Cezaevlerindeki tutuklu sayısı bir ayda 5 bin 466 kişi arttı. Adalet Bakanlığı verilerine göre 1 Ağustos’ta 65 bin 227 olan tutuklu sayısı, 1 Eylül itibarıyla 70 bin 693’e ulaştı.

Ekim paketinin detayları belli oluyor: Avukatlara ruhsat indirimi, boşanma davalarına yeni düzen
Ekim paketinin detayları belli oluyor: Avukatlara ruhsat indirimi, boşanma davalarına yeni düzen
İçeriği Görüntüle

Birgün'den Mustafa Bildircin'in haberine göre; Kanun’da ‘tedbir’ olarak tanımlanan tutuklamanın cezalandırma aracına dönüştürüldüğü eleştirilerinin haklılığı ortaya konuldu. 2023'te 38 bin olan tutuklu sayısı, 1 Eylül 2026 itibarıyla 70 bin 693’e ulaştı.

Türkiye’deki yargı bağımsızlığına yönelik tartışmalar, hemen her yıl üst sıralarda yer aldı. AKP döneminde en temel alanlarda yaşanan tahribattan etkilenen adalet sistemine güven, “Siyasi kaygılarla alındığı” ileri sürülen kararlarla daha da azaldı.

Adalet sisteminde en çok tartışılan konu ise tutuklama uygulaması oldu. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102’nci maddesinde, “Ceza değil, tedbir aracı” olarak tanımlanan tutuklama uygulaması, muhaliflere yönelik adeta bir cezalandırma aracına dönüştürüldü.

CADI AVI!

Muhalefetin, “Cadı avı” olarak nitelendirdiği tutuklamalar, cezaevlerinde de yatacak yer bırakmadı. Aralarında uzun süredir iddianame bekleyenlerin ve muhalefet belediyelerinin başkanları ile gazetecilerin de yer aldığı cezaevlerindeki tutuklu sayısı, 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla 70 bini aştı.

Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, 1 Ağustos 2026 ile 1 Eylül 2026 tarihleri arasında cezaevlerindeki tutuklulara, 5 bin 466 kişi eklendi. Ağustos 2026’da 65 bin 227 olan Türkiye’deki tutuklu sayısı, Eylül 2026’da 70 bin 693’e çıktı.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, cezaevlerindeki toplam nüfus ise 434 bin 681 olarak gerçekleşti. Toplam 70 bin 692 tutuklunun yanı sıra, cezaevlerinde 363 bin 988 hükümlünün de bulunduğu belirtildi.

CMK NE DİYOR?

Tutukluluk uygulaması, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102'nci maddesinde tanımlanıyor. Kanun’da yalnızca kuvvetli suç şüphesi ve kaçma/delil karartma şüphesi var ise tutukluluk tedbirine başvurulabileceği belirtilerek, “Tutukluluk, bir ceza değil, geçici bir koruma tedbiridir” deniliyor.