Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yolsuzluk yapan herkesin kim olduğuna bakılmaksızın hesap vermesi gerektiği konusunda toplumda fikir birliği bulunduğunu belirtti. Babacan, geniş anlamıyla yolsuzluk ve haksız kazanç kapsamına girdiğini değerlendirdiği uygulamaları sıraladı.
DEVLETTEKİ GÖREVİ KULLANARAK ÇIKAR SAĞLAMAK
Babacan, bir kişinin devletteki görevini ve sahip olduğu yetkiyi kendisine, akrabalarına veya arkadaşlarına çıkar sağlamak amacıyla kullanmasını yolsuzluk olarak değerlendirdi.
İmar planlarının, inşaat haklarının veya devlet arazilerinin kullanım biçiminin belirli kişi ya da şirketlere kazanç sağlayacak şekilde değiştirilmesini de aynı kapsamda değerlendiren Babacan, devlet arazileri, ruhsatlar, izinler, teşvikler, lisanslar veya diğer kamu imkanlarının belirli kişilere çıkar sağlayacak şekilde kullandırılmasının da yolsuzluk olduğunu söyledi.
Bir iş, izin veya ruhsat karşılığında hediye, ayrıcalık, siyasi destek ya da başka bir menfaat elde edilmesini de yolsuzluk olarak nitelendiren Babacan, bu tür uygulamaların kamu gücünün kişisel çıkar için kullanılmasına dönüştüğünü ifade etti.
“İHALEYİ ADRESE TESLİM HALE GETİRMEK YOLSUZLUKTUR”
Babacan, ihalelerin gerçek rekabetten kaçırılması amacıyla davet veya doğrudan temin yoluyla yapılmasını da yolsuzluk kapsamında değerlendirdi.
İhalenin baştan belirli kişilerin kazanacağı şekilde hazırlanması ve işin “adrese teslim” hale getirilmesinin de yolsuzluk olduğunu belirten Babacan, kamu kaynaklarının kullanımında gerçek rekabetin sağlanması gerektiğini savundu.
Devlet veya belediyelerin araç, bina, çalışan ve diğer imkanlarının parti ya da kişisel işler için kullanılmasının da yolsuzluk olduğunu söyleyen Babacan, bazı kişi ve grupların siyasi düşüncesi, kimliği, inancı, bölgesi veya aidiyeti nedeniyle devlet imkanlarından ayrıcalıklı şekilde yararlandırılmasını da eleştirdi.
Babacan ayrıca, yolsuzluğu gördüğü halde gizlemenin, soruşturulmasını engellemenin veya yolsuzlukları denetlemekle görevli kurumların çalışmasını engellemenin de yolsuzluk kapsamında olduğunu ifade etti.
“BİR EVİN GERÇEK DEĞERİNDEN DÜŞÜK BEDELLE ALINMASI DA YOLSUZLUKTUR”
Kamu görevinden ayrıldıktan sonra yasal sınırlamaları ihlal ederek daha önce denetlenen sektör ve kurumlarda görev alınmasını da yolsuzluk kapsamında değerlendiren Babacan, kamu görevi sırasında edinilen bilgi, belge ve nüfuzun kişisel veya ticari çıkar sağlamak amacıyla kullanılmasının da aynı kapsamda olduğunu söyledi.
BABACAN, YOLSUZLUĞUN YALNIZCA DEVLETİN PARASINI ÇALMAK VEYA RÜŞVET ALMAK ANLAMINA GELMEDİĞİNİ BELİRTEREK ŞU İFADEYİ KULLANDI:
“Bir kişinin devletin gücünü ve imkânlarını kendisi, partisi, yakınları veya belli bir grup için çıkar sağlamak amacıyla kullanması da yolsuzluktur, haksız kazançtır.”
Devlet gücü kullanılarak sağlanan bir menfaat karşılığında bir evin gerçek değerinden daha düşük bir bedelle alınmasını da yolsuzluk örneği olarak gösteren Babacan, kamu görevinin kişisel veya belirli çevrelerin ekonomik çıkarına dönüştürülmemesi gerektiğini savundu.
“YOLSUZLUĞA KARŞIYIM DEMESİNİN TEK BAŞINA BİR ANLAMI YOK”
Babacan, siyasetçilerin söz konusu davranışları yolsuzluk olarak görmesi ve bunlarla samimi ve etkili şekilde mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.
Babacan, açıklamasının sonunda, “Bir siyasetçi, yukarıda sayılan davranışları yolsuzluk olarak görmüyorsa ve bunlarla samimi ve etkili şekilde mücadele etmiyorsa, ‘Yolsuzluğa karşıyım’ demesinin tek başına bir anlamı yoktur” ifadelerini kullandı.




