CHP, 20 Kasım 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen ve belediyelerin vakıf varlıklarının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrini düzenleyen Vakıflar Kanunu'nun yürürlüğünün durdurulması ve iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı.

Yüksek mahkemeye yapılan başvurunun ardından konuşan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, yasa ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na turizm şirketlerinin ve konaklama tesislerinin içeriklerinin internetten çıkartılmasına yetki tanındığını belirterek, "Şimdi diyeceksiniz ki bunda ne var? Eğer bakan bir seyahat acentası sahibi ise ve o seyahat acentası sahibi bazı otellerle çalışıyor ve bazı otellerle çalışmıyor ise burada elbette kamu yararından öte orta yere ticari ilişkiler giriyor. Ve siz o bakana bazı otellerin ve tesislerin internetteki içeriklerini mahkeme kararı olmaksızın çıkartma yetkisi tanıyorsunuz. Bunun Anayasaya aykırı olduğu açık ifade özgürlüğünü ihlal ediyor ve iptalini talep ediyoruz" dedi.

Yasa ile milli parklarda, kıyılarda ve tabiat parklarında bulunan bazı tesislerin kiralanma süresinin uzatıldığını söyleyen Günaydın, "1980'de milli parkın içerisinde belki onlarca dekar bir alanı turizm tesisi yapmak için bir firmaya, şirkete vermişsiniz. O 2029'da biten süresini şimdi ona ikinci bir hak daha tanıyarak 2078'e kadar uzatıyorsunuz. Ya bunu 49 yıllığına yapacağınıza tamamen devredin. Asıl amacınızın da bu olduğu anlaşılıyor" diye konuştu.

"UTANMIYOR MUSUNUZ?"

17'nci kattaki boş daireyi görmeye gitmişti: Dehşete düşüren olay
17'nci kattaki boş daireyi görmeye gitmişti: Dehşete düşüren olay
İçeriği Görüntüle

İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere belediyelerin CHP tarafından kazanılması sonrası vakıf varlıklarının devrinin gündeme geldiğini belirten Günaydın, şunları kaydetti:

"Hazine, Belediye ve İl Özel İdaresi Genel Müdürlüğünde bulunan bazı tüzel kişiliklerin idari ve mali özelliğine sahip olan tesisleri şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne alıyorlar. Eğer Vakıflar Genel Müdürlüğü bu vakıf mallarına zamanında bakabiliyor idiyse neden bakmadı? Ya da 2019 öncesi bu belediyeler AKP'deyken bunları Vakıflar Genel Müdürlüğüne alma ihtiyacını niye hissetmedi? Tüm belediyeleri CHP kazandıktan sonra şimdi vakıf izi bulunduğunu iddia ettiği bütün tesisleri Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetine alıyor. Nedir mesela bunlar? Ben söyleyeyim size İBB'nin restore ettiği Anadolu Hisarı, Rumeli Hisarı, Yerebatan ve Şerefiye Sarnıçları, Feshane, Müze Gashane, Yedikule Gashanesi, Tekfur Sarayı Müzesi, Bukoleon Sarayı, Metrohan, Haliç Tersanesi, Emirgan ve Yıldız Koruları’ndaki köşkler, Moda, Kadıköy ve Beşiktaş iskeleleri, Hidiv Kasrı, Galata Kulesi, Ragıppaşa Kütüphanesi, Piere Loti Ahşap Yapı, Sirkeci tren garı. Ben şimdi soruyorum, örneğin Galata Kulesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKP'deyken belediye tarafından gayet güzel kullanılıyordu da niye CHP'ye geçince kullanılamasın? Bu kadar büyük bir partizanlığı bir kanun hükmü haline getirmeye utanmıyor musunuz? Ayrıca bu belediyelerle sınırlı değil. Örneğin İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü, Galatasaray Üniversitesi Ortaköy Yerleşkesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Taşkışla ve Maçka Kampüsleri, Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Kampüsü, Galatasaray Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Vefa Lisesi, PTT'nin Sirkeci Büyük Posthanesi, Sirkeci Garı, Haydarpaşa Garı, Yedikule Hisarı Tarihi İstasyonlar, hatta İstanbul Valisi’nin oturduğu bina.

Bütün bunları Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün uhdesine ve mülkiyetine alınca daha iyi bakabilecek misiniz? Daha iyi bakabiliyordunuz da neden İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP tarafından alındığı andan itibaren İstanbul İBB miras bunları el attı ve bunları restore etti? Neden siz daha evvelde restore etmemiştiniz? Partizanlığınıza kanunları alet etmekten utanmıyor musunuz? Şimdi bir taraftan belediyelerin, İl Özel İdareleri’nin ve hazinenin elindeki vakıf mallarını almaya çalışacaksın. Diğer taraftan da vakıfların mülkiyetinde olmasına rağmen işgal altındaki arazi ve tesislere yönelik af niteliğinde düzenleme getireceksin. 30 Haziran 2025 tarihinden itibaren işgal altında bulunan bu tip yapılar ve tesislere ve arazilere 5 yıl daha bir kira sözleşmesi yapma hakkı tanıyorsunuz. Bunun akılla, kamu yararıyla, rekabet hukukuyla ya da hukukun belirliliği ilkesiyle açıklanabilir bir tarafı var mı?

"YENİ ARPALIKLAR MI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ?"

Gelibolu Tarihi Alanı Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurum bir komisyonu kuruyorsunuz. Bu komisyonun nasıl oluşacağı belli mi? Kimlerden oluşacağı belli mi? Değil. Ama siz bu komisyona doğal sitleri yeniden belirleme yetkisi tanıyorsunuz. Yani kimlerden oluşacağı belli olmayan bir komisyon, Gelibolu'daki böylesine Türkiye'nin tarihi açısından, Cumhuriyetimizin tarihi açısından önemli olan bir bölgede doğal sit alanlarını yeniden belirleme, mevcut sit alanlarını sit özelliğinden çıkartma yetkisi tanıyorsunuz. Bunun herhalde hukuki belirlilikle devletin tarih ve kültür varlıklarını koruma yükümlülüğüyle açıklanabilir bir tarafı yoktur. Benzer bir şekilde Uludağ alanını da doğal sit ve tabiat varlıkları ile ilgili yetkili kırıyorsunuz. Böylece bakanlığın elindeki tüm yetkiyi bir Bölge Alan Başkanlığı’na terk etmiş oluyorsunuz.

Bunun da herhalde mülkiyet hakkıyla ve tabiat varlıklarını koruma hakkıyla bir alakası yok. Türk Arkeoloji ve Kültürel Mirası Vakfı'nda görevlendirilenlere ödenecek ücret ve harcırahları mütevelli heyetinin belirlemesine bırakıyorsunuz. Yani bunlar buralarda kimler çalışacaklar ve ne kadar para alacaklara bu mütevelli heyeti karar verecek. Yetmedi mi kardeşim memleketi ve devleti arpalık haline getirdiğiniz yeni arpalıklar mı oluşturmaya çalışıyorsunuz? Cumhuriyet Halk Partisi her zaman olduğu gibi memleketin hukukun hakkını, hukukunu korumak için Anayasa Mahkemesi önüne düzenli aralıklarla geliyor. 10 küsur yıldır vermediği yürütmeyi durdurma kararını bu yasalar için bu düzenlemeler için vermesini bir an evvel toplanarak iptal kararını vermesini ve böylesine önemli düzenlemelerin kamu yararının aleyhine hüküm doğurmasının önüne geçmesini Anayasa Mahkemesi binasının önünde üyelerinden ve tüm çalışanlarından talep ediyoruz."