Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsa ve yatırım fonlarında son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, yaşanan sorunların sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını belirterek, piyasalarda genele yayılan sistemik bir risk bulunmadığını söyledi.
Şimşek, borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun olmadığını vurgulayarak, 2 bin 38 fonun bulunduğu Türkiye'de sorunların 131 fonla sınırlı olduğunu ifade etti.
"SINIRLI SAYIDA FONDA PİYASA BOZUCU EYLEMLER VAR"
Serbest fonların dünya genelinde daha gevşek kurallara tabi olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'de bu alana yönelik düzenlemelerin güçlendirildiğini söyledi.
Şimşek, "Sistemik risk yok. Serbest fon alanını dünyadaki uygulamalara göre çok katı kurallara bağlayan fon rehberi ağustos sonunda açıklandı. Bazı konularda geçiş süreçleri var. Teminat yapısı güçlendirildi" dedi.
Para piyasası fonlarına yönelik 2024 yılında yapılan düzenlemeye de değinen Şimşek, bu fonların belirli oranda Hazine kağıtlarına yatırım yapmasının zorunlu hale getirildiğini hatırlattı.
Şimşek, sınırlı sayıdaki fonda piyasa bozucu eylemler tespit edildiğini belirterek, "Gereken yapılmıştır. 7 portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fon SPK tarafından tasfiye sürecine konuldu. SPK tasfiyeye ilişkin kapsamlı yol haritasını ortaya koydu" ifadelerini kullandı.
"FON PİYASASININ YÜZDE 90'I SAĞLIKLI İŞLİYOR"
Fon piyasasının genel görünümüne ilişkin değerlendirmede bulunan Şimşek, yaşanan problemin sektörün tamamına yayılmadığını söyledi.
Şimşek, "Fon piyasasının yüzde 90'ı sağlıklı işlemeye devam etmiş. Buradaki sorun sistemik değil. Fon birikimi olarak bakarsanız yüzde 10-11 civarında bir rakam" dedi.
Tasfiye sürecinin yatırımcı hakları gözetilerek yürütüleceğini belirten Şimşek, işlemlerin borsa üzerinde yeni bir baskı oluşturmayacak şekilde gerçekleştirileceğini ifade etti.
Şimşek, "Sorunlu alanı karantinaya aldık. Yatırımcıların tasarrufları korunacak" diye konuştu.
"PİYASANIN YÜZDE 90'INDA SORUN YOKTU"
Piyasalarda yaşanan dalgalanmaya karşı çeşitli tedbirlerin devreye alındığını belirten Şimşek, Merkez Bankası ve diğer düzenleyici kurumların gerekli adımları attığını söyledi.
Şimşek, "Dün bir dizi tedbir açıkladık, bir kısmını da açıklamadık. Her zaman bizim bu tür senaryolara karşı A-B-C planlarımız var" dedi.
Bankacılık sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, sektörün sermaye yeterliliğinin güçlü olduğunu ve varlık kalitesinde önemli bir sorun bulunmadığını belirtti.
Piyasalardaki stresin özellikle tahvil piyasasında hissedildiğini söyleyen Şimşek, alınan tedbirlerin ardından 2, 5 ve 10 yıl vadeli tahvillerde faizlerin gerilediğini ifade etti.
"YANLIŞ YAPANLAR SONUÇLARINA KATLANACAK"
Piyasa bozucu işlemlerde bulunanlara yönelik sürecin adli makamlar tarafından sürdürüleceğini belirten Şimşek, düzenleyici kurumların gerekli işlemleri yaptığını söyledi.
Şimşek, "SPK lisans iptalinden suç duyurularına, tasfiye kararına kadar gerekli adımları attı. Bundan sonraki süreç, piyasa bozucu eylemlerde bulunup yatırımcıların birikimlerini tehlikeye atanlarla ilgili yargının süreci. Hiçbir ayrım gözetmeksizin yanlış yapanlar sonuçlarına katlanacak" ifadelerini kullandı.
ŞİMŞEK: "SAVAŞ OLMASAYDI ENFLASYON EN AZ 7 PUAN DAHA AŞAĞIDA OLURDU"
Ekonomideki son gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, savaşın enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Şimşek, "Savaş olmasaydı enflasyon en az 7 puan aşağıda olurdu. Yılı yüzde 21-22 gibi kapatırdık. Şu an yüzde 28-29 gibi kapatacağız gibi görünüyor" dedi.
Uygulanan ekonomi programının enflasyon üzerindeki etkisine de değinen Şimşek, gerekli tedbirler alınmasaydı enflasyonun mevcut seviyelerin daha üzerinde olacağını savundu.
Bütçeden de söz eden Şimşek, akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemi nedeniyle yaklaşık 400 milyar liralık gelirden vazgeçildiğini belirtti.
"YAPISAL DÖNÜŞÜMLER GÜNDEMİMİZDE"
Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde yapısal dönüşümlere odaklanacağını belirten Şimşek, özellikle sanayide yüksek katma değerli üretime geçişin önemine dikkat çekti.
Şimşek, orta-yüksek ve yüksek teknoloji alanlarında Türkiye'nin daha güçlü bir konuma gelmesi gerektiğini söyledi.
İmalat sanayisinin, para politikasının genel duruşu korunarak bütçe ve kamu imkanları ile seçici krediler aracılığıyla destekleneceğini belirten Şimşek, yeşil dönüşümün de ekonomi açısından stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin son 20-25 yılda yaklaşık 1 trilyon dolarlık petrol ve doğal gaz ithalatı gerçekleştirdiğini söyleyen Şimşek, rüzgar ve güneş enerjisi gibi kaynakların daha etkin kullanılmasının enerji ithalatını azaltabileceğini belirtti.
GENÇ İSTİHDAMINA YÖNELİK YENİ PROGRAMLAR
Şimşek, genç nüfusa yönelik yeni programların da gündemde olduğunu açıkladı.
15-29 yaş grubunda eğitimde veya istihdamda olmayan gençlere yönelik güçlü programlar hazırlanacağını belirten Şimşek, daha esnek çalışma modellerinin de gündeme alınacağını söyledi.
Şimşek, sanayi dönüşümünün yanı sıra nükleer enerji, 5G, fiber altyapı ve veri merkezleri gibi alanlarda yatırımların sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.