Güncel

AYM’den kitap ve yayın toplatmalarına ilişkin kritik karar: “Kanunilik” vurgusu!

Anayasa Mahkemesi, aralarında gazeteci Hasan Cemal, yazar Yavuz Ekinci ile siyasi partilerin de bulunduğu başvurucuların eserlerine yönelik toplatma ve yayın yasaklarını inceledi. Yüksek Mahkeme, müdahalelerin kanunilik şartını karşılamadığı sonucuna vararak ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti.

Anayasa Mahkemesi (AYM) Genel Kurulu, aralarında gazeteci ve yazar Hasan Cemal, yazar Yavuz Ekinci, CHP ve HDP’nin de bulunduğu başvurucuların farklı tarihlerde yayımlanan kitap, dergi, gazete ve broşürlerine yönelik toplatma ile basım, çoğaltma, dağıtım ve satış yasaklarını karara bağladı.

16 Aralık 2025’te birleştirilerek görüşülen başvurulara ilişkin gerekçeli karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. AYM, söz konusu müdahalelerin ifade ve basın özgürlüklerine yönelik olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’de basılan eserler bakımından 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 25. maddesinin toplatma kararları yönünden gerekli kanuni temeli sağlamadığı sonucuna ulaştı.

“TÜRKİYE’DE BASILAN ESERLER İÇİN KANUNİLİK ŞARTI KARŞILANMADI”

AYM kararında, Basın Kanunu’nun 25. maddesinin üçüncü fıkrasında Türkiye dışında basılmış eserlerin dağıtım ve satışının yasaklanmasına ilişkin düzenleme bulunduğu hatırlatıldı.

Başvuru konusu eserlerin ise Türkiye’de basıldığı belirtilen kararda, bu hükmün Türkiye’de basılmış yayınlar hakkında verilen toplatma kararları açısından kanunilik ölçütünü karşılamadığı ifade edildi.

Mahkeme ayrıca Türkiye’de basılmış eserler bakımından basım, çoğaltma, dağıtım ve satış yasağı getirilmesinin de aynı nedenle kanuni dayanak açısından sorun taşıdığına hükmetti.

TOPLATMA TEDBİRİ “NİHAİ YAPTIRIM”A DÖNÜŞTÜ

AYM, inceleme konusu toplatma kararlarının Basın Kanunu’nun 25. maddesinde sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesiyle verildiğini belirtti.

Ancak kararların uzun süre yürürlükte kalmasının, başlangıçta geçici bir koruma tedbiri olarak öngörülen uygulamayı farklı bir niteliğe taşıdığı kaydedildi. Yüksek Mahkeme, bazı dosyalarda toplatma kararlarının eserlerin yok edilmesiyle aynı sonucu doğurduğunu ve bu nedenle nihai yaptırım niteliği kazandığını belirtti.

Bazı başvurucular hakkında yıllar önce kovuşturmaya yer olmadığı kararları verildiğine de işaret eden AYM, böyle durumlarda toplatma tedbirinin koruma tedbiri olarak devam ettiğinin söylenemeyeceğini bildirdi.

KARARLARIN İLGİLİLERE TEBLİĞ EDİLMESİ GEREKTİ

AYM, başvuru konusu toplatma kararlarının hiçbirinin başvuruculara tebliğ edilmediğine de dikkat çekti.

Kararda, eserin yazarı, basımcısı veya yayımcısının toplatma kararından haberdar edilmemesinin, kararın denetlenmesini ve karara etkili şekilde itiraz edilmesini güçleştirdiği belirtildi.

5187 sayılı Kanun kapsamında toplatma kararlarına itiraz hakkı bulunan kişilerin, gerekçeli karardan derhal haberdar edilmesinin etkili başvuru hakkı bakımından gerekli olduğu ifade edildi.

Mahkeme, bu alanda gerekçeli kararların ilgililere tebliğini sağlayacak bir uygulama oluşturulmasının ya da düzenleme yapılmasının benzer sorunların yapısal bir probleme dönüşmesini önleyebileceğine işaret etti.

TOPLU TOPLATMA KARARLARINA DA DİKKAT ÇEKİLDİ

AYM, farklı eserler hakkında aynı anda verilen toplatma kararlarını da değerlendirdi.

Başka soruşturmalar kapsamında yapılan aramalarda ele geçirilen çok sayıda yayın için toplu toplatma kararları verildiğinin belirtildiği kararda, her bir eser bakımından ağır bir tedbir uygulanmasını haklı gösterecek ayrı ve yeterli gerekçe ortaya konulmasının bu tür durumlarda güçleştiği ifade edildi.

Mahkeme, bu uygulamanın hem başvurucuların itiraz hakkını hem de itiraz merciinin etkili denetim yapabilmesini zorlaştırabileceğini kaydetti.

“TEDBİRİN SÜRDÜRÜLMESİNE GEREK VAR MI?” DENETİMİ

Kararda, ifade özgürlüğüne ağır müdahale oluşturan toplatma tedbirinin devamına ihtiyaç bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında denetlenmesi gerektiği vurgulandı.

Basılmış eserlerle işlenen suçlara ilişkin davaların “acele işlerden” sayıldığı hatırlatılarak, güncelliğini yitirme ihtimali bulunan yayınlar bakımından bu gerekliliğin daha da önem taşıdığı belirtildi.

Bazı dosyalarda hiç kovuşturma başlatılmadığı, bazı dosyalarda ise Basın Kanunu’nun 26. maddesinde öngörülen dava açma sürelerinin geçtiği kaydedildi. AYM, bu durumlarda devam eden toplatma kararlarının ceza soruşturmasından bağımsız birer yasak haline geldiğini ve nihai yaptırım niteliğine büründüğünü değerlendirdi.

AİHM’İN KAOS GL KARARI HATIRLATILDI

AYM, kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Kaos GL/Türkiye kararına da geniş biçimde yer verdi.

Söz konusu davada Kaos GL dergisinin belirli bir sayısı hakkında müstehcenlik suçlamasıyla toplatma kararı verilmiş, daha sonra dernek başkanı hakkında beraat kararı çıkmıştı. AİHM, müdahalenin kanunilik yönünü kabul etmekle birlikte, müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğu bakımından derece mahkemelerince yeterli ve ilgili gerekçe ortaya konulmadığı sonucuna ulaşmıştı.

AİHM, derginin yayımlanmasının 5 yıl 7 ay gecikmesini de değerlendirmişti. Mahkeme, özellikle çocukların erişimini engellemeye yönelik daha hafif önlemler bulunabileceğine dikkat çekerek, yalnızca küçüklerin ulaşabileceği satış noktalarından yayının çekilmesi, reşit olmayanlara satış yasağı uygulanması veya uyarı şartı getirilmesi gibi yöntemlerin değerlendirilebileceğini belirtmişti.

AYM kararında, aradan geçen sürenin ve uygulanan tedbirin izlenen amaçla orantılı olmadığı yönündeki AİHM değerlendirmesine yer verildi ve Kaos GL’nin ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin karar hatırlatıldı.

Kararda ayrıca AİHM’in Association Ekin/Fransa, RTBF/Belçika, Observer ve Guardian/Birleşik Krallık, Éditions Plon/Fransa, Cumhuriyet Vakfı, Sapan/Türkiye, Handyside/Birleşik Krallık, Tierbefreier e. V./Almanya, Cicad/İsviçre, Kaptan/İsviçre ve Kaya/Türkiye kararlarına da atıf yapıldı.

YENİDEN YARGILAMA VE MANEVİ TAZMİNAT

AYM Genel Kurulu, başvurucuların ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi.

İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemelere gönderilmesine hükmeden AYM, başvurucular lehine manevi tazminata da karar verdi.

Karar, Genel Kurul’da bir üyenin karşı oyuna karşı 14 oyla alındı.

HASAN CEMAL’İN KİTAPLARI DA DOSYADA

AYM’nin incelediği başvurular arasında Hasan Cemal’in “Çözüm Sürecinde Kürdistan Günlükleri” ve “Delila Bir Genç Kadın Gerillanın Dağ Günlükleri” isimli kitapları da yer aldı.

Kitaplar hakkında 2015 yılında toplatma kararı verilmiş, daha sonra yapılan itiraz üzerine toplatma ibaresi kaldırılarak dağıtım ve satış yasağı getirilmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise 1 Haziran 2016 tarihinde, kanunda öngörülen altı aylık sürenin dolması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, bu karar kesinleşmişti.

“BOYUN EĞME” DERGİSİNİN 190. SAYISI

Başvurular arasında Gelenek Basım Yayım ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yayımlanan “Boyun Eğme” dergisinin 11 Ekim 2019 tarihli 190. sayısı da bulundu.

Derginin çeşitli bölgelerde ücretsiz dağıtılması üzerine halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçlamasıyla soruşturma başlatılmış, sayı hakkında toplatma kararı verilmişti. Dergiyi dağıtanlar hakkındaki soruşturmada ise İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 8 Ocak 2020’de kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Kararda, içeriklerin düşünce açıklaması ve eleştiri niteliğinde olduğu değerlendirilmişti.

“TOPRAĞIN ŞARKISI” VE “MELEKLERİN KÜLLERİNDEN”

Rojvin Perişan’ın “Toprağın Şarkısı” ile Avesta Yayın tarafından yayımlanan “Meleklerin Küllerinden-Günahkâr Bir Irkın Yasaklanmış Mirası” isimli kitaplar hakkında da toplatma, dağıtım ve satış yasağı kararları verilmişti.

Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine alınan kararlar, ilgili mahkemelerde yapılan itirazların ardından kesinleşmişti.

HDP’NİN 25 KASIM BROŞÜRLERİ

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında bastırılan broşürler de AYM’nin değerlendirdiği dosyalar arasında yer aldı.

Broşürlerin Kars’taki parti teşkilatına gönderilmesinin ardından içerikleri nedeniyle halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamasıyla toplatma talep edilmiş, Kars Sulh Ceza Hâkimliği broşürlerin tamamının toplatılmasına ve dağıtım ile satışlarının yasaklanmasına karar vermişti.

“YAĞMUR KOKUYORDU KARADENİZ”

Aram Basım Reklam ve Yayıncılık tarafından basılan “Yağmur Kokuyordu Karadeniz (Karadeniz Anıları-1)” isimli kitap hakkında da toplatma ve basım, dağıtım ile satış yasağı uygulanmıştı.

Kitap nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 28 Ocak 2020’de kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Kararda, Basın Kanunu’nun 26. maddesindeki altı aylık dava açma süresinin geçtiği ve bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu belirtilmişti.

CHP’NİN “21 SORUDA FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI” KİTABI

AYM’nin incelediği bir diğer başvuru, CHP tarafından 2020 yılında yayımlanan “21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı” isimli kitaba ilişkindi.

Kitapta yer alan ifadeler nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış ve Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği kitabın toplatılmasına, basım, dağıtım ve satışının yasaklanmasına karar vermişti. Partinin yaptığı itiraz ise daha sonra reddedilmişti.

AVESTA YAYIN’IN ÜÇ KİTABI

“Kürtler ve Kürdistan”, “1880 Kürt Ayaklanması” ve “Kürt Ulusal Hareketi” isimli kitaplar da AYM’nin karar verdiği başvurular arasında yer aldı.

Üzümlü Sınır Kapısı’nda yapılan bir aramada ele geçirilen kitaplar hakkında toplatma, basım, çoğaltma, dağıtım ve satış yasağı uygulanmış, başvurucunun itirazı Hakkâri Sulh Ceza Hâkimliği tarafından kesin olarak reddedilmişti.

“KÜRDİSTAN TARİHİ” KİTABINA DA İHLAL KARARI

Avesta Yayın tarafından yayımlanan “Kürdistan Tarihi” isimli kitap hakkında da toplatma ve yayın yasakları uygulanmıştı.

Ayvalık’ta yapılan bir aramada ele geçirilen kitap için savcılık toplatma talebinde bulunmuş, mahkeme 9 Ocak 2018’de kitabın mevcut nüshalarının toplatılmasına ve basım, çoğaltma, dağıtım ile satışının yasaklanmasına karar vermişti. İtiraz daha sonra reddedilmişti.

“XWEBUN” VE “GÜNEŞ ÜLKESİNDE DİRİLİŞ”

İmera Basın Yayın tarafından yayımlanan “XWEBUN” gazetesinin bazı sayıları ile Payiz Yayın’ın “Güneş Ülkesinde Diriliş” adlı kitabının üç cildi de başvuru konusu oldu.

Diyarbakır’daki bir soruşturma kapsamında yapılan aramada ele geçirilen yayınlar hakkında toplatma ve basım, dağıtım ile satış yasağı kararı verilmiş, yapılan itirazlar reddedilmişti.

YAVUZ EKİNCİ’NİN “RÜYASI BÖLÜNENLER” KİTABI

Yazar Yavuz Ekinci’nin “Rüyası Bölünenler” isimli kitabı hakkında da 14 Mart 2023’te toplatma kararı verilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından terör örgütü propagandası suçlaması kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında alınan kararla kitabın mevcut nüshalarının toplatılması ve basım, dağıtım ile satışının yasaklanması hükme bağlanmıştı.

Ekinci’nin itirazı reddedilirken, kitapta yer alan ifadeler nedeniyle hakkında iddianame düzenlendiği ve davanın ilk derece mahkemesinde devam ettiği belirtildi.

AYM’nin kararıyla, başvuru konusu çok sayıda eser bakımından toplatma ve yayın yasaklarının ifade ve basın özgürlükleriyle ilişkisi yeniden değerlendirilmiş oldu.