CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ı ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Özel, iktidarın Taksim'den korktuğunu belirterek vaadini açıkladı. Özel, "CHP iktidarında işçi hangi meydanı istiyorsa o meydan işçinindir. Külliyenin bahçesini istiyorsa orası işçiye açık olacaktır" dedi.
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'samimiyet' çağrısında bulunduğunu ifade eden Özel, "Komisyon toplansın, sendikalaşmanın ve sendikalı işçinin karşısında birtakım yargı oyunları ile ortada olan bütün sorunları kaldıralım. Bu iş bitsin" şeklinde konuştu.
Özel'in açıklamaları şu şekilde:
Biz 4 Mayıs tarihinden itibaren tam kadro sahadayız. Geçmiş dönemlerde, seçimlere 3 ay kala bir soru vardı. Sandık görevlilerimiz hazır mı diye? Sandıklar sağlam mı? Buradan ilan ediyorum. Seçimlere resmen iki yıldan fazla var. Sandık görevlilerimizin hepsi hazır. 4 Mayıs günü Cumhuriyet Halk Partisi'nin 186.000 sandık görevlisinin 106.000'i ve Haziran ayında da geri kalan 80.000'i sahaya inip kapı kapı Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüş programını anlatmaya başlayacaklar.
Bu yürüyüşün ilk adımını 4 Mayıs günü 81 ilde tüm milletvekillerimiz, tüm Parti Meclisi üyelerimizden birlikte atıyoruz. Bu süreçte 81 ilde uğrayacağımız kapıların içinde, Cumhuriyet Halk Partili olanların dışındaki bütün kapılar var. Hem iktidar mensubu, hem muhalefet mensubu olan vatandaşlarımızın ve siyasi görüşüne bakmadan herkesin kapısını çalacağız.
Ayrıca kurumsal olarak, geçtiğimiz hafta 12 muhalefet partisini ziyaret etmiştim. Gitmek isteyip gidemediğim birtakım muhalefet partilerimiz daha var. O ziyaretleri de önümüzdeki günlerde tamamlayacağım ve sürdüreceğim.
Yaptığımız ziyaretlerde verdiğimiz kararlar var. Örneğin siyasi etik yasasıyla ilgili partilerimiz karşılıklı çalışmaya başlıyorlar
Bunun yanında farklı konularda partilerin ikili ilişkileri olabilir. Üzerinde uzlaştığımız pek çok konuda da hep birlikte aksiyon alabiliriz. Vatandaş bizden muhalefetin bir ve beraber olmasını, hatta Türkiye'nin kurtuluşu için partileri aşan bir Türkiye ittifakının kurulmasını ve sorunlarına çare üretecek bir iktidar değişimini bekliyor. Bunun için hangi eli tutmamız gerekiyorsa o eli tutacağız. Kimle kol kola girmemiz gerekiyorsa kol kola gireceğiz. Çünkü biliriz ki tuttuğumuz el o siyasetçiye gönül vermiş, o partiye gönül vermiş on binlerin, yüz binlerin, milyonların elidir. Biz Türkiye selamete kavuşsun diye tüm ittifaklara, tüm işbirliklerine, tüm birlikte yürümeye açık bir yol izliyoruz. Çünkü gün o gün değildir. Gün siyasi rekabetin değil, gün dayanışmanın günüdür.




