Güncel

CHP'li Başkan Bozbey hakim karşısına çıktı: Mesleğim belediye başkanlığı değil!

CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 63 kişi hakkında, Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlarından açılan davanın ilk celsesi görüldü. Bozbey, 111 gündür tutuklu bulunduğunu hatırlatarak "Canımdan çok sevdiğim Bursam öksüz bırakıldı. Ben adalete sonuna kadar güveniyorum. Hakkımızda iftiralar atıldı, bunları kabul etmiyorum, yapanları lanetliyorum." dedi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 63 kişi hakkında, Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlarından açılan davanın ilk celsesinde, duruşma öncesi gerginlik yaşanmıştı.

DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK

Duruşma öncesinde görevliler, mahkeme heyetinin salona izleyici olarak 1'er sanık yakınının girmesine izin verdiğini dile getirmiş ve CHP'liler salona girmek istediklerinde polis bariyeriyle karşılaşmıştı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, içeri alınmamalarına tepki göstererek, "Ne demek başkan bey? Milletvekilinin önüne geçip, adliyeye sokmamak var mı? Kanunsuz emir" ifadelerini kullanmıştı.

Bozbey, 111 gündür tutuklu bulunduğunu hatırlatarak "Canımdan çok sevdiğim Bursam öksüz bırakıldı. Ben adalete sonuna kadar güveniyorum. Hakkımızda iftiralar atıldı, bunları kabul etmiyorum, yapanları lanetliyorum." dedi.

İddianamede yer alan, aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfın, belediye personeli, çocukları, ihtiyaç sahibi Nilüferliler ve gençlere destek amacıyla kurulduğunu ve denetlendiğini savunan Bozbey, bu çerçevede vakfın gelirlerini artırmak için bazı işletmeler kurulduğunu anlattı.

Şirketler arasındaki para trafiğine değinen Bozbey, şöyle konuştu:

"FİDE AŞ’ye ait yere okul inşaatı yapmaya karar verdik. Okul için kredi alma ihtiyacı oldu ve bankalardan kredi alarak inşaata başladık. Okul için de güvenilir inşaat yapabilecek şirkete ihtiyaç duyduk. Çünkü banka krediyi vermek için böyle bir şartı önümüze koymuştu. Biz de Muhkim D’nin sahibi olduğu Seres şirketiyle sözleşme yaparak, bankadan aldığımız krediyi olduğu gibi, yani bankanın istediği gibi Seres AŞ’ye aktardık. Böyle bir parayı aktarabilmemiz için de güvenilir birine ihtiyaç vardı, bunun için de akrabam olan Muhkim D’den destek istedim. Böylece FİDE AŞ ile Seres arasında cari hesaplar başlamış oldu."

Bozbey, okulun Seres AŞ üzerinden yaptırılmasının kendilerine daha ucuza mal olmasını sağladığını ileri sürdü.

Daha sonra başka krediler de çekildiğini ancak bazı sorunlar yaşandığını aktaran Bozbey, şunları kaydetti:

"Blokeler olunca Seres AŞ ile Fide AŞ arasındaki cari hesapların, eşim Seden Bozbey üzerinden olması için muhasebecimizin önerisi oldu. O dönemde avukatımıza da sorduğumuzda bunun ispat edilebilir bir durum olduğunun cevabını alarak bunu gerçekleştirdik. Bunun üzerine cari hesaplar eşim Seden Bozbey üzerinden yapılmıştı, çünkü eşim vakfın müdürü, kreşin kurucu müdürü ve Fide AŞ’nin şirket temsilcisidir. Fide AŞ adına gelen paralar eşime gelmiş ve Fide AŞ adına harcanmıştır, maaşlar, SGK’ler, vergiler, giderler vesaire ödenmiştir."

"BENİM MESLEĞİM BELEDİYE BAŞKANLIĞI DEĞİL"

Bozbey, kurduğu inşaat şirketinin 2009’da konkordato aldığını, bazı mal varlıklarını kaybettiklerini, aile bireyleri olarak bazı mallarını ve gayrimenkullerini yakınları ve güvendikleri dostlarının üzerine aktararak geleceklerini güvence altına almak istediklerini öne sürdü.

Belediye başkanı olmadığı dönemde aile şirketi Perçem inşaata ortak olduğunu belirten Bozbey, "Benim anlayamadığım, Mustafa Bozbey olarak belediye başkanlığı sonrasında hiç mi iş yapmayacağım? Ben inşaat yüksek mühendisiyim, mesleğimi yapacağım. Nitekim yine yapacağım. Müteahhitlik yapmışım, biliyorum. Benim mesleğim belediye başkanlığı değil, bunun bilinmesini istiyorum. Aslında inşaat yüksek mühendisiyim. Gerçek bu." dedi.

O dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem’e 2009 yılında verilen “koordinatör başkan yardımcısı” yazısına değinen Bozbey, "2009 Mahalli Seçimler sonucunda tekrar göreve geldik. Hizmetlerin sağlıklı ve halkla iletişimimizin daha güçlü olması amacıyla memur olan başkan yardımcıları dışında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun bize verdiği yetkiye dayanarak 3 meclis üyesini başkan yardımcısı olarak görevlendirdim. Bunlardan biri de mimar ve teknik konulara hakim olan, önceki dönemlerde de Mimarlar Odası başkanlığı yapan Turgay Erdem’di.” diye konuştu.

Bozbey, Erdem’e koordinatör başkan yardımcılığı görevini başkan olarak halka daha fazla zaman ayırabilmek için verdiğini iddia etti.

Mustafa Bozbey, iddianamede 30 olaydan sorumlu tutulduğunu, bunların hiçbirini kabul etmediğini dile getirdi.

Duruşma, yaklaşık 10 saat süren ilk celsenin ardından yarına ertelendi.