Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Partisinin Büyük Kongresi’ni yaklaşık 1-1,5 ay içerisinde Ankara’da gerçekleştirmeyi planladıklarını belirten Çayır, Milli Yol Partisi’nin “milletin bir ihtiyacından doğduğunu” söyledi.
Çayır, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olmasıyla ilgili de hükümeti eleştirdi. Mersin Taşucu ile Kıbrıs’ın Girne kenti arasında düzenli olarak yolcu taşındığını belirten Çayır, yaşanan olayda sorumluların hesap vermesi gerektiğini savundu.
“HESAP SORULMAYAN SİSTEMDE SORUMSUZLULUK SÜRER”
Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturmaya da değinen Çayır, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın mal varlığı ve elde ettiği zenginliğin araştırılması gerektiğini öne sürdü.
Çayır, “Şimdi Melih Gökçek’i herkes Ankara’da tanır. Yirmi beş yıl başkenti idare etmiş. Elde ettikleri mülkleri ve zenginlikleri herhalde ticaret yaparak elde etmiş değiller. Birinin televizyonu var, birinin Almanya’ya gidip işte ticaret yapmak, mal mülk almak için uğraştığı haberler gırla gidiyor. ‘Siz bu parayı nereden edindiniz? Hangi ticareti yaptınız? Hangi alışverişi yaptınız?’ diye soran oldu mu, hâlâ kimse sormuyor” ifadelerini kullandı.
Çayır, “Sorumlusu çıkmayan, yanlış yapanların hesabı sorulmayan, hırsızdan arsızdan hesabın sorulmadığı bir sistemde hırsızlık, arsızlık, sorumsuzluk sürüp gider” dedi.
“BU ADALET Mİ?”
Muhaliflere yönelik gözaltı ve tutuklama kararlarını da eleştiren Çayır, operasyonların kişileri daha yargılama süreci tamamlanmadan toplum önünde suçlu konumuna düşürdüğünü savundu.
Çayır, “Birilerini gece yarısı baskınla alıyorsun. Çoluk çocuğunun gözü önünde itibarsızlaştırıyorsun. Ve peşinen hükümlü kılıyorsun. Bu adalet mi? Adalet istiyoruz, adalet” diye konuştu.
AMEDSPOR ÜZERİNDEN AYRIŞMA ELEŞTİRİSİ
Çayır, Amedspor, DEM Parti ve bazı sivil toplum kuruluşları üzerinden toplumda ayrışma yaşandığını öne sürdü. Statlarda ve tribünlerde kullanılan bazı ifadelerin toplumsal gerilimi artırdığını savunan Çayır, Türkler ve Kürtlerin ayrışmak gibi bir amacının olmadığını söyledi.
Çayır, “Dağda teröristin yapamadığını şu an meşru zeminde, güya demokratik ortamda çok net söylüyorum; Amedspor eliyle, başka birtakım STK’lar eliyle, DEM eliyle milleti ayrıştırmaya hızlı bir şekilde devam ediyorlar. Toplumu çok derin bir şekilde ayrıştırma işlemi başlamıştır” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUĞUNU ÜNİVERSİTEYE GÖNDEREMEYEN AİLELER VAR”
Okulların açılmasına kısa süre kala ailelerin eğitim masrafları nedeniyle yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Çayır, özellikle başka şehirde üniversite kazanan öğrencilerin barınma ve yaşam giderlerinin aileler için ağır bir yük oluşturduğunu söyledi.
Kahramanmaraş’ta yaşayan bir ailenin çocuğunun Edirne’de üniversite kazanmasına rağmen yurt çıkmadığı için gönderilmek istenmediğini anlatan Çayır, ev kirası ve diğer giderlerin aylık 60 bin liraya ulaşabildiğini savundu.
Çayır, “Çocuğunu üniversiteye gönderemeyen babalar, aileler var, Sayın Cumhurbaşkanı. Bizzat şahitliğimle söylüyorum. Çocuk, Kahramanmaraş’ta liseye okurken Edirne’yi kazanmış. Baba Edirne’ye çocuğu göndermek istemiyor. Yurt çıkmamış. Ev tutsa 20-30 bin lira, 20-30 bin lira da yemek içme parası, 60 bin lira. Adamın aldığı 40 bin lira. Simit hesabını bir daha gözden geçir” dedi.
ENFLASYON VERİLERİNİ ELEŞTİRDİ
Çayır, ağustos ayı enflasyon verileri üzerinden TÜİK ile ENAG arasındaki farka da dikkat çekti. İki kurumun açıkladığı rakamların birbirinden farklı olduğunu belirten Çayır, ekonomik politikaların vatandaşın yaşam koşullarını ağırlaştırdığını savundu.
Çayır, “ENAG diyor ki yüzde iki-üç aylık enflasyon var. Öbürü de yüzde bir. Yıllık enflasyon ENAG diyor ki yüzde 50, TÜİK diyor ki yüzde 30. O sebeple artık biz bu masal iktidarından Türkiye’yi kurtarmak zorundayız” ifadelerini kullandı.




