YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, LGBTİ+ hakları savunucularına yönelik “Ailem Güvende” adı verilen operasyonlara tepki gösterdi. Gökçen, mevcut yasal düzenlemelerde bulunmayan uygulamaların hayata geçirildiğini savunarak yaşananların toplumsal barış açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Gökçen, LGBTİ+ hakları alanında çalışan kişi ve derneklerin hedef alınmasını, hem kimliklerin hem de Meclis’te yasalaşmayan düzenlemelerin fiilen uygulanması olarak değerlendirdi.

“GEÇMEYEN YASALAR ŞİMDİ UYGULANIYOR”

“Etki ajanlığı” ve eşcinselliğe özendirmeye ilişkin düzenlemelerin TBMM’den geçmediğini hatırlatan Gökçen, bu düzenlemelerin yasalaşmamasının çeşitli nedenleri olduğunu savundu.

Gökçen, buna rağmen şimdi mevcut olmayan bir yasanın uygulanmaya başladığını öne sürerek, konunun yalnızca operasyon düzenlenen derneklerin meselesi olmadığını, tüm milletvekillerini ve TBMM’yi ilgilendirdiğini söyledi.

“TOPLUMSAL BARIŞA BÜYÜK ZARAR VERİYOR”

Gökçen, LGBTİ+ hakları savunucularına yönelik tutumun başka ülkelerde yürütülen nefret kampanyalarının Türkiye’deki yansıması olduğunu iddia etti.

Ankara Kızılcahamam’da orman yangını: Alevlere havadan ve karadan müdahale
Ankara Kızılcahamam’da orman yangını: Alevlere havadan ve karadan müdahale
İçeriği Görüntüle

Operasyonların hedefinde, kimlikleri nedeniyle şiddet ve zorbalık gören ya da intihara sürüklenen insanlara yardım eden kişilerin bulunduğunu belirten Gökçen, bu kişilerin desteğe ihtiyacı olanlara kendileriyle barışık yaşamaları ve geleceğe umutla bakmaları için destek verdiğini söyledi.

Gökçen, bu alandaki tartışmaların toplumsal kutuplaşmayı ve nefret söylemini büyüttüğünü savunarak bunun toplumsal barışa zarar verdiğini dile getirdi.

“AİLELERİN GÜVENLİĞİ İÇİN KAYNAKLAR KULLANILMALI”

“Ailem Güvende” adına da atıfta bulunan Gökçen, asıl olarak aile içi şiddetle mücadele edilmesi, kadın ve çocukların korunması ve ailelerin ekonomik olarak desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Kamu gücü ve kaynaklarının bu alanlara yöneltilmesi gerekirken başka uygulamalara harcandığını öne süren Gökçen, bunun toplumdaki şiddet sorununu daha da derinleştirdiğini savundu.

“BUNLAR BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL”

Gökçen, toplumdaki farklı hak ihlalleri ve baskı alanlarının birbirinden ayrı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Bir grubun yasaklanması, bir sanatçının hedef gösterilmesi, çocukların iş cinayetlerine karşı korunamaması, seçilmiş bir siyasetçinin tutuklanması ve LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonların aynı anlayışın farklı yansımaları olduğunu savunan Gökçen, bunlardan birinin meşrulaştırılmasının diğerlerine de zemin hazırladığını ifade etti.

Gökçen, bu nedenle hak ve özgürlüklerin korunması için bütüncül bir mücadelenin gerekli olduğunu belirterek bunun aynı zamanda bir “haysiyet mücadelesi” olduğunu söyledi.