CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, yazılı açıklamasında özel hastanelerde hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik artan ciro baskısı ile tetkik kotası dayatmalarının halk sağlığını ve hekimlik onurunu doğrudan tehdit ettiğini ifade etti.
“HEKİMLERİMİZE CİRO HEDEFLERİ DAYATILIYOR”
Hastanelerin ticari işletmelere dönüştürüldüğünü savunan İlgezdi, hekimlere her ay doldurulması zorunlu ciro hedefleri konulduğunu, gereksiz tetkik, tahlil ve ameliyat dayatmalarıyla yurttaşların sağlığının riske atıldığını ve maliyetlerin halka ve Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yüklendiğini belirtti.
İlgezdi, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Hastaneleri ticarethaneye çeviren sermaye düzeni, hekimlerimize her ay doldurulması zorunlu ciro hedefleri koymakta, gereksiz tetkik, tahlil ve ameliyat dayatmalarıyla hem yurttaşın sağlığıyla oynamakta hem de faturayı halkın ve SGK’nın sırtına yüklemektedir”
“HEKİMLER KÖLELİK ŞARTLARINA MAHKÛM EDİLİYOR”
Hekimlerin güvencesiz çalışma koşullarına itildiğini belirten İlgezdi, sağlık çalışanlarına zorla şahıs şirketi kurdurularak taşeron konumuna getirildiklerini ifade etti. Kıdem tazminatı, yıllık izin ve emeklilik gibi temel özlük haklarının ellerinden alındığını savunan İlgezdi, olası tıbbi uyuşmazlıklar veya malpraktis davalarında hastane yönetimlerinin sorumluluktan uzak durduğunu ve hukuki ve maddi yükün hekimlere bırakıldığını kaydetti.
Sözleşmelere milyonlarca liralık tek taraflı cezai şartlar ve hukuka aykırı rekabet yasakları konulduğunu belirten İlgezdi, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Zorla şahıs şirketi kurdurularak taşeron konumuna sokulmaktadır. Kıdem tazminatı, yıllık izin ve emeklilik gibi en temel özlük hakları gasbedilirken, olası bir tıbbi uyuşmazlık veya malpraktis davasında hastane yönetimi aradan çekilmekte, tüm hukuki ve maddi faturayı hekime yıkmaktadır. Üstelik sözleşmelere konulan milyonlarca liralık tek taraflı cezai şartlar ve hukuksuz rekabet yasaklarıyla meslektaşlarımız kölelik şartlarına mahkûm edilmektedir.
TTB verileri, hekimlerin nasıl bir sömürü kıskacına alındığını açıkça ortaya koymaktadır. Özel hastane sermayesi, hekimlere dayattığı şahıs şirketi sözleşmelerine gizli ciro kotaları koymaktadır. Meslektaşlarımızın üçte ikisi hak ediş ve ciro süreçlerinin şeffaf yürütülmediğini, ay sonunda haksız ve tek taraflı kesintilere maruz bırakıldığını belirtmektedir. Yönetimin belirlediği ciro hedeflerini tutturamayan hekimler ise doğrudan mobbing ve sözleşme feshi tehdidiyle yüz yüze bırakılmaktadır.”
“BU ÇARPIK SİSTEMİN BEDELİNİ YURTTAŞLAR ÖDÜYOR”
Hekimlere poliklinik sayılarına göre belirli sayıda MR, kan tahlili ve ameliyat yapmaları yönünde baskı uygulandığını belirten İlgezdi, bu hedefleri tutturamayan sağlık çalışanlarının mobbinge uğradığını ve işlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Söz konusu sistemin maliyetinin yurttaşlara yansıtıldığını savunan İlgezdi, basit şikâyetlerle hastanelere başvuran kişilerin hastane gelirlerini artırmak amacıyla gereksiz tetkiklere ve yüksek fark ücretlerine maruz bırakıldığını belirtti.
SAĞLIK BAKANLIĞINA DENETİM ÇAĞRISI
Sağlık Bakanlığının hekimlerin ve meslek örgütlerinin uyarılarına rağmen yıllardır denetimsizliğe göz yumduğunu öne süren İlgezdi, hekimlerin mesleki bağımsızlığının korunması ve özel hastanelerdeki ticari baskının sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.
İlgezdi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu hedefleri tutturamayan hekimler ağır mobbinge uğramakta, işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu çarpık sistemin bedeli doğrudan yurttaşımıza ödetilmektedir. Basit bir şikayetle hastaneye başvuran yurttaşlarımız, hastane kasasını doldurmak amacıyla endikasyonsuz tetkiklere ve fahiş fark ücretlerine mecbur bırakılmaktadır. Sağlık Bakanlığı, hekimlerin feryadına ve meslek örgütlerinin raporlarına rağmen bu denetimsizliğe yıllardır göz yumuyor. Tıp bilimi ciro hedeflerine teslim edilemez. Hekimlerimizin mesleki bağımsızlığını yok eden taşeron şirket dayatmasına son verilmeli, özel hastanelerin hekimler üzerinden kurduğu ticari sömürü düzeni derhal denetim altına alınmalıdır. İnsan hayatı sermayenin kâr hırsına terk edilemez.”




