Bozüyük Şeyh Şamil Parkı’nda bir araya gelen sendika üyeleri, sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.
ŞAHİN: “BU YOKSULLUK BİLİNÇLİ TERCİHLERİN SONUCUDUR”
Tüm Emeklilerin Sendikası MYK Kadın Sekreteri Nuran Kamalı Şahin, Cumhuriyet Meydanı’nda protestocular adına yaptığı açıklamada, ülkede derin bir ekonomik ve toplumsal kriz yaşandığını söyledi. Emeklilerin yoksullukla mücadele ettiğini, çalışanların haklarının gerilediğini ve demokratik hakların baskı altında olduğunu belirten Şahin, gazetecilerin susturulmasına, medya kuruluşlarına kayyum atanmasına ve haber sitelerinin kapatılmasına sessiz kalmayacaklarını ifade etti.
Ekonomik kaynakların emekliler ve emekçiler yerine sermayeye aktarıldığını savunan Şahin, şöyle konuştu:
“Bir yanda milyonlarca insan açlık ve yoksullukla mücadele ederken diğer yanda sermayeye kaynak aktaran, emeğin kazanılmış haklarını ortadan kaldıran, halkın iradesini yok sayan bir tek adam rejimi var. Bu ülkede kaynak var. Kaynaklar emekçiye kullanılmıyor, emekliye kullanılmıyor. Emekliye insanca yaşayacağı bir aylığı çok görenler, sermayeye milyarlarca lira aktarmakta hiçbir beis, hiçbir sakınca görmüyor. Bu yoksulluk tesadüf değildir. Bu yoksulluk bilinçli siyasal ve ekonomik tercihlerin sonucudur.
Bugün yaşadığımız sorunların çözümü yalnızca emekli aylıklarının artırılmasından ibaret değildir. Elbette insanca yaşayacağımız bir aylık, ücretsiz sağlık hizmeti ve sendikal haklarımızı istiyoruz.”
ARSLAN: “BU ÜLKEDE KAYNAK VAR”
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da hükümetin ekonomi politikalarını ve bütçedeki kaynak dağılımını eleştirdi. Emeklilere ve çalışanlara yeterli kaynak ayrılmadığını savunan Arslan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Mesele emekliye gelince, emekçiye gelince kaynak yok edebiyatı yapanlar, 24 yılın sonunda yaptıkları bütçelerle kaynağı nereye aktardıkları ortada. İşte 2027'nin bütçe maratonu başlıyor. Sadece bütçede faize ayrılan kaynak tam 3 trilyon 975 milyar. Yani dolarla ifade ettiğimiz zaman tam 80,5 milyar dolar. Sadece fon vurgunuyla doğrudan cebimizden alınan, mağdurların cebinden alınan kaynak 20 milyar dolar. Dolaylı etkileriyle baktığımız zaman tam 120 milyar dolar.
11 ilimizde yaşanan o asrın felaketinde on binlerce yurttaşımızı kaybettik. Yüz binlerce insanımız yaşam alanlarını terk etmek durumunda kaldı. O asrın felaketinin kendi rakamlarıyla açıkladıkları tutar tam 104 milyar dolar. Bugün sadece fon vurgununun bize maliyeti 120 milyar dolar. Meselenin büyüklüğü burada. O nedenle sevgili dostlar, bu ülkede kaynak var. 2002'de üç 'Y' ile mücadele edeceğiz, yasakları, yoksulluğu ve yolsuzluğu ortadan kaldıracağız diye iktidara gelenler 24 yılın sonunda daha fazla yoksulluk, daha fazla yasak ve daha fazla yolsuzukla hepimizi yüzleşmek durumunda bıraktılar.”




