İstanbul’da üç gün içinde Marmara Denizi’nde meydana gelen 185 deprem, bölgedeki deprem riskini yeniden gündeme taşıdı.

18-20 Ağustos tarihlerinde kaydedilen, büyüklükleri 1,4 ile 3,2 arasında değişen 185 deprem üzerine Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ile Araştırma Görevlisi Dr. Can Eytemiz çalışma yaptı.

Araştırmada yapay zekadan da yararlanan akademisyenler, depremlerin Adalar Fayı’nın kolları üzerinde gelişen bir sismik aktivite olduğunu belirledi.

DEPREMLER ADALAR FAYI’NIN KOLLARINDA GELİŞTİ

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremleri 7 günlük periyotlar halinde incelediklerini belirterek hareketliliğin doğrudan Adalar Fayı’nın kendisi üzerinde meydana gelmediğini söyledi.

Sözbilir, “Depremlerin belli ölçekteki dizilimi doğrudan Adalar Fayı üzerinde gerçekleşmemiş. Adalar Fayı’nın kolları üzerinde gelişen bir sismik aktivite olarak değerlendirebiliriz” dedi.

“BÜYÜK DEPREM OLACAK DİYEMEYİZ”

Peş peşe meydana gelen depremlerin ardından “Büyük deprem geliyor mu?” sorusuna da yanıt veren Sözbilir, bu hareketliliğin tek başına böyle bir sonuca işaret etmediğini vurguladı.

Sözbilir, “Bu depremler oldu diye ‘ardından büyük bir deprem olacak’ diye bir şey söyleyemeyiz” ifadelerini kullandı.

Karadeniz’de denize girmek yasaklandı: Saray ve Vize’de 1 günlük kısıtlama
Karadeniz’de denize girmek yasaklandı: Saray ve Vize’de 1 günlük kısıtlama
İçeriği Görüntüle

Marmara Bölgesi’nde benzer birkaç günlük deprem kümelenmelerinin geçmişte de görüldüğünü belirten Sözbilir, 1999 depreminin ardından Adalar Fayı ve Kumburgaz Segmenti gibi fayların gelecekte kırılmasının beklendiğini söyledi.

ADALAR VE KUMBURGAZ FAYLARINA DİKKAT ÇEKTİ

Sözbilir, dünya genelindeki bilimsel çalışmaların Adalar ve Kumburgaz faylarının bazı kesimlerinde kilitlenme bulunduğuna işaret ettiğini belirtti.

Bu durumun söz konusu faylarda stres birikimine işaret ettiğini ifade eden Sözbilir, enerjinin gelecekte depremle boşaltılmasının beklendiğini kaydetti.

“BU BÜYÜKLÜKTEKİ DEPREMLERİN TETİKLEME GÜCÜ BEKLENMEZ”

Araştırma Görevlisi Dr. Can Eytemiz ise deprem fırtınasının kilitli segmentin doğrudan üzerinde bulunmadığını ancak bu alana yakın olması nedeniyle ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi.

Eytemiz, “Bu büyüklükteki depremlerin öyle bir tetikleme gücünün olması beklenmez” dedi.

Son hareketliliğin öncü deprem olarak nitelendirilmesi için de bilimsel açıdan yeterli veri bulunmadığını belirten Eytemiz, bölgenin titizlikle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.