Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara’nın Sincan ilçesinde transformatör ve anahtarlama ürünleri üreten Astor Enerji fabrikasındaki çalışma koşullarına ilişkin iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Karaca, işçilerin elektronik cihazlarla takip edildiği, göçmen işçilerin ise düşük ücretlerle güvencesiz koşullarda çalıştırıldığı iddialarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

Karaca, TBMM Başkanlığına sunduğu önergede bir gazetede yayımlanan “Astor’da İşçilere Çipli Takip” başlıklı habere yer verdi. İşçilerin mesai boyunca boyunlarında taşımak zorunda oldukları cihazlarla fabrika içerisindeki konumlarının, hareketlerinin ve belirli alanlarda geçirdikleri sürelerin kaydedildiğini öne süren Karaca, yaklaşık üç ay önce başlatılan uygulamanın bölümler halinde yaygınlaştırıldığını belirtti.

Karaca, işçilerin tuvalete giderken veya dinlenme alanlarında bulunurken dahi cihazları çıkaramadıklarını iddia etti.

İŞÇİLERİN TEPKİLERİNİ ÖNERGEYE TAŞIDI

İşçilerin elektronik takip uygulamasına yönelik tepkilerini de aktaran Karaca, bir işçinin, “Başımıza gönderdikleri o çavuş dedikleri adamlar yetmiyormuş gibi bir de gelmişsin bana çip takıyorsun. Hayvan değiliz sonuçta” dediğini belirtti.

MHP grup toplantısında yüzük ve rozet detayı! Bahçeli'nin takılarındaki tarihî sembol
MHP grup toplantısında yüzük ve rozet detayı! Bahçeli'nin takılarındaki tarihî sembol
İçeriği Görüntüle

Karaca, başka bir işçinin ise gözetim altında çalışmanın yarattığı psikolojik baskının mesai sonrasında da devam ettiğini söylediğini aktardı.

“GEÇGEL AİLESİ ZİRVEYE TIRMANIRKEN ASTOR İŞÇİSİ DİPTE”

Karaca, “Geçgel ailesi zirveye tırmanırken Astor işçisi dipte” başlıklı habere de soru önergesinde yer verdi. Astor Enerji’nin ana hissedarları olan Geçgel ailesinin servetinin milyar dolarlarla ifade edildiğini, şirket hisselerinin halka arzından sonra üç yılda yaklaşık 31 kat değer kazandığını iddia etti.

Şirketin 2026’nın ilk altı ayında net kârını yüzde 88 artırarak 4,6 milyar liraya çıkardığını ileri süren Karaca, buna karşılık Temelli yerleşkesinde çalışan işçilerin artan enflasyon ve hayat pahalılığına rağmen ara zam alamadığını belirtti.

İşçilerin günlük hedeflerle çalıştırıldığını, hedeflerin tutturulamaması durumunda primlerinin kesildiğini öne süren Karaca, düşük ücretler karşısında üç ayda bir verilen primlerle geçinmeye çalışan işçilerin daha fazla sömürüldüğünü savundu.

“GÖÇMEN İŞÇİLER YERLİ İŞÇİLERE KARŞI TEHDİT OLARAK KULLANILIYOR”

Fabrikadaki göçmen işçilerin çalışma ve barınma koşullarına ilişkin iddiaları da gündeme getiren Karaca, şu ifadeleri kullandı:

"Fabrikada ucuz iş gücü yaratmak amacıyla sayıları binlere yaklaşan Nepalli işçiler, düşük ücretlerle güvencesiz koşullarda çalıştırılmakta, fabrikada ya da 8 kişilik odalarda sağlıksız koşullarda barındırılmaktadır. Patronlar göçmen işçileri yerli işçilere karşı bir tehdit olarak kullanmakta; daha ucuz üretim için yerli işçiler işten çıkartılmaktadır."

Karaca, Bakan Işıkhan’a yönelttiği sorularda, işçilerin konum ve hareketlerini izleyen sistem aracılığıyla hangi verilerin toplandığını, bu verilerin ücret, prim, performans değerlendirmesi ve işten çıkarma kararlarında kullanılıp kullanılmadığını sordu.

FABRİKADAKİ DENETİMLERİ VE KAMU TEŞVİKLERİNİ SORDU

Astor Enerji fabrikasında son beş yılda kaç iş sağlığı ve güvenliği denetimi yapıldığını, kaç iş kazası ve meslek hastalığının tespit edildiğini soran Karaca, işçilerin kişilik hakları ile dinlenme haklarının nasıl korunacağını da gündeme getirdi.

Karaca ayrıca, şirketin son beş yılda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim teşviklerinden, İŞKUR desteklerinden ve İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarından yararlandığı toplam tutarın açıklanmasını istedi. İşçilerin temel haklarını ihlal ettiği tespit edilen işletmelerin kamu teşviklerinin durdurulması için hangi işlemlerin uygulandığını da sordu.

6 Ekim 2026’da Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) ve işçi konfederasyonlarıyla yapılan “yeni nesil çalışma modelleri” görüşmelerinde dijital gözetim ve algoritmik performans denetiminin ele alınıp alınmadığını soran Karaca, Türkiye genelinde dijital gözetim ve performans baskısı nedeniyle kaç işyerinin denetlendiğini ve kaçına yaptırım uygulandığını öğrenmek istedi.

Karaca, önergesinde Astor Enerji’de son üç yılda kaç işçinin işten çıkarıldığını, bu işçilerin kaçının yerine göçmen işçi istihdam edildiğini ve 2027 yılı bütçesinde işçileri dijital gözetim, mobbing ve performans baskısına karşı korumak için ne kadar kaynak ayrıldığını da Bakan Işıkhan’a yöneltti.