Güncel

Avukat Ali Aydın cinayeti için çağrı

İnsan hakları savunucusu avukat Ali Aydın’ın silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması 2 Eylül Çarşamba saat 09.30'da Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Aydın’ın ailesi ve avukatları, yaptıkları açıklamada cinayetin tüm yönleriyle araştırılmasını istedi.

İzmir Barosu Avukat Nevzat Erdemir Konferans Salonu’nda bilgilendirme toplantısına İzmir Baro Başkanı Sefa Yılmaz, İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi Eş Başkanı Cihan Aydın, Ali Aydın’ın eşi Kızbes Aydın ile davanın avukatlarından İHD İzmir Şube Eş Başkanı Avukat Ahmet Rodi Polat katıldı.

Baro Başkanı Yılmaz, yaptığı açıklamada, Ali Aydın’ın hukukçu kimliğinin ötesinde bir hak savunucusu ve aktivist olduğunu belirterek, "Ezilenlerin yanındaydı, kadınların, çocukların yanındaydı ve bu mücadelesini bir ömür boyu devam ettirdi. Ali'nin bu şekilde katledilmesinin gerçek sebeplerini ortaya çıkarmadan bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Aydın'ın menfur bir cinayetle aralarından ayrıldığını söyleyen Yılmaz, herkesi kendilerine destek olmak üzere 2 Eylül'deki duruşmayı takip etmeye çağırdı.

“SIRADAN BİR ADLİ OLAYA İNDİRGENEMEZ”

Avukat Ahmet Rodi Polat da cinayetin Ali Aydın'ın kimliği ve mücadelesi görmezden gelinerek sıradan bir adli olaya indirgenemeyeceğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Bu coğrafyanın yakın tarihi insan hakları savunucularının, hukukçuların, gazetecilerin, aydınların ve demokratik siyaset alanında mücadele edenlerin hedef alındığı cinayetlerle doludur. Vedat Aydın'dan Musa Anter'e, Hrant Dink'ten Tahir Elçi'ye, Deniz Poyraz'dan adını burada sayamadığımız nice insana uzanan bu tarih, aynı zamanda hakikatin karartılmasının ve cezasızlığın kurumsallaştırılmasının da tarihidir. Toplumsal ve siyasal bağlam çoğu kez yok sayılmış, sorumluluk yalnızca görünürdeki kişiyle sınırlandırılmış, cinayetleri hazırlayan iklim ve ilişkiler araştırılmamıştır. Ali Aydın cinayetinin ardından sanığın kişisel özelliklerine indirgenen bir meczup anlatısı kurulmuştur. Meczup etiketi, somut delillere dayalı araştırmanın ve hukuki değerlendirmenin yerini alamaz. Aynı zamanda ruhsal farklılıkları şiddetle özdeşleştiren bu ayrımcı dil, cinayeti toplumsal bağlamından koparan ve tartışmayı kapatan bir işleve sahiptir.”

Polat, olayın hazırlık süreci, sanığın Ali Aydın'ı nasıl ve neden hedef aldığı, olay öncesi ve sonrasında kimlerle iletişim kurduğu, yardım veya yönlendirme ilişkilerinin bulunup bulunmadığının eksiksiz biçimde araştırılması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Yaşam hakkını koruyan bir yargılama yalnızca şeklen tamamlanmış bir dosya değil; sorumluların ve sorumluluk ilişkilerinin bütünüyle açığa çıkarıldığı gerçek bir hesap verme süreci olmalıdır. Hrant Dink cinayetinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kamu makamlarının yaşamı koruma ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüklerini ihlal ettiğine karar verdi. Tahir Elçi'nin kameralar önünde öldürülmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen maddi gerçek ortaya çıkarılamadı. Deniz Poyraz cinayetinde saldırının siyasal bağlamını görünmez kılan yalnız fail anlatısıyla karşılaştık. Bu cezasızlık pratiğinin Ali Aydın davasında yeniden üretilmesine izin vermeyeceğiz. Bizim adalet talebimiz yalnızca bir kişinin cezalandırılmasına indirgenemez. Adalet, cinayetin bütün yönleriyle aydınlatılması, sorumluluk ilişkilerinin ortaya çıkarılması ve hakikatin toplumdan saklanmamasıdır.

Ali Aydın'ın öldürülmesi, ailesi ve birlikte mücadele ettiği kurumların sınırları içinde kapatılacak bir dava değildir. Bu dava, insan hakları savunucularının korkmadan yaşayabildiği, avukatların hedef gösterilmediği ve siyasi cinayetlerin cezasız bırakılmadığı bir ülke isteyen herkesin davasıdır. Avukat Ali Aydın'ın öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması 2 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 09.30'da Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecektir. Baroları, hukuk ve insan hakları örgütlerini, Alevi kurumlarını, demokratik kitle örgütlerini, siyasi partileri, gazetecileri, avukatları ve adaletten yana olan herkesi duruşmaya katılmaya, Ali Aydın'ın ailesiyle, yoldaşlarıyla ve mücadelesiyle dayanışmaya çağırıyoruz. Ağlıyoruz. Acımız dün gibi taze. Öfkemiz ilk günkü kadar büyüktür. Ali Aydın'ı unutmayacağız. Unutturmayacağız.”

“BU CİNAYETİN AÇIĞA ÇIKARILMASI DİĞER ÖLÜMLERİN ÖNÜNE GEÇEBİLİR”

Ali Aydın’ın eşi Kızbes Aydın da “Ali Aydın'ın 47 yıllık mücadelesinin birinci tanığı olarak konuşuyorum. Ali Aydın hiçbir zaman kendisine zaman ayırmadı. Bütün zamanını hak, hukuk, eşitlik mücadelesine ayırdı. Belki de onu katledenin bile hakkını savunacak durumdaydı. Eğer biz halk olarak birleşemezsek, birleşik cepheyi örmezsek bu tip cinayetlerin sonu gelmez. Tahir Elçi'nin katilleri bulunsaydı belki bugün Ali Aydın öldürülmemiş olurdu. Bizim bundan sonra yapacağımız, bu cinayeti açığa çıkaracağımız şey, diğer ölümlerin önüne geçmek. Bunun için de ne olur birleşelim, birleşik cephe oluşturalım. Artık bizi bölüp parçalayıp yönetemesinler. Artık buna bir son verilsin. Belki bu da bir işaret olur” dedi.