DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Doğan, çerçeve yasa kapsamında oluşturulan kurullar, Suriye’deki gelişmeler, maden işçilerinin eylemi ve partinin 6 Eylül’de gerçekleştireceği kongreye ilişkin açıklamalarda bulundu.
“SÜREÇ SADECE BÜROKRATİK ALANA SIKIŞTIRILMAMALI”
Çerçeve yasa kapsamında oluşturulan kurulların çalışmalarına başlamasının önemli olduğunu belirten Doğan, sürecin yalnızca bürokratik mekanizmalar üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyledi.
Sivil toplum kuruluşlarının ve konuyla ilgili çalışma yürütmüş kişilerin de sürece dahil edilmesi gerektiğini belirten Doğan, kapsayıcı ve toplumsallaşan bir mekanizmanın oluşturulması çağrısında bulundu.
“SÜREÇ HIZ KAZANMALI”
Doğan, kalıcı ve onurlu bir barış için sürecin hukukla güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
Çerçeve yasanın kalıcı bir çözüm için başlangıç olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, Türkiye’nin çatışmadan çatışmasızlığa geçiş sürecinde bulunduğunu ifade etti.
Doğan, “Süreç hız kazanmalı. Süreç hakla, hukukla güvence altına alınmalı. Sürecin işleyişi artık şeffaf bir şekilde, olabildiğince şeffaf olmalı” dedi.
“BU ÜLKENİN İNSANLARI DAHA FAZLA ÖLÜM İSTEMİYOR”
Barışın yalnızca yasal düzenlemelerle sağlanamayacağını savunan Doğan, geçmişte yaşanan acılarla yüzleşilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’de yaşayan insanların daha fazla ölüm, kayıp ve acı istemediğini belirten Doğan, Türk ve Kürt gençlerinin artık hayatını kaybetmemesi gerektiğini ifade etti.
SURİYE’DEKİ GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRDİ
Suriye’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’deki süreçten ayrı düşünülemeyeceğini belirten Doğan, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonuna ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.
Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in Türkiye’ye davet edilmesi gerektiğini savunan Doğan, iki ismin resmi bir çağrıyla Türkiye’ye gelerek yüz yüze temaslarda bulunması gerektiğini söyledi.
“AKSU VE ÇAKIR SERBEST BIRAKILSIN”
Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin Ankara’daki direnişine de değinen Doğan, işçilerin ücret, kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etmesinin demokratik ve sendikal bir hak olduğunu söyledi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası yöneticileri Başaran Aksu ile Gökalp Çakır’ın tutukluluğunu eleştiren Doğan, işçilerin mücadelesinin sonuç verdiğini belirterek iki sendikacının serbest bırakılması çağrısını yineledi.
İMRALI GÖRÜŞMELERİ İÇİN HENÜZ TAKVİM YOK
İmralı heyetinin Abdullah Öcalan’la yeniden görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Doğan, henüz belirlenmiş bir takvimin bulunmadığını söyledi.
Bahçeli ve diğer siyasi parti liderleriyle yapılması beklenen görüşmeler için de kesinleşmiş bir program olmadığını belirten Doğan, sürecin daha fazla uzatılmaması gerektiğini ifade etti.
“GAZETECİLER ÖCALAN’A SORU SORABİLMELİ”
Doğan, İmralı heyetinin görüşmelerine ilişkin sızdırıldığı öne sürülen tutanakların gerçek olmadığının hem heyet hem de diğer taraflarca açıklandığını söyledi.
Öcalan’ın söz konusu metinler için “komplo” değerlendirmesi yaptığının hatırlatılması üzerine Doğan, bunun doğrudan Öcalan tarafından açıklanması gerektiğini savundu.
Doğan, “Buna aslında doğrudan Sayın Öcalan yanıt vermeli. İşte bu yüzden gazeteciler gidebilmeli. Bu yüzden toplumun farklı kesimleri Öcalan'la doğrudan temas kurabilmeli” dedi.
DEM Parti olarak Öcalan’la yalnızca heyet üzerinden görüşebildiklerini belirten Doğan, kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi için doğrudan iletişim kanallarının açılması gerektiğini söyledi.





