İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı’nın açılışının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Buca Metrosu’nda çalışmaların devam ettiğini ifade eden Başkan Tugay, “Buca Metrosu çok büyük bir proje. Birkaç etabı var. Sadece tünelin açılması değil, trenlerin alınması, elektromekaniği… Bunların sadece bir etabıyla ilgili bir kredi anlaşması yapılmıştı. Diğer etaplarıyla ilgili de biz ön anlaşmalar yaptık. Daha önce kredi anlaşması yapılmış olan kredinin bir diliminde askıya aldılar, biraz beklettiler. Bir süredir bu sorunu yaşıyoruz ama bu inşaatın durmasına sebep olmadı. Biz kendi imkânlarımızla ödemeler yapmaya devam ettik ama bu çok büyük bir proje. Mutlaka bir finansman desteği lazım. O yüzden diğer etaplarıyla ilgili tren alımı vesaire, şu anda bekletilen krediler var. Bunları çözmemiz lazım ama inşaat durmadı. Sadece bayram döneminde biraz da makinelerin bakımıyla ilgili yapılacak işler vardı. TBM’ler yeni bir hattı kazmaya başlayacaktı. Onun öncesinde bakım gerekiyordu. O yüzden geçici olarak hem onları bakıma aldılar hem işçileri bir süre izne gönderdiler ama bu geçici bir şeydi ve şu anda çalışmaya başladı. İş, planlandığı şekilde gidiyor. Biz firma temsilcileriyle görüşüyoruz ve onlara şunu söylüyoruz; ‘Bu bizim için çok önemli bir proje. İzmir için çok önemli bir proje. Bu durmayacak. Öyle ya da böyle bunu bitireceğiz.’ Bize engel çıkarmaya çalışsalar da bitireceğiz. Devam edecek. Yapacağız” dedi.
Basın mensuplarının katı atık tesisleri hakkındaki sorularını da yanıtlayan Başkan Tugay, “Birinde Mahmut Atilla Kaya ve başka milletvekillerinin de olduğu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımızla, ilgili üst düzey bürokratlarımızla yaptığımız görüşmeden sonra şunu konuştuk; İzmir'in sadece bugün için değil 20-30 yıl sonrasını da düşünerek bir çöp master planına ihtiyacımız var. Bu çerçevede biz çöpü azaltmak, çöpü ayrıştırıp bir kısmını geri dönüştürmekle ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Ancak çağdaş çöp bertaraf tekniği, yakarak çöpleri bertaraf etmektir. Tamamını demiyorum ama geri dönüştürebildiklerimizi dönüştürelim, dönüştüremediklerimizi en son çare yakarak bertaraf edelim. Bunu zaten dünyada pek çok modern şehir uyguluyor. Türkiye'de de birkaç tane yerde var. ‘Bunun bir tanesini İzmir'e yapalım’ dedik ama bunu tamamlayan başka tesisler de yapmamız lazım. Bu böyle Yamanlar’a bir tesis yaparsanız her şey bitecek türünde bir şey değil. Burada siyaset yapıyorlar. Yine yapmamaları gereken bir konuda siyaset yapıyorlar; çöp üzerinden siyaset yapıyorlar. Aslında hayal ettikleri şey şu; İzmir'de çöpün bertarafıyla ilgili bir iş çözümsüz noktaya gitsin, ondan sonra da bunu büyük bir sevinçle karşılayacaklar. ‘Bak işte burada çöp sorun’ diye bunun üzerinden siyaset yapacaklar. Defalarca, dilimde tüy bitercesine bunu tekrar tekrar söyledim. İzmir'in sorunlu bir şehir olmasından mutluluk duymayın. İzmir'de sorunlar olduğu zaman sevinmeyin” ifadelerini kullandı.
Çöp konusuyla ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin pek çok yer önerdiğini sözlerine ekleyen Başkan Tugay, “10 tane yer gösterildi. ‘O da olmaz, bu da olmaz, şu da olmaz. Yamanlar olur’ diyorlar. Özellikle şu ilçe, bu ilçe, o bölge, bu bölge diye bir seçim yapmıyorum ama Yamanlar’la ilgili sıkıntı şu; Yamanlar'da 620 metre rakımlı bir seviyeden bahsediyoruz. Oraya çıkana kadar kamyonlar kilometrelerce döne dolaşa bir yol çıkıyor. Konum olarak ağır tonajlı araçların kolay çıkıp inebildiği bir yer değil. Ben oraya da bir tesis yapabiliriz diye düşünüyorum ama bu tesis böyle İzmir'in yükünü taşıyacak bir tesis olmamalı. Böyle yaparsak kendimizi başka bir sorun içerisinde bulacağız. Zaten İzmir’i bir tane tesis kurtarmıyor. ‘En az üç tane tesis yapalım’ dedik. Onun için önerilerde bulunduk. Yazışmalar sürüyor. ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi bu konuda hiçbir şey yapmıyor’ diyen taş olur ama kafalarında sadece Yamanlar’a yapmak ar… Yamanlar’la ilgili bu saplantılarını ben anlayamadım. Yüksekte olması, erişimin zor olması itibariyle lojistik bir sorun var. Yamanlar’a mesela kompost tesisi yapabiliriz. Yani bitkisel atıkların dönüşümüyle ilgili bir şeyler yapabiliriz ama şehrin bütün yükünü Yamanlar’a yıkamayız. Böyle bir şey olmaz. Bunları, gerçek dışı beyanlarda bulunmayı marifet sayan, siyasetini İzmir'in kötülüğü üzerine oturtmuş insanlarla değil de gerçekten konunun teknik muhatabıyla, bürokrasideki muhatabıyla, siyasi muhatabıyla konuşmamız lazım. Şu soruyu hep soruyorum, sormaya devam edeceğim. Siz kaç dönemdir milletvekilisiniz? Siz olmasaydınız İzmir'e hangi hizmet gelmezdi, bunu bana biri söylesin. Birisi kalksın desin ki ‘ben olmasaydım İzmir'e şu hizmet gelmezdi’ desin, duyayım. Bunu İzmirlilere söylesinler. Bunun cevabını vermeyenler İzmir'in kötülüğünden medet ummasınlar. Ayıptır. Milletten korkmadığınız, utanmadığınız belli; Allah'tan korkun ve utanın. Böyle bir şey olur mu? Senelerdir o konumlarda, o makamlarda İzmirlilerin vergisiyle, İzmirlilerin parasıyla saltanat sürüyorsunuz. Yeter artık. Buna bu millet ‘dur’ der, diyecektir ama yalanla, dolanla insanlara böyle kolayca kandırılabilecek muamelesi yapmayı bırakın. İnsanları kandırmaya çalışmayı bırakın” dedi.
Konuyla ilgili açıklamalarını sürdüren Başkan Tugay, “Ben kimsenin cebinden para vermesini istemiyorum. ‘Herhangi bir AK Partili çıkarsın cebinden İzmir'e para versin’ demiyorum. İzmir'den aldığınız parayı İzmir'e yatırım olarak kullanacaksınız ve siz bizim de hükümetimizsiniz. İzmir Türkiye Cumhuriyeti'nin şehridir” sözlerine yer verdi.
İzmir tarihinde bu kadar kısa sürede bu kadar fazla altyapı harcaması ve çalışma yapılmadığını, tüm bu çalışmaları İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığını kaydeden Başkan Tugay, şöyle konuştu: “Hiçbirinizin buna bir gram bir katkısı yok. 4. faz için kredi alacaktık. Vermediniz, biz yaptık, bitirdik, hizmete açtık. Türkiye'nin en büyük arıtma tesislerini biz açıyoruz. Hiçbir şehirde yapılmadığı kadar çok yağmur suyu ayrıştırma çalışmasını şu anda biz yapıyoruz. Bizim yağmur suyu ayrıştırma çalışması yaptığımız sokaklara gidiyorlar. Orası o anda şantiye, iş yapılıyor. Gidiyorlar biraz yağmur da yağınca ve su birikince ‘buralarda yol bozuk’ deyip bunun üzerine siyaset yapıyorlar. Yani kusura bakmasınlar ama bu siyasetin fakirliğidir. İnsanların fakirliğinden daha fakir görünüyorsunuz. Çünkü o insanları o hale siz getirdiniz ama içinde bulunduğunuz o kötü siyasi tablonun müsebbibi zaten sadece sizsiniz. Yalan söyleyerek, çarpıtarak bu işler olmaz. İzmir'den topladığınız vergiyi İzmir'e hizmet olarak getirmek zorundasınız. İzmir Türkiye'nin şehridir. Bu hükümet İzmir'in de hükümetidir. Dolayısıyla onların kendi işlerini yapmasını istemek kadar doğal bir şey yoktur.”
Başkan Tugay Çankaya Katlı Otoparkı’na ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı: “Esnaf derneği niye belediyeye geliyor anlamıyorum. Buranın sahibi çoğunluk hissesine baktığımız zaman belediye değil. Çoğunluk hissesi Vakıflar ve Ziraat Bankası'na ait. Gidin Ziraat Bankası'nın kapısına, Vakıflar Genel Müdürlüğü kapısına, onlara söyleyin. Bizden ne istiyorlar? ‘Otopark işletin burada.’ Bir binanın otopark olarak işletilebilmesi için oranın tapusunda ‘bu yapı risklidir’ diye bir şey olmaması lazım. Öyle bir şerh olmaması lazım. Tapusunda ‘burası risklidir’ diye şerh olan bir binayı siz otopark olarak işletirseniz suçlu oluyorsunuz. Yani bundan dolayı bir kamu suçu işlemiş oluyoruz. ‘Tapusundan o riskli yapı şerhini kaldırın, ondan sonra biz otopark işletmesini başlatalım’ dedim. Bizim dönemimizde orayla ilgili riskli yapı kararı aldırılmış da değil, 2021 yılında aldırılmış. Ondan sonra itirazlar olmuş, mahkemeye verilmiş, mahkemeler itirazları reddetmiş, karar kesinleşmiş. Orası riskli yapı olarak kesinleşmiş. Mahkeme kararıyla da riskli yapı olduğu kesinleşmiş ve binaya siz gider ‘ben burada otopark işleteceğim’ derseniz suç işlemiş olursunuz. Yapamazsınız bunu. Birinin başına bir şey gelse doğrudan siz suçlu olursunuz. O yüzden o esnaf derneğini yönlendirenler, onların o siyasetçiler olduğunu biliyorum. Öyle o kadar kolay değil İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne iftira atmak. Her şeyin cevabını alırsınız. Yanlış ve haksız şeylerin savunucusu ve tarafında olmayacaksınız. İzmir halkından özellikle ricamdır; kimin yalan söylediğine, kimin neler yaptığına bir daha baksınlar. Harmandalı'da insanları sokağa döken bir muhtar vardı biliyorsunuz, gitti AK Parti'ye üye oldu değil mi? Anladınız mı şimdi kim yapıyormuş bu işleri? Aynı şey bunların içinde de var ve bunların hepsinin arkasında maalesef böyle yapılar var, böyle zihniyetler var. İzmir halkı İzmir üzerine oynanan oyunların farkında olsun.”