Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu öncülüğünde, konfederasyona bağlı sendikaların katılımıyla Ankara Anıtpark’ta miting düzenlendi. Mitingde kamuda görev yapan mühendis, mimar, şehir plancısı ve Teknik Hizmetler Sınıfı çalışanlarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi talepleri dile getirildi.
Mühendis Tek-Sen Büro Sendikası da mitinge katılarak üyelerinin yaşadığı ekonomik ve mesleki sorunlara dikkat çekti.
Mitingde teknik personelin ücretlerinde yaşanan kayıpların giderilmesi, mesleki statünün güçlendirilmesi, Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanunu’nun hayata geçirilmesi, tekniker ve teknisyenlere 3600 ek gösterge verilmesi ve emeklilik dönemindeki gelir kaybını azaltacak düzenlemeler yapılması istendi.
“KAPSAMLI BİR DÜZENLEME HAYATA GEÇİRİLMELİ”
Mühendis Tek-Sen Büro Sendikası Başkanı Tanju Kandaz, kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının görev, yetki, sorumluluk, kariyer basamakları ve mali haklarını bütüncül şekilde düzenleyecek bir meslek kanununa ihtiyaç olduğunu söyledi.
Mühendislik ve mimarlığın ülkenin kalkınması, kamu yatırımları ve teknik altyapısında önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Kandaz, taleplerinin yalnızca ücret artışından ibaret olmadığını ifade etti.
Kandaz, mühendislik ve mimarlık mesleklerinin kamudaki statüsü, görev ve sorumlulukları, kariyer yapısı ile buna karşılık gelen mali ve özlük haklarının açık biçimde tanımlanmasını istediklerini belirterek, bunların kişiden kuruma değişen uygulamalar yerine kanunla güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
TBMM’ye bu konuda sunulmuş ve komisyonda bulunan kanun teklifleri olduğunu belirten Kandaz, “Mühendislik ve Mimarlık Meslek Kanunu daha fazla bekletilmemeli, mesleğin bütün unsurlarını kapsayan kapsamlı bir düzenleme hayata geçirilmelidir” dedi.
Kandaz, “Biz ayrıcalık istemiyoruz. Üstlendiğimiz sorumluluğun, sahip olduğumuz mesleki birikimin ve yaptığımız işin karşılığını almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
3600 EK GÖSTERGE TALEBİ
Teknik Hizmetler Sınıfında görev yapan tekniker ve teknisyenler için 3600 ek göstergenin önemli bir özlük hakkı talebi olduğunu belirten Kandaz, ek göstergenin yalnızca çalışanların mevcut aylıkları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Kandaz, düzenlemenin emeklilik dönemindeki mali haklar üzerinde de doğrudan etkisi bulunduğunu belirterek, konunun çalışma hayatı ile emekliliği birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Teknik Hizmetler Sınıfının hiçbir mensubunun yaptığı işin ve üstlendiği sorumluluğun karşılığından mahrum bırakılmaması gerektiğini söyleyen Kandaz, kamuda görev yapan mühendis ve mimarların emeği ile sorumluluğunun mali ve özlük haklarına da yansımasını beklediklerini kaydetti.
“KAMU ÇALIŞANI EMEKLİ OLDUĞUNDA İNSANCA YAŞAYABİLMELİ”
Kandaz, kamu çalışanlarının emeklilik dönemindeki gelirlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Bir kamu çalışanının 25-30 yıl veya daha uzun süre devlete hizmet ettikten sonra emekli olduğunda hayatının geri kalanını insanca sürdürebilecek bir gelire sahip olması gerektiğini belirten Kandaz, mühendis, mimar, şehir plancısı, tekniker ve teknisyenlerin yalnızca mevcut ücretlerinin değil, emeklilik döneminde karşılaşacakları şartların da konuşulması gerektiğini söyledi.
Emekliliğin çalışma hayatının sonunda ortaya çıkan bir mesele olmadığını belirten Kandaz, bunun çalışma hayatının başından itibaren güvence altına alınması gereken temel bir sosyal hak olduğunu ifade etti.
Kandaz, yıllarca kamu hizmeti veren bir çalışanın emekliliğinin geçim kaygısıyla başlamaması gerektiğini belirterek, çalışma dönemindeki emek ve sorumluluğun emeklilik haklarına da adil biçimde yansımasını istediklerini söyledi.
METEOROLOJİ PERSONELİ İÇİN HAVACILIK TAZMİNATI TALEBİ
Kandaz, Meteoroloji Genel Müdürlüğü personelinin havacılık tazminatına ilişkin taleplerine de değindi.
Tazminat sisteminin personelin görev, sorumluluk ve havacılık emniyetine sağladığı katkı dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini belirten Kandaz, meteorolojinin havacılığın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Uçakların güvenli şekilde kalkması, uçması ve iniş yapabilmesi için meteorolojik hizmetlerin 7 gün 24 saat kesintisiz ve doğru şekilde verilmesi gerektiğini belirten Kandaz, Meteoroloji Genel Müdürlüğü personeline havacılık tazminatı ödendiğini ancak bu oranın düşük olduğunu savundu.
Kandaz, taleplerinin yapılan ödemenin görev, sorumluluk ve havacılık emniyetine sağlanan katkıyla daha adil şekilde ilişkilendirilmesi olduğunu ifade etti.
“Meteoroloji personeli olarak biz havacılığın dışında değiliz. Biz de havacılık emniyetinin bir parçasıyız” diyen Kandaz, taleplerinin ayrıcalık değil, emek, uzmanlık ve sorumluluğun karşılığını almak olduğunu belirtti.
Kandaz, Mühendis Tek-Sen Konfederasyonu olarak konunun takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.
Anıtpark’taki mitingin ardından Mühendis Tek-Sen Büro Sendikası Yönetim Kurulu, temsilcileri ve üyeleri Anıtkabir’i ziyaret etti.




