CHP Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, İstanbul’da yaşanan şiddetli yağış ve sel felaketinin ardından sağlık hizmetlerinin durumuna ilişkin açıklama yaptı. Afetlerin yalnızca maddi hasar ve can kayıplarıyla sınırlı kalmadığını, derin kamusal sonuçlar doğurduğunu belirten Erbay, yaşananların afetlere hazırlık ve sağlık hizmetlerinin sürekliliği açısından kritik bir sınav olduğunu ifade etti. Erbay, Sağlık Bakanlığı’nı sorumluluk almaya ve şeffaf davranmaya çağırdı.

Bakanlığın sorumluluğunun yalnızca yaralılara müdahale etmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Erbay, sel sularının kanalizasyon, atık su ve kimyasallarla kirlenmesinin ciddi salgın ve zehirlenme riskleri taşıdığına dikkat çekti. Güvenli içme suyunun sağlanması, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi ve diyaliz hastaları, yaşlılar ile engelliler gibi kırılgan grupların tedaviye erişiminin güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

Erbay, resmi makamların yanıtlaması istemiyle içme suyu analizleri, erken uyarı sistemleri ve acil sağlık hizmetlerinin devamlılığı konusunda şu soruları yöneltti:

İYİ Partili Çömez’den ilaç fiyatlarıyla ilgili 68 milyar liralık rant iddiası!
İYİ Partili Çömez’den ilaç fiyatlarıyla ilgili 68 milyar liralık rant iddiası!
İçeriği Görüntüle

“İçme suyu güvenliği ve su analizleri nasıl izlenmektedir?

Bulaşıcı hastalıklar ve zehirlenmelere karşı hangi erken uyarı ve sürveyans mekanizmaları işletilmektedir?

Hastanelerin, 112 acil sağlık hizmetlerinin ve ambulans ulaşımının sürekliliği nasıl güvence altına alınmıştır?

Diyaliz hastaları, yaşlılar, engelliler ve düzenli ilaç kullanan yurttaşların tedaviye erişimi için hangi önlemler alınmıştır?”

“ÖNLEMLER AÇIKLANMALI”

Halk sağlığı politikalarının yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmekten ibaret olmadığını belirten Erbay, kurumların yürüttükleri çalışmaların yanı sıra tespit edilen eksiklikleri ve bunları gidermek için aldıkları önlemleri de kamuoyuyla paylaşması gerektiğini söyledi.

Erbay, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kurumlar yalnızca yaptıklarını değil, tespit edilen eksiklikleri ve bunları gidermek için aldıkları önlemleri de açıklamalıdır. Elbette hiçbir kurumdan olağanüstü yağışların bütün sonuçlarını ortadan kaldırması beklenemez. Ancak riskleri önceden değerlendirmek, kurumlar arası koordinasyonu sağlamak, güvenli su ve sanitasyonu güvence altına almak ve sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürmesini sağlamak kamusal sorumluluktur. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği, açıklamalarla değil, doğrulanabilir veriler ve ölçülebilir performans göstergeleriyle değerlendirilmelidir.

Sağlık politikası, hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmekten ibaret değildir. Asıl başarı; riskleri önceden belirlemek, afetlere hazırlıklı olmak ve önlenebilir sağlık sorunlarını ortaya çıkmadan engellemektir. Sağlık Bakanlığı'ndan beklentimiz açıktır: Afet sonrasında yalnızca açıklama yapan değil, afet öncesinde ölçülebilir hazırlık yapan; yalnızca tedavi sunan değil, halk sağlığını koruyan; çalışmalarını, eksikliklerini ve düzeltici adımlarını kamuoyuna açıklayan bir sağlık yönetimi.”