Eski Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, 17 Ekim Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Gün dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de ve dünyada milyonlarca yurttaşın ağır geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Yoksulluğun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda insan hakkı ihlali niteliği taşıdığını ifade eden Nazlıaka, sorunun yanlış politikalarla derinleştiğini savundu.

Bir ülkede kaynakların dağılımının, vergilerin kimlerden ve nasıl toplandığının, emeğin nasıl ücretlendirildiğinin ve sosyal devletin işleyişinin siyasi tercihlerle belirlendiğini kaydeden Nazlıaka, yoksullukla mücadelenin de bir tercih meselesi olduğunu söyledi.

GELİR DAĞILIMINDAKİ EŞİTSİZLİĞE DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine değinen Nazlıaka, en zengin yüzde 20’lik kesimin toplam gelirin yüzde 48’ini aldığını, en yoksul yüzde 20’lik kesimin payının ise yüzde 6,4’te kaldığını belirtti.

Gelir dağılımındaki eşitsizliğin milyonlarca kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırdığını ifade eden Nazlıaka, göreli yoksulluk oranının yüzde 13, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki nüfusun oranının ise yüzde 27,9 olduğunu aktardı. Bu veriler doğrultusunda Türkiye’de her üç kişiden birinin yoksulluk ya da sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya bulunduğunu kaydetti.

Nazlıaka, sosyal devletin görevinin insanları yardımlara bağımlı hâle getirmek veya ihtiyaç sahiplerini dönemsel desteklerle ayakta tutmak olmadığını belirterek, hiç kimsenin yoksulluğa mahkûm olmadığı yaşam koşullarının oluşturulması gerektiğini vurguladı.

ÇOCUK YOKSULLUĞU VE KADINLARIN İSTİHDAMI

Çocuk yoksulluğunun ciddi boyutlara ulaştığını belirten Nazlıaka, 2025 yılı verilerine göre 6 milyon 708 bin çocuğun yoksul olarak kayıtlara geçtiğini ve çocuklarda yoksulluk oranının yüzde 31’e ulaştığını hatırlattı. Çocukların beslenme ve temiz suya erişim hakkının ailelerinin ekonomik gücüne bırakılamayacağını ifade etti.

Kadınlarda yoksulluk oranının yüzde 18,9, istihdam oranının ise yüzde 32,5 seviyesinde kaldığını belirten Nazlıaka, kamusal bakım hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle ücretsiz bakım yükünün kadınların omuzlarına bırakıldığını söyledi.

YENİ PARTİ’NİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİNİ SIRALADI

Yoksullukla mücadelenin hak temelli ve bütüncül bir programla yürütülmesi gerektiğini belirten Nazlıaka, YENİ Parti olarak hayata geçirmeyi hedefledikleri politikaları şöyle sıraladı:

Temel vatandaşlık geliri: Her yurttaşın insanca yaşam koşullarına erişimini destekleyen temel vatandaşlık geliri uygulamasını hayata geçireceklerini belirten Nazlıaka, sosyal destekleri hak temelli, kurumsal, şeffaf ve öngörülebilir bir sisteme dönüştürmeyi hedeflediklerini kaydetti.

İnsanca ücret ve güvenceli emeklilik: Asgari ücretin insanca yaşam koşullarını karşılayacak düzeyde belirlenmesini sağlayacaklarını ifade eden Nazlıaka, emeklilerin gelirlerini temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri düzeye yükseltmeyi hedefleyen kalıcı bir gelir politikası uygulayacaklarını bildirdi.

Çocuklara eşit başlangıç: Çocuk yoksulluğuyla mücadeleyi öncelikli kamu politikası hâline getireceklerini belirten Nazlıaka, her öğrencinin temiz içme suyuna ve sağlıklı bir öğün yemeğe erişimini sağlamayı, erken çocukluk dönemindeki beslenme sorunlarıyla mücadele etmeyi hedeflediklerini söyledi.

CHP’li Sarıbal’dan barınma krizi açıklaması: Güvenli konut temel haktır!
CHP’li Sarıbal’dan barınma krizi açıklaması: Güvenli konut temel haktır!
İçeriği Görüntüle

Kamusal bakım hizmetleri: Kreşleri, gündüz bakımevlerini, yaşlı ve engelli bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini yaygınlaştıracaklarını belirten Nazlıaka, bakımın ailelerin ve özellikle kadınların tek başına üstlenmesi gereken bir yük olmaktan çıkarılarak kamusal güvence altına alınacağını ifade etti.

Güvenli ve erişilebilir konut: Sosyal konut stokunu artıracaklarını ve kiralık sosyal konut modelleri geliştireceklerini belirten Nazlıaka, dar gelirli yurttaşların barınma hakkını güvence altına alacak politikalar uygulayacaklarını kaydetti. Enerji yoksulluğuyla mücadele kapsamında ihtiyaç sahibi hanelerin temel enerji hizmetlerine erişiminin de destekleneceğini bildirdi.

Güvenceli çalışma ve emeğin korunması: Taşeron sistemini ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirten Nazlıaka, hiçbir çalışanın güvencesizliğe mahkûm edilmediği bir çalışma yaşamı oluşturacaklarını ifade etti.

Vergide adalet: Dolaylı vergilerin toplam vergi yükündeki payını kademeli olarak azaltacaklarını belirten Nazlıaka, vergi sistemini daha adil hâle getirecek ve vergi yükünün dar gelirli yurttaşların üzerinde yoğunlaşmasını önleyecek düzenlemeler yapacaklarını söyledi.

“YOKSULLUĞU YENİDEN ÜRETEN KOŞULLARI ORTADAN KALDIRACAĞIZ”

Açıkladıkları politikaların birbirinden bağımsız vaatler olarak değil, birbirini tamamlayan bir sosyal devlet programı olarak ele alınacağını vurgulayan Nazlıaka, yoksullukla kalıcı mücadelenin ancak bütüncül politikalarla mümkün olacağını belirtti.

Nazlıaka, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bütün bu politikaları birbirinden bağımsız vaatler olarak değil, birbirini tamamlayan bir sosyal devlet programı olarak ele alacağız. Çünkü ücretler yükselirken kiralar kontrolsüz biçimde artıyorsa, çocuklara destek verilirken bakım hizmetleri yetersiz kalıyorsa ya da gelir desteği sağlanırken vergi yükü dar gelirlinin sırtında kalıyorsa yoksullukla kalıcı biçimde mücadele edilemez. Amacımız yalnızca yoksulluğun sonuçlarını hafifletmek değil, yoksulluğu yeniden üreten koşulları ortadan kaldırmaktır.”