Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 14 Eylül’de gerçekleştirdiği görüşmenin ayrıntılarını da paylaştı. Görüşmede “Terörsüz Türkiye” sürecinin yanı sıra gıda ve tarım sektöründeki sorunlar, çiftçilerin talepleri ve tarımda kullanılan mazottan ÖTV alınmaması gibi başlıkların ele alındığını söyledi.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunduklarını belirten Destici; enflasyon, faiz oranları, sanayici, tüccar ve esnafın krediye erişimi ile emekli ve sabit gelirli vatandaşların sorunlarının görüşmede gündeme geldiğini aktardı.

YAZICIOĞLU SORUŞTURMASI DA GÜNDEME GELDİ

Destici, Erdoğan ile görüşmesinde BBP'nin kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma sürecini de gündeme taşıdığını açıkladı.

Soruşturmanın Ankara’da yürütülmesi gerektiğini uzun süredir savunduklarını belirten Destici, geçmişte Yargıtay 5. Dairesi tarafından hazırlanan mütalaanın yanı sıra Devlet Denetleme Kurulu ve TBMM araştırma komisyonunun çalışmalarına dikkat çekti.

Destici, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de Yazıcıoğlu ve beraberindeki kişilerin ölüm süreci ile diğer faili meçhul olayların araştırılması konusunda çalışma yürüttüğünü söyledi.

“2028’DE YİNE CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ OLARAK BELİRLENECEK”

Gazeteciler Şirin Payzın ve İrfan Değirmenci’nin de aralarında olduğu çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli
Gazeteciler Şirin Payzın ve İrfan Değirmenci’nin de aralarında olduğu çok sayıda sosyal medya hesabına erişim engeli
İçeriği Görüntüle

Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Destici, Cumhurbaşkanı’nın 2028’de yeniden aday olmasını desteklediğini belirtti.

Destici, Erdoğan’ın 2028 seçimlerinde yeniden Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlenmesini beklediğini ifade etti. Bu açıklama, BBP’nin 2028 seçimlerine ilişkin tutumunu da ortaya koydu.

“TEKRAR ADAY OLABİLMESİ İÇİN İKİ YOL VAR”

Gazetecilerin Erdoğan’ın 2028’de yeniden adaylığı, erken seçim ve anayasa değişikliği hakkındaki sorularını yanıtlayan Destici, mevcut anayasal çerçevede iki ihtimal bulunduğunu söyledi.

Destici, bunlardan ilkinin yeni bir anayasa değişikliği yapılması, ikincisinin ise TBMM’nin en az 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesine karar vermesi olduğunu ifade etti.

TBMM’nin olağan seçim takvimi başlamadan önce seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde mevcut anayasal hükümlerin Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünü açabileceğini savunan Destici, kendisinin ikinci ihtimali daha güçlü gördüğünü belirtti.

“2027’DE BİR SEÇİM ÖNGÖRMÜYORUM”

Türkiye’nin yeni bir anayasa tartışması yürüttüğünü de belirten Destici, mevcut anayasanın darbe döneminin ürünü olduğunu savundu. Yeni bir anayasa yapılması ya da mevcut anayasanın değiştirilmesi halinde bunun milletin onayına sunulması gerektiğini ifade etti.

Seçim takvimine ilişkin görüşünü de paylaşan Destici, seçimin 2028 yılında yapılacağını düşündüğünü belirterek, “2027 yılında bir seçim öngörmüyorum” dedi. Seçimlerin 2028’in mart veya nisan aylarında yapılabileceğini değerlendirdi.

ÖCALAN TARTIŞMASI VE YARGI GÜNDEMİNE DEĞİNDİ

Destici, Abdullah Öcalan için yapıldığı iddia edilen konut tartışmaları ile Ahmet Davutoğlu ve Melih Gökçek’in ifade vermesi hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

BBP’nin bu konulardaki tutumunun net olduğunu söyleyen Destici, terörle bağlantılı gördükleri kişi ve yapılar konusunda sert eleştiriler yöneltti.

Yargı süreçleriyle ilgili değerlendirmesinde ise kişisel olarak belirli davalar hakkında hüküm vermek istemediğini belirten Destici, Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu söyledi.

Destici, eleştirilerin hakaret ve iftira boyutuna ulaşmadığı sürece yapılabilmesi gerektiğini ifade ederek, devletin haksızlık, yolsuzluk ve suç iddiaları karşısında gerekli hukuki işlemleri yürütmesi gerektiğini savundu.

Ayrıca yurt içinde veya yurt dışında yolsuzluk yoluyla elde edildiği tespit edilen paraların Türkiye’ye kazandırılması gerektiğini söyledi.