Ayhan Bora Kaplan davasında yeni mahkeme heyetiyle görülen duruşmada sanık Kaplan, eski mahkeme başkanı Mehmet Güven hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu.

Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) haziran ve temmuz kararnameleriyle mahkeme heyeti değişen Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasına devam ediliyor. Duruşmada savunma yapan sanık Ayhan Bora Kaplan, eski mahkeme başkanı Mehmet Güven’e ilişkin; “Gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyordu başkanım. Bir de şöyle bir ihale yapıyordu; SEGBİS kaydını kapattıktan sonra her türlü usulsüzlüğü yapıyordu” dedi.

Ayhan Bora Kaplan (ABK) suç örgütüne verilen cezaların istinafta bozulması ve 2 dosyayla birleştirilmesinin ardından 76 sanıklı davaya devam ediliyor.

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında görülen davada; tutuklu sanıklar Ayhan Bora Kaplan ile davanın aynı zaman “M7” kod adlı gizli tanığı Serdar Sertçelik salonda hazır bulundu.

SORUŞTURMAYI YÖNETEN POLİSLERLE ÖRGÜT SANIKLARI AYNI SIRADA

Ayrıca; dava kapsamında soruşturmada görev alan tutuksuz müşteki sanıklar eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan ile polisler Metehan İlkyaz, Gökhan Karaca ve Ufuk Gültekin yargılanıyor.

Ancak önceki duruşmalarda tutuksuz sanıklar duruşmadan ayrı tutulmaları kararı kapsamında söz konusu isimler duruşmaya katılmadı.

‘DURUŞMA YENİ MAHKEME HEYETİYLE BAŞLADI’

Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nin başkanı Nurullah Emlik, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) hazirandaki kararnamesiyle Ankara Batı Hâkimliği görevine tayin edilmişti. HSK’nin temmuz ayındaki kararnamesiyle boşalan mahkeme başkanlığı görevine Hâkim Çağrı Canca atanmıştı.

‘BU TAMAMEN BİR KUMPAS’

Duruşmaya davanın “M7” kod adlı gizli tanığı olarak bilinen sanık Serdar Sertçelik’in savunmasıyla başlandı. Sertçelik, kendisi adına sahte telefon dosyası ve ihbarlar oluşturulduğunu ileri sürerek; “Ben kendi rızamla geldim Türkiye’ye. Geldikten sonra savcı tehditlere başladı. ‘Sen bu telefonu kabul et’, ‘tutuklamaya sevk etmeyeceğiz’ gibi tekliflerde bulundu. Bu tamamen bir kumpas. Sahte telefonda M.Ö. isimli bir şahsın parmak izi çıkıyor. PDF'lerde de aynı şahsın kullanıcı olduğu ortaya çıktı. Bu telefonu bu adam yapmış. Telefonun her yerinde parmak izi var” savunmasında bulundu.

‘NE KADAR MUHALİF MEDYA VARSA ÜZERİMİZE OYNADI’

Sertçelik’in ardından sanık Ayhan Borak Kaplan’ın savunmasına geçildi.

Yargılanan müşteki sanık polis memurlarının soruşturma kapsamında medyayı yönlendirdiğini iddia eden Kaplan; “Ne kadar muhalif medya varsa üzerimize oynadı. Muhalif medyayı çok iyi yönlendirdiler. Özellikle 15 Temmuz Darbe Girişimi kapsamında. Muhalif medyaya haber yaptırdıkları, Cevheri Güven’e haber yaptırdıkları ilişkin mesaj kayıtları var” dedi.

‘NEDEN BİR ÖRGÜT KURMUŞUM BEN?’

“En baştan beri bir infazla, bir ön yargıyla başladı bizim dosyamız maalesef” diyen Kaplan; “Bizim lehimize kim ifade verecekse alınmadı, bırakıldı. Kim aleyhimize ifade verecekse alındı. Benim 60 adamım varmış; ama hiçbiriyle iletişimime geçmemişim. Ben bunlara nasıl talimat vereceğim başkanım? Örgüt iddiasına delil koyamadılar. Erkan Doğan’ın ifadesi var sadece. 7 yıl boyunca bu örgüt kurulmuş, amacı neymiş. Neden bir örgüt kurmuşum ben? Amaç barları almak mı? Almamışız. Taksicilere çökmek mi? Çökmemişiz. Örgüte delil olarak telsisi gösterdiler. Hangi vale telsisi kullanmıyor?” ifadelerini kullandı.

‘ŞÖYLE BİR İHALE YAPIYORDU’

Davanın eski mahkeme başkanı Mehmet Güven’e değinen Kaplan; “Berke Kırıcı benim aleyhime ifade verdiği için salındı. Yurt dışına kaçtı. Sürekli ifadesi alınması için dilekçe verdi. Kırıcı ifadesini versin, baskı gördü mü, görmedi mi görelim. Mehmet Güven, gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyordu. Bir de şöyle bir ihale yapıyordu; SEGBİS kaydını kapattıktan sonra her türlü usulsüzlüğü yapıyordu” diye konuştu.

‘BİZE KUMPAS KURMAK İSTEDİLER’

Dava kapsamındaki yazışma dokümanlarına değinen Kaplan; “Bize kumpas kurmak istediler başkanım. Kumpas farklı noktalara gidecekti. Benim üzerimden, Serdar Sertçelik’in üzerinden götürülmek isteniyordu. Proton, WhatsApp, Tiwetter’ı kimler yazdıysa ortaya çıksın başkanım” dedi.

TÜM SANIKLAR BERAATİNİ İSTEDİ

Dilek Kaya İmamoğlu'ndan Aile Dayanışma Ağı'na erişim engeline tepki!
Dilek Kaya İmamoğlu'ndan Aile Dayanışma Ağı'na erişim engeline tepki!
İçeriği Görüntüle

Dava kapsamında sanık olarak yargılanan Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Cengiz Haliç; “Elbette avukatlık mesleği bazı suçları yapmaya engeldir. Ancak ben Ayhan Bora Kaplan’ın avukatıyım. Onunla baz vermem çok normal. Beraatimi talep ediyorum” savunmasında bulundu. Salonda hazır bulunan diğer sanıklar da beraatlerini talep etti.

‘MÜVEKKİLİM SÜREKLİ BASKIYLA BİR YERLERE ÇEKİLMİŞ’

Sanık savunmalarının ardından avukat ifadelerine geçildi. Bu kapsamda ilk söz sanık Sertçelik’in savunma avukatı Alperen Ekici ile Ilgaz Kesiş’e verildi.

Av. Kesiş; “Gizli tanık işi planlı yapılan bir iş. Medyadan da bunu görüyoruz. Burada kolluk tarafından sistematik bir şekilde oluşturulan bir algı mevcut. Müvekkilim ‘M7’ olarak ifade vermişti. Psikolojik, fiziksel ve ailesine yönelik şiddet kapsamında verdiği de ispata yakın bir durum. Tüm usul kurallarının hiçe sayıldığını savcı Mustafa Kaya ve emniyet mensuplarıyla ki mesajlaşmalarında da görmüştük. Burada rıza mevcut değil. Müvekkilim sürekli baskıyla bir yerlere çekilmiştir” dedi.

‘BU İŞ GİZLİ KAPILAR ARDINDA İFADELER ALINARAK OLMAZ’

Sertçelik’in avukatlarının ardından sanık Kaplan’ın avukatlarına geçildi. Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu, davanın diğer gizli tanığı olup, kavuşturma aşamasında ifadesini çeken “Ü5”e değinerek; “Ü5’in buraya gelip konuşması lazım. Belki bizim müvekkiller korkuttu, belki o da baskı altında ifade verdi. Buraya gelip konuşması gerekiyor. Bu iş gizli kapılar ardında ifadeler alınarak olmaz” ifadelerini kullandı.

‘İSPATLANACAĞINI DÜŞÜNMÜYORDUK’

Kaplan’ın diğer savunma avukatı Rıdvan Şahin de müşteki sanık polislerin savcı Mustafa Kaya ile mesajlaşmasına değinerek; “Soruşturmanın temeli sakat. Biz bu sakatlığı belirttik. Bu sakatlıklar daha sonra ortaya çıktı. Biz bu söylemlerimizin havada kalacağını düşünüyorduk, ispatlanacağını düşünmüyorduk. Ben hayatımda bu dosyada emsal karar aradığım kadar zorlanmadım. Çünkü eşi benzeri yok. Bu saatten sonra bu yargılama bu mesajları kabul etmelidir” dedi. Buluntu telefona ilişkin de konuşan Şahin; “İsterlerse aynısı yapsınlar, artık o delil sayılmaz” ifadelerini kullandı.

‘BAKANLIKTAN, MİT’TEN, BAŞSAVCILIKTAN HABERSİZ YAPILAMAZ’

Duruşmada savunma yapan müşteki sanıklardan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik’in avukatı Cengiz Erol, “Ankara’da böyle bir suç örgütüne yapılacak operasyon ilgili bakanlıktan, MİT Müsteşarlığı’ndan, başsavcılıktan habersiz yapılamaz. Müvekkillerimiz ellerini kollarını sallayıp ‘Bugün de bu suç örgütüne operasyon yapalım’ diyemez” dedi.