“Ölü Deniz” stand-up’ı nedeniyle tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş hâkim karşısına çıktı. Savunma yapan Göktaş, ” Komedyen Deniz Göktaş, “kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki tutukluluğu sürerken İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı.

“Kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı.

Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen Deniz Göktaş için çok sayıda avukat, gazeteci ve yurttaş Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda bir araya geldi.

Duruşma öncesi adliye önünde turkuaz basın kartı olmayan gazetecilerin ve yurttaşın adliyeye girişine “kısıtlama” gerekçesiyle izin verilmedi.

Duruşma, salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı.

GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI

Deniz Göktaş savunmasında, “Ölü Deniz” adlı gösterisinin yayınlanmasının ardından sosyal medyada hedef gösterildiğini söyledi. Şakalarının bağlamından koparıldığını belirten Göktaş, sosyal medyada hakkında CİMER şikayeti yapılması için kampanya yapıldığını ifade etti:

“3 Temmuz’dan bugüne 88 gün geçti. Gösterimdeki cümle başına 22 gündür yüksek güvenlik cezaevinde bulunuyorum. Komedyen olarak sözlerimin böyle etki etmesi beni gururlandırıyor. Bu davayı bilmeyen birine 2027 yılında bir insanın hapse kapatılacak sözleri sorulsa cinsel taciz vs. gibi bir sebep sanabilir.”

Davaya konu olan dört cümleyi yüz binden fazla seyirciye oynadığını ifade eden Deniz Göktaş, “Ben davaya konu olan dört cümleyi yüzbinden fazla seyirciye oynadım ve yüzbinlerce kişi bunda bir şikayet sebebi görmedi. Türkiye’nin dört bir yanında şehrin en bilinen salonlarında oynadım. Gelen tek şikayet bilet bulunamasıydı. Bu gösteriyi ilk olarak Ekim 2022’de oynamıştım. Bu gösteriyi yayınlamadan önce Selam Selam isminde bir gösterim daha vardı, 6 milyona yakın izlendi. Bu gösterinin de ilgi görmesini bekliyordum, üç günde milyonlarca izlendi. Ben o sırada Hollanda’daydım, arkadaşlarım sokakta, toplu taşımada benim gösterimi izlediğini söylüyordu. Ama gündemi artık troller belirliyor. Takip ettiğim trollerden Şamil Tayyar ismini kullanan hesap bana cahil, zıpır dedi ama beklediği reaksiyonu alamadı” dedi.

İSTANBUL (Medyacope) – “Ölü Deniz” stand-up’ı nedeniyle tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş hâkim karşısına çıktı. Savunma yapan Göktaş, ” Komedyen Deniz Göktaş, “kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki tutukluluğu sürerken İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı.

“Kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı.

Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen Deniz Göktaş için çok sayıda avukat, gazeteci ve yurttaş Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda bir araya geldi.

Duruşma öncesi adliye önünde turkuaz basın kartı olmayan gazetecilerin ve yurttaşın adliyeye girişine “kısıtlama” gerekçesiyle izin verilmedi.

Duruşma, salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı.

Deniz Göktaş savunmasında, “Ölü Deniz” adlı gösterisinin yayınlanmasının ardından sosyal medyada hedef gösterildiğini söyledi. Şakalarının bağlamından koparıldığını belirten Göktaş, sosyal medyada hakkında CİMER şikayeti yapılması için kampanya yapıldığını ifade etti:

“3 Temmuz’dan bugüne 88 gün geçti. Gösterimdeki cümle başına 22 gündür yüksek güvenlik cezaevinde bulunuyorum. Komedyen olarak sözlerimin böyle etki etmesi beni gururlandırıyor. Bu davayı bilmeyen birine 2027 yılında bir insanın hapse kapatılacak sözleri sorulsa cinsel taciz vs. gibi bir sebep sanabilir.”

Davaya konu olan dört cümleyi yüz binden fazla seyirciye oynadığını ifade eden Deniz Göktaş, “Ben davaya konu olan dört cümleyi yüz binden fazla seyirciye oynadım ve yüzbinlerce kişi bunda bir şikayet sebebi görmedi. Türkiye’nin dört bir yanında şehrin en bilinen salonlarında oynadım. Gelen tek şikayet bilet bulunamamasıydı. Bu gösteriyi ilk olarak Ekim 2022’de oynamıştım. Bu gösteriyi yayınlamadan önce Selam Selam isminde bir gösterim daha vardı, 6 milyona yakın izlendi. Bu gösterinin de ilgi görmesini bekliyordum, üç günde milyonlarca izlendi. Ben o sırada Hollanda’daydım, arkadaşlarım sokakta, toplu taşımada benim gösterimi izlediğini söylüyordu. Ama gündemi artık troller belirliyor. Takip ettiğim trollerden Şamil Tayyar ismini kullanan hesap bana cahil, zıpır dedi ama beklediği reaksiyonu alamadı” dedi.

"NEDEN TÜRKİYE'YE DÖNDÜN"

Göktaş, bu dönemde iltica edeceğine dair iddialar öne sürüldüğünü ancak söz konusu dönemde yarım milyon liraya yakın bedelli askerlik ücreti ödediğini belirtti. Göktaş, “Yurtdışına kaçacağı iddia edilen kişi neden askerlik yapmak için para öder?” diye sordu.

Deniz Göktaş şöyle devam etti:

“Bütün yakın arkadaşlarım burada bir gelecek görmedikleri için göçtüler, ben bu sebeple turnem bittikten sonra yanlarına gidip onları geri dönmeleri için ikna etmeye çalışırım. Kaçtı haberlerini onların yanında okumak çok trajik oldu. Trollerin linç ve CİMER kampanyasından sonra hakkımda soruşturma başlatıldı. Avukatıma telefon edip döneyim mi dedim, o da yakalama yok ama geri dön dedi. Ben de döndüm. Pasaportta ekranda bir emniyet logosu belirdi. Polis, ‘Yanlış pasaport okuttunuz herhalde’ dedi. Hakkımda yakalama kararı olduğunu söyledim.”

Havalimanındaki polis memurlarının, “Sen salak mısın neden Türkiye’ye döndün” dediklerini söyleyen Göktaş, “Üzüldüm buna” dedi.

Gözaltı sürecinde neler yaşadığını anlatan Göktaş, “Telefonumu bile almadılar, sonra amir kelepçelenmem gerektiğini söyledi. Ben de kendim döndüğümü söyledim ve kelepçeye karşı çıktım. Polis vazgeçti ama ben istediğim için vazgeçmediğini söyledi. Sonra bekletildiğim yerde tekrar kelepçe takmamı istediler. Kendi ayağıyla gelmiş birine ters kelepçe takıldı. Kamerayla çekerlerken hep başım dikti. Hatta kamera arkadayken bile dönüp güldüm, en son uzaktan çekilmiş bir görüntüyü servis ettiler. Sonra Vatan’ın pis uyuşturucu kokan nezaretinde tutuldum. Polisler orada da neden döndüğümü soruyordu” dedi.

Gözaltındayken uyuşturucu testi yapıldığını anlatan Göktaş, hâlâ bir sonuç çıkmadığını söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu’yla sert bir şekilde görüşmek istemediğini söyleyen Göktaş, bir polisin zorla Kılıçdaroğlu’yla görüştürüldüğünü belirtti. Göktaş, “Üzerimden reklam yapılmasını istemiyordum, ona rağmen konuşmamı yalanladılar. Neden zorla görüştürüldüm hâlâ bilmiyorum” dedi.

İtiraz sonucu tahliye kararı verildiğini sonrasında bir başka suçlamadan aynı gün tutuklandığını hatırlatan Göktaş, “Daltonlar suç örgütünü övme suçundan tekrar tutuklandım. 30 saniyelik bir özgürlük oldu SEGBİS odasında. İnsan ister istemez düşünüyor. Hiç tahliye kararı verilmemiş olsa suç sayım daha az olacaktı. Masterchef izlerken tekrar tutuklandım yani” dedi.

Savunmasında şakalarına devam eden Göktaş’ı, salonda bulunanlar gülerek takip etti.

90 dakikalık gösterisinin sadece 5 dakikasında Erdoğan’ın geçtiğini belirten Göktaş, “Utangaç diktatör” ifadesinin mizahi eleştirinin bir parçası olduğunu, hakaret kastının bulunmadığını söyledi.

“Nasrettin hoca bu dönemde politik mizah yapsa Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsetmeden bu gösteriyi yapamaz” diyen Göktaş, 25 yıllık AKP iktidarında yapılacak politik mizahta Erdoğan’dan bahsetmemenin mümkün ve samimi olmayacağını belirtti, “Erdoğan’ın en yakın ekibine seçtiği kişi sıradan vatandaşların hakkına girdiği için affını istedi. Özeleştiri vermiyor ama kendisi üst taraftan affını istiyor. Bu sadece diktatör eğilimli insanların yönettiği ülkede olur” dedi.

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçuna gerekçe olarak CİMER şikayetlerinin gösterildiğini söyleyen Göktaş, gösterisinin dört milyon izlendiği günde sadece bir şikayetin olduğuna dikkat çekti. Göktaş, sosyal medyada hedef gösterilmeye başlandıktan sonra CİMER şikayetlerinin arttığını belirtti.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Göktaş’ın “cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından cezalandırılma talebiyle iddianame hazırlamıştı. Dosyada gösteriyle ilgili çok sayıda CİMER başvurusu ve çeşitli şikâyet dilekçelerinin bulunduğu belirtilmişti.

İddianamede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan müşteki olarak gösterilmişti. Savcılık, Göktaş’ın gösterisinde, Erdoğan’a yönelik bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığını ve Cumhurbaşkanı’nın şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğunu ileri sürmüştü.

İddianamede, Göktaş’ın gösterisinde Erdoğan hakkında kullandığı “utangaç bir diktatörden, kendi kimliğiyle barışık bir diktatöre geçiş” ve “toplum baskısı, milletin yazdığı metinler, Anayasa falan, kendin ol ya” şeklindeki ifadeler suçlamaya dayanak olarak gösterilmişti.

Savcılık devamında, Göktaş’ın “en çok da oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum” şeklindeki sözleriyle, oruç ibadetini yerine getiren kişilerin canlı bomba olmaya daha müsait olduğu yönünde bir anlatım kurulduğunu ileri sürmüştü. Bu ifadelerin toplumun din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer kesim aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelikte olduğu savunulmuştu. İddianamede ayrıca Göktaş’ın gösterisinde “dalgıçlar” üzerinden yaptığı anlatım da yer aldı.

Farabi Anadolu Lisesi’nde silahlı saldırı! Öğretmen ağır yaralandı
Farabi Anadolu Lisesi’nde silahlı saldırı! Öğretmen ağır yaralandı
İçeriği Görüntüle

Savcılık, Göktaş’ın saçları görünmeyen ve vücutlarını kapatan siyah kıyafetler giyen kadınları “dalgıç” olarak nitelendirdiğini iddia etmişti. İddianamede bu sözlerin dini inançları nedeniyle söz konusu kıyafetleri tercih eden kadınları hedef aldığı ve “nefret söylemi” niteliği taşıdığı ileri sürülmüştü.

Göktaş’ın kamuoyunda “Daltonlar” olarak bilinen suç örgütüne ilişkin yaptığı espri de suçlama konusu olmuştu. Savcılık, Daltonlar olarak bilinen suç örgütünün eylemlerini övdüğünü, meşrulaştırdığını ve suça ulaşmayı kolaylaştıran ifadeler içerdiğini ileri sürmüştü.

NE OLMUŞTU?

Deniz Göktaş, Harbiye’de sahnelediği “Ölü Deniz” adlı gösterisini, YouTube kanalına yüklemişti. Videonun, 3 Temmuz itibarıyla görüntülenme sayısı 10 milyona yaklaşmıştı.
Göktaş gösterisinde, iç siyaset, operasyonlar, Antik Yunan, televizyon dünyası, AKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere birçok konuda eleştirel komedi yapmıştı.

Gösterinin geniş kitlelere yayılması sonrası, videoya erişim engeli kararı getirilmişti. Yurtdışında olan Göktaş, kısa süre sonra Türkiye’ye döneceğini söylemişti. Göktaş, “Gösterinin tamamı hala YouTube’da. Çok soru gelmiş, bana ulaşan resmi bir bilgi yok. Olursa buradan bilgilendiririm. Ne olursa olsun Türkiye dışında yaşamak ya da standup yapmak gibi bir planım yok, çünkü tadı olmaz” demişti.

Göktaş hakkında, ”cumhurbaşkanına hakaret” ve “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlamalarıyla hakkında soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmayı açan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “Bir kısım sosyal medya platformlarında yayınlamış olduğu içeriklerde suç unsuru ifadeler tespit edilen şüpheli Deniz Göktaş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır” açıklamasını yapmıştı.

Göktaş, yurtdışından döndükten sonra İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı.
Geceyi Vatan Emniyet’te geçiren Deniz Göktaş, Çağlayan’daki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirilmişti. Göktaş, “Ölü Deniz” isimli gösterisinde, hiçbir hakaret ve aşağılama kastı olmadığını dile getirmişti. Göktaş, “dini değerleri aşağılama” ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlarından tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Göktaş, atılı suçlamalardan tutuklanmıştı.

Deniz Göktaş’ın tutukluluğuna yapılan itirazı inceleyen İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, tahliye kararı vermişti. Tahliye kararının ardından Göktaş, SEGBİS ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla sulh ceza hakimliğine çıkarılmıştı.

İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, Göktaş’ın gösterisindeki “Ben bugünün ön sıra bilet gelirleriyle, gerçi ön sıra belediye davetlisi, oradan bir gelir yok. İkinci sıra diyeyim daha güvenli olur. Bugünün ikinci sıra bilet gelirleriyle Türkiye’de bir tetikçi tutup, rakip bir komedyeni öldürtebiliyoruz. Şu an piyasa bu durumda. Sadece ikinci sıra, bir de Telegram grubu. Oradan Daltonlar yazıyorsunuz, gayet kurumsal bir iletişim var. Bitcoin’den parayı yatırıyorsunuz takip de etmiyorlar. Öldürünce fotoğraf geliyor buydu değil mi abi? Onun ikizi vardı ama benim hatam. Tekrar yatırıyorsunuz muhteşem bir sistem…” sözleri nedeniyle tutuklama kararı vermişti.

Hakimlik, söz konusu ifadeler için “‘Daltonlar Çetesi’ isimli bilinen suç grubunun suç içerikli eylemlerini öven, meşru gösteren ve suça ulaşılmasını kolaylaştıran ifadeler” değerlendirmesi yapmıştı. İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, “kaçma, delilleri karartma şüphesi” gerekçeleriyle tutuklama kararı vermişti.