Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin üzerinden 4 yıla yakın süre geçmesine rağmen, on binlerce kişinin yaşamını yitirdiği yıkımlara ilişkin ceza davalarında adalet arayışı sürüyor.
Bazı dosyalarda kararlar açıklanırken, kritik öneme sahip birçok davada ise bilirkişi raporları, yargılama süreçleri ve hukuki tartışmalar nedeniyle ilerleme sağlanamıyor. Kamu görevlileri ile müteahhitlerin ayrı yargılanması ve geciken raporlar yüzünden aileler adliye koridorlarında aynı travmayı yaşadıklarını ifade ederken avukatlar ise adil yargılama çağırısı yapıyor.
Avukatlar "Bilirkişi raporunun hazırlanması için kural olarak 3 aylık süre öngörülüyor; ek süre de en fazla 3 ay olabiliyor. Buna rağmen aylardır bilirkişi raporu bekliyoruz" diyerek tepki gösteriyor.
ADİL YARGILAMA TALEBİ
Adana’da yıkılan Tutar Yapı Sitesi’nde yakınlarını kaybeden ve Ezgi Apartmanı davasının da avukatlarından olan Gülsüm Özüdoğru, “Tutar Yapı kamu görevlileri davasında Hâlâ bilirkişi raporu bekliyoruz. Savcılık tek kişilik bir bilirkişiden son derece yetersiz bir rapor almıştı, raporda herkes ‘kusursuz’ gösterilmişti. Raporun yetersiz olduğunu savcılık da kabul ederek dosya Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne (KTÜ) gönderildi. Şimdi oradan gelecek raporu bekliyoruz. Maalesef takip ettiğimiz hemen her dosyada benzer bir tıkanıklıkla karşı karşıyayız” dedi.
SÜREYİ ÇOKTAN AŞTI
Palmiye Sitesi, Adıyaman’daki dosyalar, Hatay Ilgım Apartmanı, Alpargün Apartmanı ve Ebrar Sitesi’nin en az bir blokuna ilişkin dosyalarda da bilirkişi raporlarını beklediklerini ifade eden Özüdoğru şöyle devam etti: “Şu an yaptığımız tek şey beklemek. 4 yıldır acılar hafiflemediği gibi mağdurlar da yaşadıkları travmaları atlatamıyor. Duruşmalar için sürekli adliyelere gidip geliyoruz ve her defasında yaşananlar yeniden canlanıyor. Buna karşın sorumlular hak ettikleri cezaları almıyor. Önce kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmesini aylarca, hatta yıllarca bekledik, bazı dosyalarda hala bekliyoruz. Şimdi de bilirkişi raporlarını bekliyoruz. Oysa bu dosyalarda kamu görevlileriyle müteahhitlerin yargılandığı süreçlerin eş zamanlı ve birlikte yürütülmesi gerekiyor. Çünkü taraflar, birbirlerinin yaptıkları ya da yapmadıkları konusunda en önemli tanıklar. Müteahhidin inşaat aşamasındaki kusurlarının ve mevzuata aykırı uygulamalarının en önemli tanıkları, denetimden sorumlu kamu görevlileri. Aynı şekilde kamu görevlilerinin ihmal ve usulsüzlüklerinin ortaya çıkarılmasında da dönemin müteahhidi, inşaat mühendisi ve Teknik Uygulama Sorumlusu (TUS) önemli bir rol oynuyor. Ancak uygulamada bu durum göz ardı ediliyor. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 66. maddesi uyarınca bilirkişi raporunun hazırlanması için kural olarak 3 aylık süre öngörülüyor; ek süre de en fazla 3 ay olabiliyor. Buna rağmen aylardır bilirkişi raporu bekliyoruz. Böyle bir usul ve işleyişi kabul etmiyoruz. Raporların bir an önce dosyaya girmesini istiyoruz.”
SÜRÜMCEMEDE BIRAKILDI
Depremlerde yıkılan ve aylardır bilirkişi raporların gelmesi beklenen bazı dosyalardaki son süreç şöyle:
• Berk Apartmanı Davası (Adıyaman): Depremde 25 kişinin yaşamını yitirdiği binayla ilgili davada, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden beklenen bilirkişi raporu 1 yıl 5 aydır dosyaya ulaşmadı. Rapor gelmediği için duruşma 2 Şubat 2027 tarihine ertelendi.
• Hasoğlu Apartmanı Davası (Adıyaman): 25 kişinin hayatını kaybettiği bu binaya dair yeni bilirkişi raporu tam 2 yıldır mahkemeye teslim edilmedi. 8 duruşmadır rapor beklenen dava 24 Aralık tarihine ertelendi.
• Burak Yapı Sitesi Davası (Adıyaman): 12 kişinin yaşamını yitirdiği sitenin davasında, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla istenen bilirkişi raporu 1 yıldır mahkemeye gelmedi. Bu gecikme nedeniyle 14. celse de 24 Aralık tarihine ertelendi.
• Kardaş Apartmanı Davası (Adıyaman): 37 kişinin hayatını kaybettiği bu apartmana ilişkin bilirkişi raporunun 1 yıl 1 aydır gelmedi.





