Özgür Özel'den Tanju Özcan kararı!
Özgür Özel'den Tanju Özcan kararı!
İçeriği Görüntüle

CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, "Biz engelli yurttaşlarımızın toplumsal hayata tam, eşit ve onurlu katılımını bir anayasal ve vicdani yükümlülük olarak görüyoruz. Hatta bunu daha da öteye taşıyoruz. Bu bir görevdir diyoruz. Biz bu sorumluluğu bir görev olarak alıyoruz ve iktidara geldiğimizde bu sorumluluğun hakkını vermekte kararlıyız" dedi.

CHP Gaziemir İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen “Farklılıklar değil, haklar konuşulsun” paneli, Gaziemir Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Panelin açılışında konuşan CHP’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, engelli bireylerin, yaşamın her alanında eşit haklara sahip olması gerektiğini vurgulayarak, mevcut uygulamaların ciddi mağduriyetler yarattığını söyledi.

Engelli bireylerin her türlü engel, ihmal ve dışlanmaya karşı korunması ve toplumsal hayata eşit bireyler olarak katılımının, en temel hedefleri olduğunu ifade eden Nazlıaka, ancak günümüzdeki hayat pratiklerinde bunun olmadığının görüldüğünü belirtti.

Antalya’da falezlerden kendini atmak isteyen engelli çocuğu olan bir annenin durumunun kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Nazlıaka, şunları kaydetti:

“Çünkü bu anne engelli evladından ayrılmak istemiyordu. Ama engelli evladı kendisine çok uzak bir kentteki bir bakım evine götürülecekti. Anne bunun için defalarca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’yla temas kurmuştu ve 'Lütfen evladımı uzağa götürmeyin, ben gidemem, onu göremem, onu göremezsem de yaşayamam' demişti. Ama Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ne yazık ki bu anneyi duymazdan geldi. Yetmedi, evine geldiler ve ona bazı evrakları imzalatmaya kalktılar. Anne 'ben bunları imzalamayacağım' dediğinde 'o hâlde biz sizinle ilgili olarak tutanak tutarız, aile çocuğuyla ilgilenmiyor deriz' dediler. Bunun üzerine anne bu belgeleri imzalamak zorunda kaldı. Ve ne oldu? Ne zaman evladı ile ayrılacağını öğrendi, 'artık başka çarem kalmadı' diyerek hayatını sonlandırmaya karar verdi. Bu anne ile konuştuğumda kendisi bana şu cümleyi kurdu: 'Bir annenin kendisini bu kadar yalnız hissetmemesi gerekmez miydi?' dedi. 'İlla intihar mı etmeliydim sesimi herkese duyurmak için?' dedi. İşte engelli yurttaşlarımıza gözlerini kapayan, kulaklarını kapayan, yüreklerini açmayan bir bakış açısını biz reddediyoruz.”

Aylin Nazlıaka, üniversite erişilebilir olmadığı için devam edemeyen engelli öğrenciler, engelli olması nedeniyle işe tercih edilmeyenler bulunduğunu, otizmli çocukların özel eğitim hizmetlerine ulaşmak için aylarca beklemek zorunda kaldıklarını anlattı. Nazlıaka, şöyle devam etti:

“İşitme engelli bir yurttaşımızı düşünün. Hastaneye gidiyor. Daha bugün konuştuk, örneğin karaciğerinde rahatsızlık var ama bunu anlatamadığı için hızlı ve doğru müdahalede hemen bulunulamayabiliyor. Görme engelli bireylerimizi düşünün; bugün kamu binalarında bile hâlâ erişilebilirlik sağlanabilmiş değil. İşte tam da bu nedenle, en başta ifade ettiğimiz gibi, biz engelli yurttaşlarımızın toplumsal hayata tam, eşit ve onurlu katılımını bir anayasal ve vicdani yükümlülük olarak görüyoruz. Hatta bunu daha da öteye taşıyoruz. Bu bir görevdir diyoruz. Biz bu sorumluluğu bir görev olarak alıyoruz ve iktidara geldiğimizde bu sorumluluğun hakkını vermekte kararlıyız."

421442142-2

"İKTİDARIMIZDA BU YANLIŞI DÜZELTECEĞİZ"

Partisinin iktidarında engellilere yönelik atılacak adımları dile getiren Nazlıaka, TBMM'de Cumhuriyet Halk Partisi’nin engelli bir milletvekilinin olmamasının bir zafiyet olduğunu belirten Nazlıaka, ilk seçimlerde bu eksikliği giderileceğini söyledi.

Emekliliğin engelliler için ulaşılamaz bir statü haline geldiğini de ifade eden Aylin Nazlıaka, şunları söyledi:

"Çıkardıkları son yasa ile 2008’den önce sigortalanmış olan engellilerin bir anda vergi indirimi esaslı emeklilik sisteminden çalışma gücü kaybı esaslı emeklilik sistemine geçişi çok ama çok büyük mağduriyetler yarattı. Çalışma Bakanlığı’nın 'eşitlemek adına yapıyoruz' dediği bu düzenleme gerçekten çok büyük hak kayıplarına sebep oldu. Emeklilik hesabı sadece çalışma gücü kaybı üzerinden değerlendirilemez. Zaten biliyorsunuz bu yasayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdık. Ama iktidarımızda bu yanlışı da düzelteceğiz.

İlk seçimlerde iktidara geleceğiz ve herkesin eşit, özgür, tok ve adalet içinde yaşadığı bir Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz. Çünkü bu salondakiler Cumhuriyet değerlerinin ışığı ile aydınlanmış Atatürk sevdalısı bireyler. Atamız 103 yıl önce mücadele arkadaşları ile nasıl başardıysa biz de başaracağız. Tam bağımsız Türkiye’yi, laik, demokratik, aydınlık bir Türkiye’yi yeniden kuracağız. İşte o gün halkın iktidarını getireceğiz, halkın iktidarını kuracağız ve o zaman her şey çok güzel olacak. Buradan tutsak edilmeye çalışılan Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na ve tüm yol arkadaşlarımıza da 'selam olsun' diyorum. Gerçekten bugün belediyelerimiz yaptığı uygulamalarla bizi her geçen gün daha da onurlandırıyor, daha da gururlandırıyor ve sosyal demokrat, halkçı, kamucu anlayışımızı sürekli olarak halkla buluşturuyor. Öyle görünüyor ki iktidar bundan çok rahatsız ve ilk seçimlerde iktidara geleceğimizi onlar da gördükleri için bizim belediyelerimizi, belediye başkanlarımızı kıskaç altına almaya çalışıyorlar. Kimine 'ya bize katıl ya hapse atıl' diye tehditlerde bulunuyorlar. Kimi bu tehditlere boyun eğiyor, kimi de onurlu bir şekilde mücadelesini sürdürüyor. Bugün de yine Bolu Belediye Başkanımız Sayın Tanju Özcan sırf çocuklara, gençlere burs imkânı sağladığı için mesnetsiz bir iddiayla, irtikap iddiasıyla gözaltına alındı. Biz bunu reddediyoruz. 'Tanju Başkanımızın arkasındayız' diyoruz. Tüm onurlu, halkçı, sosyal demokrat belediyecilik anlayışıyla halka hizmet eden belediye başkanlarımızın sonuna kadar arkasındayız."

IŞIK: ENGELSİZ BİR KENT HEDEFİ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ

Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık ise engellilere yönelik ilçede hayata geçirdikleri hizmetleri aktararak, "Bizler biliyoruz ki büyük değişimler bazen küçük dokunuşlarla başlar. Güçlü bir dayanışma ve iyi bir niyetle başlar. Engelli bireylerimizin eğitimde, istihdamda, sosyal yaşamda ve kent hayatında eşit haklara sahip olması bir tercih değil, temel bir insan hakkıdır. Yerel yönetimler olarak bizlere düşen, kimseyi geride bırakmayan, herkesin özgürce yaşayabildiği bir kent oluşturmaktır. Gaziemir Belediyesi olarak hedefimiz, kaldırımlarından parklarına, kültür merkezlerinden sosyal hizmetlerine kadar her alanı engelsiz hâle getirmektir. Çünkü biz gerçek kalkınmanın ancak herkesin eşit katılımıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla engelsiz bir kent hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.

ŞIRLANCI: SOSYAL DEVLETİ BİR TERCİH DEĞİL, BİR ZORUNLULUK OLARAK GÖRÜYORUZ

CHP Gaziemir İlçe Başkanı Çağrı Şırlancı da “Biz biliyoruz ki mesele farklılıklar değildir. Mesele, bu ülkede herkesin eşit ve onurlu bir yaşam hakkına sahip olup olmadığıdır. Hak temelli siyaset tam da burada başlar. Biz, bireyin engelli olması, kadın olması, yoksul olması, dezavantajlı bir mahallede doğmuş olması onu daha hak sahibi yapmaz. Tam tersine sosyal devletin sorumluluğunu daha da artırır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler sosyal devleti bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Panel açılış konuşmalarının ardından CHP Gaziemir İlçe Yöneticisi ve Aile ve Sosyal Politikalar Komisyonu Başkanı Bahar Gül Erçetin'in moderatörlüğünde, Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkanı Şükrü Boyraz, İZBB Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü Özel Eğitim Uzmanı Büşra Alpayım, İZBB Meslek Fabrikası Şube Müdürü Zeki Kapı, Avukat Esra Şenkal ve Gaziemir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Yeliz Yorulmaz konuşmalarıyla devam etti.