Güncel

CHP’li Karabat: Emekliye zam yok, faiz lobisine trilyonlar var

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, emekliye seyyanen zam için kaynak bulunamazken faiz lobilerine trilyonlar aktarıldığını belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, "Emekliye seyyanen zam için para yok. Öğrenciye okulda yemek için kaynak yok. Ama faiz söz konusu olunca trilyonlar var. Tercih meselesi ve AKP’nin tercihi daima faiz baronlarını beslemek olmuştur. AKP’nin son 23 yılının özeti şöyledir: Özelleştirme, borçlanma, sıcak para, balon büyüme ve giderek ağırlaşan faiz faturası. AKP, otoriter rejimi meşru kılmak için yıllardır sıcak parayla çarkı çeviriyor; ancak yolun sonuna geldiler. Hazine bu yükü kaldıramadığı gibi vatandaş da artık bu oyuna kanmıyor. İlk seçimde tarihin tozlu sayfalarında yerinizi alacaksınız" ifadesini kullandı.

CHP İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, "Emekiye bütçe yok ama iç ve dış faiz lobilerine trilyonlar akıtılıyor" başlığıyla sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Karabat, geçen yıl Türkiye'nin neredeyse bir önceki yılın iki katı kadar yeni borç aldığını, 2024’te 55 milyar dolar olan yeni uzun vadeli borçlanmanın, 2025’te 97,2 milyar doları geçtitiğini belirterek, "Bu bir 'rekor' değil, alarmdır. ‘Finanse edildiği sürece cari açık dert değildir’ mantığını iyi biliyoruz. Ama bu zihniyet ekonomileri çöküşe götürür. Borçla refah olmaz, sadece günü kurtarırsınız. Geleceği ise ipotek edersiniz. Üretim gücünü günden güne kaybeden, hamasetle ekonomi politikası yürüten bir anlayışla duvara toslamak an meselesidir. Gerçekler propaganda kaldırmaz" değerlendirmesini yaptı.

"BİR AYDA 10 MİLYAR DOLARDAN FAZLA KAYNAK FAİZE GİTTİ"

Dış borç faiz ödemelerinin her yıl arttığını aktaran Karabat, şunları kaydetti:

"2022: 10 milyar dolar, 2023: 15 milyar dolar, 2024: 20 milyar dolar, 2025'te 25 milyar dolar. Artış tesadüf değil, tercihin sonucudur. Üreterek değer yaratmak yerine, sıcak parayla günü kurtarma modelinin geldiği nokta budur. Borç büyür, faiz katlanır, risk artar. Sanayi ve istihdam yaratmaz, ekonomiyi borçla büyütürseniz, o borcun faizi günü gelir sel gibi önüne kattığı her şeyi yıkar. Sadece 2025’te yapılan dış borç faiz ödemesi, ortalama kurla hesaplandığında 1,1 trilyon lirayı buluyor. Ocak 2026’da bütçeden yapılan faiz ödemesi 454 milyar lira oldu. Yani tek ayda 10 milyar dolardan fazla kaynak faize gitti.

Emekliye seyyanen zam için para yok. Öğrenciye okulda yemek için kaynak yok. Ama faiz söz konusu olunca trilyonlar var. Tercih meselesi ve AKP’nin tercihi daima faiz baronlarını beslemek olmuştur. İçeride ve dışarıda faiz çevrelerini besleyen sistemin adı bu ekonomi modelidir. Borçla büyüyen ekonomi, sonunda faize çalışır. Nas’ta da böyle yaptılar, rasyonel zemin dediklerinde de aynısını sürdürdüler. Ama AKP’ye yine de yetmiyor. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti’nin simge yapıları olan boğaz köprüleri dahi satış konusu. Kamu varlıkları da borcun teminatı haline geliyor. Gerçek sürdürülebilir kalkınma üretimle olur, borçla değil. Ancak AKP’nin son 23 yılının özeti şöyledir: Özelleştirme. Borçlanma. Sıcak para. Balon büyüme. Ve giderek ağırlaşan faiz faturası. AKP, otoriter rejimi meşru kılmak için yıllardır sıcak parayla çarkı çeviriyor; ancak yolun sonuna geldiler. Hazine bu yükü kaldıramadığı gibi vatandaş da artık bu oyuna kanmıyor. İlk seçimde tarihin tozlu sayfalarında yerinizi alacaksınız."