20 yıldır inşaat işleriyle uğraşır. Ben Çankaya Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinde görev yapmam nedeniyle çevrem geniştir. Bu nedenle insanlara yardım etmeye ve hizmet vermeye çalışırım. Hatta bu sebeple Hüseyin Can Güner bana birçok defa kızmıştır. İşlerim dışında herhangi bir hususla ilgilenmemem gerektiğini söylemiştir” dedi.
‘HER YERDEN NUMARAMA ULAŞMIŞ OLABİLİR’
Doğan, şüpheli firma sahiplerinden sadece Menderes Cemaloğlu’nu tanıdığını belirterek; “Menderes Cemaloğlu ile tanışmam şu şekilde olmuştur: Ben Çankaya Belediyesi’nde Meclis Üyesi olduktan sonra bu şahıs bana kendi özel numaramdan ulaştı. Bana hayırlı olsun dileklerini ve ziyaretime gelmek istediğini söyledi. Ben o zamana kadar bu şahısla tanışmıyordum. İsmini iş adamı olduğu için biliyordum. Cep telefon numarama nereden ulaştığını bilmiyorum. Benim numaram herkese yayılmış durumdadır. Bu sebeple her yerden numarama ulaşmış olabilir. Hatırladığım kadarıyla ben kendisine bir gün verdim ve o gün ziyaretime geleceği konusunda anlaştık” ifadelerini kullandı.
‘YAKLAŞIK YARIM SAATLİK GÖRÜŞMEMİZ OLDU’
Cemaloğlu’nun kendisinin Nene Hatun’daki ofisine geldiğini vurgulayarak; “Tam tarihini hatırlamıyorum ancak 2024 yılının mayıs-haziran aylarında geldi. Burada kendini tanıttıktan sonra yaptığı işlerden ve faaliyette bulunduğu sektörlerden bahsetti. Çankaya Belediyesinde de bu sektörde yapılacak işlerin olduğunu ve bu işlerle ilgili kimlerle görüşebileceğini sordu. Ben kendisine belediyemizde görevli bürokratların halka kapısının açık olduğunu belirterek usulünce onlarla görüşmesi gerektiğini söyledim. Yaklaşık yarım saatlik bir görüşmemiz oldu. Bundan sonra kendisiyle bir görüşmem olmamıştır” savunmasında bulundu.
‘ONLARA İFTİRA ATILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM’
Dosya kapsamındaki gizli tanık ifadelerine ilişkin soruya Doğan; “Beyanları kesinlikle kabul etmiyorum. Bunlar tamamen iftiradan ibarettir. Kesinlikle belediye başkanının benim yetkilendirdiğim ve benim bu konuda ihalelerin başka firmalara verilmesini sağlayarak para aldığım doğru değildir. Ahmet Ağırman ve Mesut Akıncı isimli şahıslar belediyedeki görevleri dışında herhangi bir işlere girmemişlerdir. Kendileri ihale konularını bilmezler. Onlara da iftira atıldığını düşünüyorum” yanıtını verdi. Doğan; ihale konuları ile ilgili herhangi bir ilgisinin ve görevinin olamadığını belirtti.
NE OLMUŞTU?
İktidarın CHP belediyelerine yönelik operasyonları kapsamında; 11 Temmuz’da 1989’dan beri CHP’nin yönetiminde olan Ankara’nın en büyük ilçe belediyesi Çankaya Belediyesi’ne operasyon düzenlenmişti.
Aynı gün KKTC'den hareket eden uçakla Ankara Esenboğa Havalimanı'na gelen Güner gözaltına alınmıştı.





