Türkiye’de uyuşturucuyla mücadelede operasyonlar sürerken cezaevlerindeki 182 bin 693 kişilik uyuşturucu bağlantılı hükümlü ve tutuklu nüfusu dikkat çekti. Uzmanlar, rehabilitasyon eksikliği ve aşırı yoğunluğun suç bağlantılarının büyümesi riskini artırabileceğine işaret ediyor.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre; ağır ceza avukatı Dursun, cezaevlerindeki rehabilitasyon açığına dikkat çekerek “Cezaevleri bir network aracına dönüşmüş durumda. Cezayı yalnız mahkûma değil, topluma da veriyoruz” dedi.

İktidarın 2026’yı “Organize Suç Örgütleri ve Uyuşturucuyla Mücadele Yılı” ilan ettiği Türkiye’de resmi veriler, mücadelenin cezaevi, tedavi ve rehabilitasyon ayağındaki açığı ortaya koydu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıkladığı verilere göre cezaevlerinde uyuşturucu bağlantılı suçlardan 182 bin 693 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. Yaklaşık 15 milyar liralık Bağımlılıkla Mücadele Programı bütçesinin 9.4 milyar lirası Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ayrılırken altı ilde planlanan toplam 275 yataklık AMATEM-ÇEMATEM yatırımı için 2026’da 241 milyon 410 bin TL ödenek kondu. Ağır ceza avukatı Elif Narin Dursun ise cezaevlerinin kullanıcı, satıcı ve farklı suç çevreleri arasında yeni bağlantıların kurulabildiği bir alana dönüşme riski taşıdığını belirterek “Cezaevleri bir network aracına dönüşmüş durumda. İçeriye ıslah olması için gönderdiğimiz kişi dışarı çıktığında kimi zaman daha fazla şey öğrenmiş oluyor” dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin 1 Temmuz’da yaptığı açıklamayla 2026’nın “Organize Suç Örgütleri ve Uyuşturucuyla Mücadele Yılı” ilan edilmesinin ardından operasyonlar hız kazanırken cezaevlerindeki yoğun uyuşturucu nüfusu yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi: Uyuşturucu suçuyla cezaevine giren kişi, infaz sürecinde daha geniş bir uyuşturucu ve suç çevresiyle bağlantı kurarak mı çıkıyor?

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 20 Şubat 2026’da açıkladığı verilere göre uyuşturucu ticareti suçundan 82 bin 619 hükümlü ve 28 bin 843 tutuklu, uyuşturucu kullanma suçundan 67 bin 378 hükümlü ve 13 tutuklu, diğer uyuşturucu suçlarından ise 3 bin 682 hükümlü ve 158 tutuklu cezaevlerinde bulunuyor. Toplam sayı 182 bin 693’e ulaşıyor.

DAHA RİSKLİ KULLANIMLAR

Türkiye’de cezaevinde kurulan uyuşturucu bağlantılarının tahliye sonrasındaki etkisini ortaya koyan kapsamlı ve kamuya açık bir resmi veri bulunmuyor. Ancak uluslararası çalışmalar cezaevlerinde uyuşturucu dağıtım ağlarının oluşabildiğini gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü de bazı kişilerin uyuşturucu kullanmaya ilk kez cezaevinde başladığını, bazılarının ise içeride yeni maddelere ya da daha riskli kullanım biçimlerine yöneldiğini bildiriyor.

‘ISLAH ETMEKTEN UZAĞIZ’

Ağır ceza avukatı Elif Narin Dursun, Türkiye’nin farklı kentlerindeki cezaevlerinde bulunan müvekkilleri üzerinden infaz sistemini yakından takip ettiğini belirterek cezaevlerinin yeni suç bağlantılarının kurulabildiği alanlara dönüştüğünü söyledi.

Dursun, “Adana’sından Mersin’ine, Gümüşhane’sinden Bayburt’una, Sincan’dan Maltepe ve Silivri’ye kadar çok sayıda cezaevindeki durumu biliyoruz. Bunu havadan söylemiyoruz, bizzat müvekkillerimiz yaşıyor.

Cezaevleri bir network aracına dönüşmüş durumda. Çünkü ıslah etmekten çok uzağız” dedi. Cezaevlerindeki aşırı kalabalıklaşmanın rehabilitasyonu zorlaştırdığını savunan Dursun, bazı kurumlarda kapasitenin çok üzerinde mahpus bulunduğunu ileri sürdü.

Uyuşturucu suçlarında cezaevinde kurulan ilişkilerin daha büyük bir risk taşıdığını belirten Dursun, bir müvekkilinin yaşadıklarını örnek gösterdi. Dursun, “Uyuşturucuyu yalnızca bir yerden temin edebilen bir müvekkilim tutuklandı. Çıktığında Ankara’da altı farklı lokasyondan temin edebilmeyi öğrenmişti. Farklı suçları da öğrenmişti. Cezaevleri bir network. Öncelikle bunu değiştirmeniz gerekiyor” dedi.

‘ÇEVRELERİ GENİŞLİYOR’

Farklı bölgelerde uyuşturucu bağlantıları bulunan kişilerin cezaevinde bir araya gelebildiğini söyleyen Dursun, “Biri Sincan’ı biliyor, diğeri Keçiören’i. İçeride tanışıyorlar ve ağlarını paylaşabiliyorlar. Kişi içeriye girdiğinde tek bir bağlantıyı biliyorken dışarı çıktığında daha geniş bir çevreye sahip olabiliyor” ifadelerini kullandı. Cezaevinin amacının yalnızca cezalandırmak değil kişiyi yeniden topluma kazandırmak olması gerektiğini söyleyen Dursun, rehabilitasyon eksikliğinin bedelinin toplum tarafından ödendiğini vurguladı.

Spor salonunda cesedi bulundu: Güreş antrenörünün sır ölümü!
Spor salonunda cesedi bulundu: Güreş antrenörünün sır ölümü!
İçeriği Görüntüle

Dursun, “Ama bu cezayı biz oradaki mahkûma vermiyoruz. Cezayı kendi milletimize ve toplumumuza veriyoruz. Çünkü içeriye ıslah olması için bıraktığımız bir mahkûm dışarı çıktığında ıslah olmuş olmuyor, tam tersine daha çok şey öğrenmiş oluyor” dedi.