Brezilya’da düzenlenen devlet başkanlığı seçiminin ikinci turunda mevcut Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, Senatör Flavio Bolsonaro’yu geride bıraktı. Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi tarafından açıklanan sonuçlara göre Lula, ilk turu önde tamamlayan rakibine ikinci turda 4 milyonun üzerinde oy farkı attı.
2003-2010 yılları arasında iki dönem devlet başkanlığı yapan ve 2022 seçimlerinde yeniden göreve gelen 80 yaşındaki Lula da Silva, bu sonuçla Brezilya’nın 1980’li yıllarda demokrasiye dönüşünden bu yana dört kez devlet başkanlığına seçilen ilk siyasetçi oldu. Lula ayrıca ilk turu ikinci sırada tamamlamasına rağmen ikinci turda seçimi kazanan ilk aday olarak tarihe geçti.
FLAVIO BOLSONARO SEÇİM SONUÇLARINA İTİRAZ EDECEK
Eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun büyük oğlu Senatör Flavio Bolsonaro, seçim yenilgisini kabul etmediğini açıkladı. Bolsonaro, Yüksek Mahkeme yargıçlarından birinin seçim günü oy verme süresini iki saat uzatma kararını gerekçe göstererek sonuçların iptali için başvuruda bulunacağını belirtti.
İlk turu önde tamamlayan Flavio Bolsonaro’nun ikinci turda 4 milyonun üzerinde oy farkıyla yenilmesi dikkati çekti. Bu farkın, babası Jair Bolsonaro’nun 2022 seçimlerinde Lula karşısında aldığı yenilgideki oy farkının iki katından fazla olduğu belirtildi.
Seçim analistleri, Flavio Bolsonaro’nun kampanya ekibinin de ülkenin güneyindeki şiddetli yağışlar nedeniyle oy verme süresinin uzatılmasını talep ettiğine işaret ederek sonuçların iptal edilmesi ihtimalinin oldukça düşük olduğunu değerlendirdi.
Risk danışmanlığı şirketi RANE’nin Latin Amerika Analisti Mario Braga, önümüzdeki günlerde sağcı grupların protesto gösterileri düzenleyebileceğini ancak bunun seçim sonuçlarının değiştirilmesine yol açmasının son derece düşük bir ihtimal olduğunu ifade etti.
Flavio Bolsonaro’nun sonuçları tanımaması, babası Jair Bolsonaro’nun 2022 seçimlerindeki yenilgisinin ardından sergilediği tutumu yeniden gündeme getirdi. Jair Bolsonaro, Lula karşısındaki yenilgisini kabul etmemiş, daha sonra iktidarda kalmak amacıyla darbe planlamak suçundan Yüksek Mahkeme tarafından 27 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
YÜKSEK SEÇMEN KATILIMI LULA’NIN ZAFERİNDE ETKİLİ OLDU
Seçim araştırmacıları, ikinci turda beklentilerin üzerinde gerçekleşen seçmen katılımının Lula’nın zaferinde etkili olduğunu belirtti. Think Policy danışmanlık şirketinin kurucu ortağı Leonardo Barreto, seçmenlerin belirsizlik içeren bir değişim yerine daha önce deneyimledikleri siyasi yönetimi tercih ettiğini ifade etti.
Barreto, “İnsanlar bugün bir miktar endişe yaratan değişim ile belirli hakları güvence altına alan bilinen bir yol arasında tercih yapıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Lula, seçim kampanyasında yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin azaltılması, sosyal yardımların artırılması ve çalışanların haklarının güçlendirilmesi vaatlerini öne çıkardı. Görevde bulunduğu üçüncü dönemde işsizlik, okuma yazma bilmeme oranı ve ormansızlaşmanın tarihsel olarak düşük seviyelere gerilediğini savunan Lula, sosyal politikalarının devam edeceğini belirtti.
Seçim kampanyasının son döneminde ülke genelinde hafta sonları ücretsiz toplu taşıma sağlanması ve sosyal yardım programındaki ödemelerin yüzde 15 artırılması yönündeki vaatler de gündeme geldi. Sosyal yardımlardaki artış uygulanmaya başlanırken ücretsiz toplu taşıma düzenlemesinin yürürlüğe girmesi için Kongre’ye sunulması gerekiyor.
LULA’NIN ZAFERİ LATİN AMERİKA’DAKİ SİYASİ DENGELERİ ETKİLEYEBİLİR
Lula’nın yeniden seçilmesi, Latin Amerika’da son dönemde sağ partilerin kazandığı seçim zaferlerinin ardından bölgedeki siyasi dengeler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Seçim kampanyası boyunca rakibi Bolsonaro’nun sosyal yardım harcamalarını azaltacağını ve Brezilya’nın egemenliğini ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarına bağımlı hâle getireceğini savunan Lula, ülkesinin bağımsız dış politika izleyeceğini vurguladı.
Lula’nın zaferi, Trump yönetiminin Latin Amerika’daki sağcı hükümetlerle ilişkilerini güçlendirme politikasına yönelik siyasi bir gerileme olarak değerlendirildi. Seçim sonuçlarının ardından Trump ve ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan ilk aşamada açıklama yapılmazken Kanada Başbakanı Mark Carney ve Latin Amerikalı liderler Lula’yı tebrik etti.
Lula’nın eski Dışişleri Bakanı Celso Amorim ise seçim sonucunun bölgesel dengeler açısından önemine işaret ederek Lula’nın Latin Amerika’da denge kurulmasında önemli rol oynayacağını belirtti.
SEÇİM SONUCU FİNANS PİYASALARINDA DALGALANMA BEKLENTİSİNİ ARTIRDI
Lula’nın anketlerdeki beklentilerin aksine seçimi kazanması, Brezilya finans piyasalarında dalgalanma beklentisini artırdı. Hükümet değişikliğini fiyatlayan yatırımcıların seçim sonucunun ardından pozisyonlarını yeniden değerlendirmeye başladığı bildirildi.
Japonya’da işlem gören ve Brezilya’nın Bovespa endeksini takip eden bir borsa yatırım fonu, Lula’nın seçim zaferinin ardından yaklaşık yüzde 15 değer kaybetti. Brezilya realinin de ABD doları karşısında değer kaybetmesi bekleniyor.
LULA’YI MUHALEFETİN GÜÇLENDİĞİ KONGRE VE EKONOMİK SORUNLAR BEKLİYOR
Batı medyasında yer alan haberlere göre, Lula’nın dördüncü döneminde karşılaşacağı en önemli sorunlardan biri, sağ partilerin çoğunluğu elde ettiği Ulusal Kongre ile ilişkileri olacak.
Seçim sonuçlarına göre Bolsonaro’nun Liberal Partisi ve müttefiklerinin Temsilciler Meclisi’nde 280’in üzerinde, Senato’da ise 50’ye kadar sandalye kazanabileceği öngörülüyor. Bu tablonun Lula’nın bütçe, sosyal politikalar ve ekonomik reformlara ilişkin düzenlemelerini hayata geçirmesini zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.
Ekonomik alanda ise Brezilya hükümeti, 2027 yılında büyümenin yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının yüzde 82’yi aşması, yüksek faiz oranları ve hane halkı borçluluğundaki artış yeni dönemin başlıca ekonomik sorunları arasında gösteriliyor.
Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, Lula’nın devlet öncülüğündeki büyüme modelini sürdürmesinin beklendiğini, bu nedenle kamu harcamalarının sınırlandırılması konusunda ancak sınırlı ilerleme sağlanabileceğini değerlendirdi.
Lula, seçim kampanyası sırasında artan hane halkı borçluluğuyla mücadele amacıyla internet üzerinden bahis faaliyetlerine geçici yasak getirmiş ve yeni bir borç yapılandırma programı açıklamıştı. Yeni dönemde sağ partilerin kontrolündeki Kongre’nin iş dünyasını destekleyen yapısal reformları gündeme getirebileceği, kamu harcamalarının azaltılmasına yönelik olası düzenlemelerin ise toplumsal tepkilere neden olabileceği belirtiliyor.




