CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri'de Aile Dayanışma Ağı ile birlikte açıklama yaptı.
CHP lideri Özel şunları söyledi:
Nihayet bugün arkadaşlarımız hakim karşısındalar ve nihayet bugün kendilerine yöneltilen suçlamalara yanıt verme imkanı buluyorlar.
Bu bundan 7-8 ay önce olabilirdi. Niye olmadı? Sırf karşınızda hep birlikte olduğumuz bu kıymetli aileleri, eşleri, çocukları, anneleri, babaları baskı altına almak, onların üzerinden arkadaşlarımızı yıpratmak ve savcıların teklif ettiği iftiranamelerle birbirlerini suçlamalarını ve bulamadıkları kanıtı suni olarak üretmek için bu zulmü bugüne kadar yaptılar.
Türkiye'nin dört bir yanında benzer davalar oluyor, görülüyor. İddialar oluyor.
Bu iddialara karşı iddianame hazırlanıyor hızlı bir şekilde.
2 haftada, 3 haftada. Buradaki savcıların 110 kişilik dosyaya 4 günde iddianame hazırladık diye kendi rekorlarını söyledikleri var.
Ama şu anda aramızda 8 aydır, 8 aydır, 9 aydır eşinin iddianamesini bekleyen arkadaşlarımız var.
Oğlunun ittianamesini bekleyen arkadaşlarımız var.
Aile dayanışma ağının içinde çok farklı farklı mağduriyetleri olan ama ortak yanları sevdikleri bu iktidarı rahatsız etme suçunu işlemiş olan insanlarla birlikteyiz.
"İFTİRALARA MUHATAP OLAN AİLELER BURADA"
Burada bugün Aziz İslam Aktaş suç örgütünün iftiralarına muhatap olan aileler burada.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Operasyonuna muhatap olan aileler burada ve haklarında henüz
iddianamesi yazılmamış belediye başkanlarımızın, belediye çalışanlarımızın aileleri burada.
3 ana kategoride mağdur ailelerle bugün karşınızdayız. Bir an önce iddianamesi yazılmamış arkadaşlarımızın. Örneğin Gaziosmanpaşa Belediyesi. Onun suçu ne biliyor musunuz?
Onun suçu şu anda içeride olmasının sebebi kendisinin Gazi Osmanpaşa'dan Hakan'ın çok oy alıp belediye meclisinde Hakan kadar çok oy alamadığımız için belediye meclisinde çoğunluğumuz olmama suçu var.
Bu yüzden Hakan'ı aldılar, tutukladılar. Yerine içeriden bir AK Partiliyi seçtiler. Hakan'a iddianame yazacakları suç bulamıyorlar.
Orayı eşeliyorlar burayı deşeliyorlar. İddianameyi yazsalar Hakan çıkacak belediyenin başına geçecek.
Belediye AK Parti'den CHP'ye geçecek. Hakan'ın suçu sorunu bu. Bu yüzden yazmıyorlar.
Benzer durumda olan çok sayıda arkadaşımız maalesef iddianame bekliyor. Oysa Hakan'ı ilk gözaltına aldıkları gün şöyle yapmışlardı.
Belediyenin kasasından dolar çıktı görüntülerini yayınladı bu kıymetli kardeşlerim bu canım kardeşim. Biz sonra dedik ki buna ya ben hemen dedim ki olmaz öyle şey. Belediyenin kasasında dolar ne gezer dedim.
Arama tutanağını getirin dedim. Arama tutanağı 15-20 dakika sonra faxlandı. Belediyenin kasasında yapılan arabada belediyeye ait resmi mühür ve devir teslim sırasında yapılan sunumun içinde bulunduğu hard disk bulundu dedi. Biz bu kardeşler mi aradık. Siz kamu yayıncısısınız. Nasıl bu yalanı attınız dedik. Dediler ki elimizde görüntü yoktu. O görüntüleri bize bu kardeşim yolladı. Anadolu Ajansı. Nasıl yaparsınız dedik. Bunları aradık. Dediler ki onlar stok görüntü. Adında yazıyor zaten dolar çıkan kasa. Biz bu görüntüleri bu kardeşlerin hepsine yolladık.
Bu kıymetli kardeşimin editörü o görüntüyü seçmiş. Bizim suçumuz yok dedi bu. O görüntüler bu olaya özel değil dedi. O görüntüler kasadan dolar çıkan diye yazınca o görüntü geliyor önüne dedi. Stok görüntü dedi. Biz bunlara dedik utanmıyor musunuz?
Dediler utanmadık. Talimat büyük yerden. Biz Hakan'ı suçlu ilan etmek için bu görüntüleri böyle kullandık dediler. Böyle demediler de diyemedikleri bu. Tayyip Erdoğan savcıya demiş, Hakan'ı al ki belediyeyi ben alayım. Savcı almış, sonra bunlara demişler ki suçlu göster ki millet demesin diye aldınız diye.
"SABAH 5'TE YILAN SOKMAZ"
Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Bu haldeyiz. Yalandan iftiradan bıkmış, usanmış durumdayız ama kimse bizi yıldırabildiğini düşünmesin. Bak burada yılan kimse yok karşınızda. Yılanlar belli. Sabahın 5'inde yılanın sokmayacağı saatte gelip milletin seçtiği belediye başkanının kapısına dayanan o insanları dayandıranlar belli.
O vakitte adamı yılan sokmaz. Hangisine söylediğiniz de gelmedi? Hangisine söylediğiniz de ifade vermeye gelmedi. Bir belediye başkanı ifade vermemeye vermeye gitmez mi? Bugüne kadar yüzlerce binlerce belediye başkanı çağrıldığında ifadeye gitti. İddianameler düzenlendi. Yargılandı. Beraat eden etti. Suçu olan varsa cezasını çekti.
Buna itirazı olan var mı? Yok. Bizim zorumuz yapılan işin tamamen siyasi olması, algı operasyonu olması, Tayyip Erdoğan'ın iktidarını sürdürmek için yürütülen bir operasyon olmasından kaynaklanıyor. O yüzden biraz önce Dilek Hanım'ın dediği gibi bu vakitten sonra artık bu mahkeme için tutuksuz yargılama şarttır.
İstanbul Büyükşehir için tutuksuz yargılama şarttır. Tüm arkadaşlarımız için iddianame yazılması ve tutuksuz yargılama şarttır.
Bu insanları içeride tutmak Mussolini'nin ön infaz yöntemidir. Yani yargılamadan önce infaz etmektir. Yani başımızdaki diktatörün rejimi bu muhalifi içeride tutmak istiyor. O yüzden biz bunu tutukladık demek Mussolini yöntemidir. Bunu Mussolini yapıyordu. Buradaki ya arkadaşlarımızın bir gün daha tutuklu kalması Mussolini'nin yargılamadan önce verdiği infazın takidir.
Yoksa delilleri topladın, ifadeleri aldın. Oyalandın oyalandın. Aylar yıllar geçti. Neredeyse bir yıl oldu. İddianameyi yazdın. Yargılama başladı. Daha ne tutukluluğu ya. Öyle ki şu anda buraya bu salona dün pahalı makam aracından, evinden gelen bu suç örgütü dedikleri yapının başındaki kişi 770 yılla yargılanan Aziz İstan Aktaş tutuksuz yargılanıyor. Neden? Deliller toplanmış. Kaçma şüphesi yok. Varsa işte ev hapsi vermiş kendince. O evinde oturuyor. Biraz önce konuşan Adana'dan Kadir Haydar Zeydan Karalar Oyatekin şu anda ceza alsalar yatarları kalmamış olan arkadaşlarımız tutuklular. Öyle ki Zeydan Karaların şu anda hükmü kesinleşse istediği cezayı verse eve yollayacak. Yargılama sürüyor diye tutuklu oluyor. Olacak iş değil arkadaşlar.
Bütün mesele Zeydan gidince Adana'da hizmet edecek, CHP'yi büyütmeye devam edecek. Kadir gidince kendi ilçesinde hizmet edecek partisini büyütmeye devam edecek. Ekrem işin başına dönmesin. Kreş açacak, bizi yıpratmaya devam edecek. Hizmet edecek, yıpratmaya devam edecek. Yerime geçecek. Bu bir siyasi mücadele, hukuki mücadele değil ki. Siyasi mücadele siyaset alanında yapılır. Mahkeme salonlarında yapılmaz. Mahkeme salonunda yargılama yapılır. Soru sorulur. Cevap alınır. Karar verilir. Bu kadar.
"HAYSİYET CELLATLIĞI"
Bu kadar haysiyet cellatlığının bu kadar bu insanların her birisi, her birisi sabahleyin 5'te kapıya polisin dayanmasıyla yürekleri ağzına gelmiş insanlar. Bu muameleyi başkasına yapmıyorlar. Sadece Tayyip Bey'i razı eden siyasilerin annelerine, eşlerine, çocuklarına, kardeşlerine yapıyorlar. 700 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş evinde yatıyor.
Ceza alsa yatarı kalmamış olan arkadaşlar Silivri'de yatıyor. Böyle saçmalık olur mu? Bazı arkadaşlarımız hiçbir suçluyu kötülemek istemem ama suç makinalarıyla birlikte 40 kişilik koğuşlarda yatıyorlar. Psikolojisi bozuk, her an her şeyi yapabilecek bazı kişilerle aynı koğuşu paylaşmak zorunda kalıyorlar.
Aziz İstan Aktaş denen suç makinesini devletin verdiği 10 tane koruma koruyor. Olmaz. Bunun katlanılır bir tarafı kalmamıştır. Ayıptır. Buradan bir kez daha hatırlatıyorum. Burası Silivri. Buraya ülkenin Genelkurmay Başkanını koydular. Tayyip Bey dedi ki bu terör örgütü başkanı. Ben de dedim ki o zaman hayır.
Bu masum onurlu bir Türk askeri. Buraya Mustafa Balbay'ı koydular. Ben o milletvekili dedim. O dedi darbeci. İp olsaydı iki kere asmışlardı Mustafa Balbay'ı da İlker Başbuğ'da. Mehmet Haberal, biz dedik ki o bir milletvekili ve iyi bir doktor. Bunlar dedi darbeci, terör örgütü üyesi. İdam kalkmamış olsa bugün asılmıştı bu arkadaşlar. Tayyip Erdoğan'ın düzeni bu arkadaşları asmıştı.
Bugün bu arkadaşlara o suçlamaları yönelten savcıların hepsi ya firari ya hapiste. Mustafa Balbay 13. kitabını yazıyor namusuyla alnı açık başı dik. Mehmet Haberal organ nakli yapıp hayat kurtarmaya çalışıyor. İlker Başbuğ alnı açık başı dik dimdik ortada geziyor. Hepsinin masumiyeti çıktı. Ama onları burada 5 yıl yatırdılar. Kim yatırdı? Tayyip Erdoğan yatırdı. Kime talimatıyla o zaman Zekeriya Öze talimatıyla. Bu masum insanların eşlerini kim yatırıyor? Çocuklarını babalarını Kim yatırıyor? Aynı zihniyet yatırıyor. Bu anneyi evladından ayrı bırakan zihniyet aynı zihniyet. Rejime düşman bunlar diyor. Bunları bırakırsak iktidar değişecek diyor.
"MESELE BUNDAN İBARET BAŞKA BİR ŞEY YOK"
Değişmesin. Açlık sürsün, yoksulluk sürsün, sefalet sürsün, zulüm sürsün. Bunlar içeride sürünsün. Ben de keyif süreyim diyor. Mesele bundan ibaret. Başka bir şey yok....
Mesele bundan ibaret. Yoksa biz niçin canlı yayın isteyelim? Ve eğer veremeyeceğimiz cevaplar olsa AK Parti neden canlı yayın olmaz desin?
Devlet Bahçeli canlı yayınlansın demiş mi? Tayyip Bey'e sormuşlar. Devlet Bey uygun görmüş, doğru söylemiş demiş mi? Ana muhalefet istiyor mu? Hepimiz istiyor muyuz? Ne engel? Engel şu. O günlerde Tayyip Bey'e söylenen merak etmeyin biz bunları tepeledik.
Dayanamazlar. Birbirlerini suçlattıracağız. Ortada para yok ama iftirayla, itirafla bilmem neyle bu suçun işlendiğini ikna edeceğiz. Bu iftiracıların ve anayasada diyor ki bir kişi gizli tanık da söylese ya da itirafçı da söylese sırf söylediğinden olmaz. Şu suçu işledi deyince ona bir kanıt daha bulacaksın. O bir kanıt da bulamıyorlar. Bir kanıtı, bir kanıtı yüzlerce suç söylüyor. Şunu yaptı, bunu yaptı, bunu yaptı. Herhangi birinde bir kanıt yok. İkinci bir kanıtla destekleyemiyorlar. Aha da o noktadayız. O yüzden canlı yayın yok. Aha işte Kadir Haydar içeride ilk ifade veren belediye başkanı. Canlı yayın olsa bugün tıraş yapan berber yok artık abi ya. Görüyorsunuz mu? Adamı neyle suçluyorlar. Adam ne cevap verdi diyecek. Berber tıraş yaparken canlı yayında müşterisine ki o müşteri büyük ihtimalle AK Partili olabilir. Ona abi görüyor mu ya? Hakikaten haklıymış adamlar demesin diye canlı yayın yapmıyorlar. Son ütücü ütüyü yaparken hadi canım bu kadar da olur mu demesin diye canlı yayın verdirtmiyorlar.
MHP'YE ÇAĞRI! "HAFTAYA SALI MECLİS AÇILIYOR"
Manav böyle doldururken mandalinayı duydun mu abla ya? 10 aydır bunun için adam içeride tutulur mu demesin diye canlı yayın yok. Varsa Hodri meydan. Dün MHP Fethi Yıldız Sayın Fethi Yıldız demiş ki keşke canlı yayın olsa. Ya dedim ki ne keşkesi ya. Haftaya salı meclis açılıyor mu? Haftaya salı. Sabahleyin Fethi Yıldız tek imzalı kanun maddesi bir cümle. Gerekçede kamuoyunun yakından takip etmesi için canlı yayın yapılabilir. Bir madde, bir yürürlük maddesi yayınlandığı tarihte. İki maddelik kanunu koy oraya kardeşim. Yaz gerekçesini. Öğleden sonra Adalet Komisyonu'nda görüşülecek. Konu bu kadar net. Kabul edenler, etmeyenler edildi. 48 saat bekleme süresi var kanunun sadece. Ama bütün gruplar ister imza atarsa danışma kurulunda süreye uyulmayabiliyor içtüzük gereğince. Öne çekebiliyorsun acil durumlarda. O imzayı da vereceğiz. Ben vereceğim. Herkes verecek bütün partiler.
Salı günü akşam 19.30'da sıra sayısı basılmış, dağıtılmış şekilde genel kurulda. Söz de talep etmiyoruz. Kamuoyu biliyor. Hepimiz söz vermişiz. Oya sunulacak 19.35'te kanun geçecek. 20'de sarayda. Madem Tayyip Bey diyor ki Bahçeli'yi kırmam yaparım. 20.30'da onayda gece 12'de resmi gazeteden çıkar arkadaşlar. Bunun önünde hiçbir engel yok. Var diyen çıksın ortaya. Haftaya salı günü 24'te bu kanun resmi gazetede yayınlanmış olur. Hodri meydan. Sen tıraş yapan berberi, son ütücü abiyi, manavdakini ikna edebileceğini düşünüyorsan çık karşımıza. Biz güveniyoruz arkadaşlarımıza. Biz arkadaşlarımıza, kardeşlerimize güveniyoruz kardeşim. Bak bu kadar aile çıkmış. Gözünüzün içine bakarak canlı yayın istiyoruz.
Ve artık bırakın evlatlarımızı, eşlerimizi, kardeşlerimizi, babalarımızı eve gelsinler. Evden mahkemeye gelsinler istiyoruz. Adam gelmiş burada dedi ki 4 milyon TL verirseniz babanızı serbest bırakırım. Ailede geldi bize dedi ki bir avukat geldi böyle yaptı. Bize de savcının sesini dinletti. Savcıyla telefonda konuşturdu. Aldık bunları. Şikayet ettik. Yani parayı vermediler. Paraları yok. Şikayet ettik. Bu haber ben dilekçeyi verdiğimde adam telefonunu İstanbul'da bıraktı. Başkasından ödünç bir arabaya bindi. Antalya'dan tekne ayarladı. Antalya'da tekneye 52 km'si kalmışken jandarma durdurdu gözaltına aldı. Getirdi buraya. Bu avukat iftira atarsanız 4 milyon TL verir ve birbirinizi suçlarsanız babanızı bırakırım diyen avukatı yurt dışına kaçarken yakaladılar. O tutuklu değil arkadaşlar. Ona ev hapsi verdiler. Ona ev hapsi verdiler.
"ÇERÇİOĞLU TAYYİP BEY'İN DİBİNDE"
Onun kaçma şüphesi yok yani. Böyle cezaevine koymaya gerek yok onu. Bu mu adalet? Bu mu adalet? Onlar o cezaevine girmeyecek. Aziz İhsan Aktaş 700 yılla yargılanıyor. Adam diyor ki ben buradaki herkese rüşvet verdim diyor. İspatla ispatım yok. Suç örgütü kurdum ben diyor. Biz Türkiye'deki bütün belediyelerde bu suçu işledik diyor. O tutuksuz yargılanıyor. İftira ettikleri tutuklu. Peki söyledikleri içinde kim var? En çok bu işi nerede yapmış? Aydın Büyükşehir'de.
O nerede? Tayyip Bey'in kolunun yanında. Tayyip Bey'in dibinde. Tayyip Bey onu övüyor şimdi. Neden? Çünkü Aziz İhsan Aktaş'a bütün CHP'li belediyelere iş yaptığı bütün CHP'li belediyelere iftira attırdılar. Aydın'ın iftirasından önce Aydın'a gösterip ya Silivri'ye gireceksin ya AK Parti'ye geçeceksin dediler. AK Parti'ye geçti diye hanımefendi el üstünde. Tayyip Bey onu övüyor sosyal belediyeciliğin en iyi uygulamasını yapıyor diyor. Düne kadar iftira attırıyordu, içeri attırıyordu. Sözde topuklu efe topuklayıp da kaçınca AK Parti'ye onun oğlu yok mesela burada.
Neden yok? Neden yok? Çünkü onlar AK Partili. Böyle bir şey var mı? Bütün vatandaşlara soruyorum. Bir iftiraya muhatap olan CHP'liyse CHP partisinde kalıyorsa hapse girecek evlatları, eşleri bu hale gelecek. AK Parti'ye geçiyorsa hayat sürecek.
Şu çocuğun gözünün içine bakın da bu ülkede adalet var deyin bakalım. Bu annenin bakın gözün içine. Bu eşin gözünün içine bakın. Bu ülkede adalet var deyin. Ama bu filiz hanım. Buğra'nın eşi. Haziranda nikahları vardı. Buğra içeride diye nikah burada yapıldı. Benim nikah şahidi. Filiz Hanım'a nikahının fotoğrafını vermediler ya. Cezaevinde nikah kıyıldı. Fotoğraf vermiyorlar zulm olsun diye. Bak benim olduğumu da verme. 60 boz çektiler orada. Bir tek, bir tek filizle Buğra'nın fotoğrafını vermiyorlar. Şu filiz hanımın bakın da gözünün içine bakın, bakın, bakın, bakın. Anadolulu teyzeme söylüyorum. Bu yeni geline reva mı bu? Bu yeni gelinin gözüne bakın da iyi yapıyor Tayyip Bey deyin. Yapmayın arkadaşlar. İnsafı olan, vicdanı olan bu işlerden vazgeçsin artık.
"ALLAH SİZİ NASIL BİLİYORSA ÖYLE YAPSIN"
Bir yıllık evli gel. Bak, bak, bakın onun gözünün içine. Kocasının mühür çıkan kasasına dolar montajlayan TRT. Al. Ne diyorsun diye sor bakalım. Sor. Onun vergisinden yayın yapıyorsun sen. Bizim vergimizden yayın yapıyorsun. Kasadan mühür çıktı. Para çıktı yalanı attınız. O gün daha 5 aylık evliydi.
Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın.
Nasıl biliyorsa Allah sizi öyle yapsın. Bu kadar zulmün, bu kadar zulmün bir bedeli olacak elbet. Bu dünyada olmasa öbür dünyada olacak. İki elimiz yakamızda. Kimse helallik istemesin. Hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz. Etmiyoruz. Hani böyle helal ediyor musun diye soruyorlar ya. Vallahi de billahi de bu zulmü yapanlara hakkımız helal değildir. Helal etmeyeceğiz. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, savunana, sürdürene. Yazıklar olsun hepinize. Bak bu insanların bir gözünün içine bakın. Ses çıkarmayanlar. Aile dayanışma ağı. Ne yapıyor bunlar biliyor musunuz? Birbirine tutunuyorlar ki düşmesinler diye. Siz düşeceksiniz. Siz sizi düşüreceğiz. Siz düşeceksiniz. İktidardan da düşeceksiniz. Haksız yere oturduğunuz o kürsülerden de düşeceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Bu yeni gelinin masumiyetine bu genç evlinin masumiyetine ödeyeceksiniz. Bu annenin gözyaşında boğulacaksınız. Başka bir diyeceğim yoktur.