CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TİP Genel Başkanı Erkan Baş'la görüştü. İki lider ziyaret sonrası kameraların karşısına geçti.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, CHP'nin ara seçim talebi hakkında "Biz Anayasa'nın tarif ettiği ara seçim yapılması zorunluluğunu ifade ediyoruz. Ara seçim Anayasa'ya göre bir zorunluluktur, bu ülke bir Anayasa ile yönetiliyorsa o ara seçim yapılacaktır." dedi.

Özel şu açıklamaları yaptı:

Çünkü ayrışacak bir durum yok. Konuşulan her şey Anayasa eğer Türkiye'de varsa, yürürlükte ise gereğinin yapılması gerektiği hususlar. Can Atalay'ın bir an önce gelip meclis kütüğüne kaydedilip bir an önce gelip yemin edip göreve başlaması da anayasal bir zorunluluk ve bu konuda Anayasa Mahkemesi'nin kapı gibi iki tane kararı var.

Ara seçim yapılması da anayasal bir zorunluluk. Anayasanın bir önceki maddesi Cumhurbaşkanının seçilmesine seçilir diye yazıyor.

Gücünü anayasadan alıyorsun, bütün yetkileri kullanıyorsun. Bir sonraki madde 30 ay geçtikten sonra seçimlerden eksilme varsa ara seçim yapılır diyor. Buna ara seçim gündemimizde yok diyorsun. Yürütmenin gündeminde ara seçim olmayabilir. Zaten onun işi değil ki. Ara seçim yapmak yasamanın işi.


Sen güya bu anayasa değişikliği geldiğinde yani artık bakanlar ve yürütmenin başı meclisin içinden seçilmediğinde, meclise karşı sorumlu olmadığında kuvvetler ayrılığı olacak, meclis kendi işini yapacak.

Biz kendi işimizi yapacağız demiştiniz. Ara seçim yapmak meclisin işi. Gündemimizde ara seçim yok demek demek yürütmenin yasamaya müdahalesidir ve en basit deyimle siyaseten bir hadsizliktir, yetki aşımıdır ve bu da anayasayı çiğnemektir. Sen kim oluyorsun da...

Önümüzdeki günlerde çok konuşacak olduğumuz 1 Mayıs konusu var. Bu konuda da Anayasa Mahkemesinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları var. 1 Mayıs'ın Taksim'de özgürce kutlanması için bu yasağın hak ihlali olduğuna yönelik olarak kararları var. O yüzden aslında saflar çok net. Dünyada da öyle otokratlar ve demokratlar diye. Türkiye'de de dünyada, Amerika'da otokratların, kural tanımazların, ben ne dersem olacak diyenlerin, hızlı tek başına, olmayacak kararlar verenlerin Amerika şubesi Trump, Türkiye şubesi de Erdoğan. Buna karşı da Türkiye'deki bütün demokratların bir arada hep birlikte ilk başta anayasayı koruması lazım. Çünkü anayasaya sahip çıkmadan toplum düzenine sahip çıkamazsınız ve sandığa sahip çıkamazsınız.

ERDOĞAN'A YENİDEN ADAYLIK HATIRLATMASI

Şimdi Erdoğan'ın bugün ara seçim yapmayacağız dediği 78'inci maddeye pek giderse Türkiye, bir üst maddede de beş yılda bir cumhurbaşkanı seçilir diye. Onu da yapmayacağım, devam edeceğim mi diyecek? Böyle bir şey mümkün olmadığına göre o ara seçim sandığı bir an önce gelecek ve seçimler gerçekleşecek. Aramızda da değerlendirdik. AK Parti nasıl bir gerilemedeyse, biz ankette de, sokakta da, sahada da bunu görüyoruz. Düşünün yani AK Parti Kocaeli'nin, Kastamonu'nun, Afyon'un, oy kullanacağı, İstanbul 1'inci Bölge'nin oy kullanacağı, Hatay'ın oy kullanacağı illerde yapılacak bir seçimden kaçıyor.

"KAÇMA GEL YARIŞALIM"

Aslında bu illerin çoğunda 1'inci parti. Çok yüksek oyları vardı geçmişte. Kiminde %65, kiminde %70 oy aldığı coğrafyada biz şimdi kaçma gel yarışalım diyoruz. Yarışamam, anayasaya rağmen kaçacağım, seçim yapmayacağım diyor. Çünkü o da biliyor ki yapılacak olan bir ara seçimde nasıl güç kaybettiği, milletin nasıl artık onun arkasında durmadığı ortaya çıkacak ve bunun üzerine artık erken seçimden de kaçamayacak. O yüzden türlü planlamalar ve bir şekilde bu işi sulandırmaya çalışıyor. Biz ara seçim net diyoruz. Yok onlar istifa etme, yani ilk 30 aydaki %5 boşalmayı şimdi öyle bir ihtiyaç yokken sanki varmış gibi konuşup gündem bulandırmaya çalıştılar. Artık çok net durum ve takip ediyorsunuz, anayasa kürsülerinden değerli hocalar, ardı ardına hem görüşlerini açıklıyorlar hem de geçmişte bu konuda yapılmış çalışmaları paylaşıyorlar. Bu konuda hiç şüphe yok. Sadece seçimler dört yıla indiği dönemde bir fiili imkansızlık vardı. Bu madde değişmediği için. Bunun bir an önce bu kararın alınması gerekiyor.

"KURTULMUŞ'UN GÖREVİ VAR"

Ben Sayın Numan Kurtulmuş'u gelecek hafta ziyaret edeceğim. Zaten bütün taleplerimiz çok net bir şekilde aslında anayasaya uyulması noktasında ve esas olarak da Numan Kurtulmuş'un bu dönemde biraz önce söylenen, Sayın Genel Başkan'ın ifade ettiği konuyu da kapsayan ve kendisini fevkalade bağlayan bir sorumluluğu var. Niye? Bir komisyon kuruldu, terörsüz, demokratik Türkiye. Komisyon oy birliği ile bir rapor çıkardı. Başkanı Numan Bey. En temel yaklaşımı Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum. Şimdi sen bununla ilgili hep birlikte çalışılmış ve o altında bütün partinin ortak imza attığı komisyonun başkanısın. Özgül örnek, birincil örnek seçilmiş bir milletvekili hapiste.

Anayasa Mahkemesi de 1'inci kararıyla çıkmalı demiş. 2'nci kararıyla da alt kademe mahkemenin bir kararı okunması mevzununda, yok hükmündedir demiş. Meclise derhal görevini yap demiş. E sen kendi imzam var. Komisyon başkanısın. 1 hemen buradan başla. 2 AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasında artık normal vatandaş, milletvekili ve seçilmiş meclis başkanı sorumluluğunun ötesinde tüm partilerin bir araya geldiği komisyon metninin, komisyonun başkanı metnin sahibi olarak bütün taahhütlerin ötesinde bir görevi var.

O konuda biz bu hafta toplam 13 parti ile çalışarak kendisine gideceğiz öncelikle ve artık Meclis Başkanı görevleri içinde partiler arasındaki işte görüşmeleri, uyumu sağlamak, belli konularda üzerine düşen görevleri yapmak ve daha fazlası bu attığı imzanın gereğini yapmak konusunda Numan Bey'in böyle izleyici, hak veren, nazik tutumunun ötesinde sorumluluk alan, gereğini yapan net bir tutum sergilemesi gerekiyor. Aksi durum, biraz önce sayın başkanın dediği gibi, kendisini kendi milletvekiline sahip çıkamayan, imzasına sahip çıkamayan, üzerine yemin ettiği anayasaya uymayan uymayanlara da herhangi bir tutum alamayan bir yere getirir.

Biz Sayın Kurtulmuş'un bu pozisyonda kalmasını asla arzu etmeyiz. Bu konuda zaten tarih önünde sorumluluk olduğu gibi, millet önünde de hepimizin görevlerde sorumluluğu var. Ve ayrıca da ben Sayın Genel Başkanım'la İran Savaşı, dış gelişmeler, bu konuda Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin ortaya koyduğu öneriler noktasında Partimizin çalışması ile ilgili de kendisine bilgi de verdim. Ayrıca bir etik, siyasi etik yasası var. tüm siyasetteki genel başkanların, cumhurbaşkanının, bakanların ve yerel yöneticilerin hesap vermesi, mal varlıklarını açıklamaları ve nasıl edindikleri konusunda toplumun tatmin olması noktasındaki çalışmamız var. O konuda da geçtiğimiz yıllarda da kendileri Parti olarak çok net bir tutum takınmışlardı. Bu durumda da Siyasi Etik yasasında da bu konunun gündemleşmesi ve arkasında hep birlikte durmamız konusunda da bir mutabakatımız oldu.

İTTİFAK SORUSU

E-devlette şok: Yüzlerce taşınmaz hazineye ve başkalarına geçmiş!
E-devlette şok: Yüzlerce taşınmaz hazineye ve başkalarına geçmiş!
İçeriği Görüntüle

TİP ile bir ittifak görüşmesi oldu mu sorusuna da Özel şöyle yanıt verdi:

Yani seçim ittifakı konusu çok şimdi konuşulması çok erken bir mevzu ama otomatikman şöyle bir şey var. Bütün dünya otokratlara karşı bütün demokratların ittifakının zorunlu kılındığı bir siyasi atmosfer içinde bu belki 3. Dünya Savaşı'nın çıkmaması için bile gerekli olan bir şey. O yüzden otokratlara, kural kanun tanımazlara, dünya düzenini yıkıp yerine kendi düzenini kurmak isteyenlere karşı bir ittifakın her zeminde aranması lazım. Biz de seçim yaklaştıkça bu zeminleri mutlaka arayacağız. Çünkü kurtuluş yok ya tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz bir meydan sloganından çok içinde bulunduğumuz dönemin mottosudur.