İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasının üçüncü celsesi, Silivri’deki yeni duruşma salonunda ikinci gününde devam etti. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 103’üncü gününde tanık ve müştekilerin ifadeleri alındı.
17 Ekim’de İmamoğlu’nun savunmasıyla tamamlanan ikinci celsenin ardından iki haftalık ara verilen davanın üçüncü celsesinde toplam 60 tanık, gizli tanık ve müştekinin dinlenmesi bekleniyor. Bir önceki gün 23 kişinin ifadesi alınırken, gelecek hafta perşembe gününe kadar 4’ü gizli tanık olmak üzere 37 kişinin daha dinlenmesi planlanıyor.
Duruşma saat 11.20’de başladı. Tutuklu sanıklar alkışlarla salona getirilirken Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve beraberindeki Avrupalı heyet de duruşmayı takip etmek üzere salonda yerini aldı. Ekrem İmamoğlu, salona girişte heyete İngilizce teşekkür ederek, “Hepiniz hoşgeldiniz. Çok teşekkür ediyorum” dedi.
TANIK KİRİŞ: “İÇİNDE MARKET KARTI OLDUĞU SÖYLENDİ”
Duruşmada ilk olarak iddianamede ismi geçen bir restoranda vale olarak çalıştığını belirten Hüseyin Kiriş dinlendi. Kiriş, restoran işletmecisi Seyfi Taşkın’ın kendisine içinde market kartı bulunduğu belirtilen iki koli bıraktığını, kolilerin Büyükşehir’den gelecek iki kişi tarafından alınacağının söylendiğini anlattı.
Kiriş, ifadesinde şu beyanı verdi:
“Restoran işletmecisi Seyfi Taşkın tarafından bana içinde market kartı olduğu belirtilen iki koli bırakıldı. Bunların büyükşehirden iki kişinin gelip alacağını söylendi. Ben de iki üç saat sonra beyaz bir sedan araçla iki kişi geldi. Kendilerine teslim ettim bu kolileri. Sonra araçlarına binip gittiler. Benim bildiğim, duyduğum, gördüğüm budur.”
İLK TALEP 5 MİLYON DOLAR, ARDINDAN 10 MİLYON DOLAR İDDİASI
Kiriş’in ardından tanık İlker Aydın dinlendi. Abdi İbrahim şirketinde çalıştığını belirten Aydın, Şişli’deki inşaat projesinin belediyedeki işlemlerinin ilerlemesi için Timur Soysal aracılığıyla şirket ortaklarından önce 5 milyon, ardından 10 milyon dolar rüşvet istendiğini öne sürdü.
Aydın, davada tutuksuz yargılanan avukat Süleyman Atik’in girişimleriyle talep edilen miktarın 4 milyon dolara indirildiğini iddia etti. Bu tutarın 1 milyon dolarının belediyenin Nişantaşı’ndaki aydınlatma çalışmaları için, 3 milyon dolarının ise nakit olarak istendiğini söyledi.
Para teslimine ilişkin sorular üzerine Aydın, şirketten söz konusu tutarın çekildiğini bildiğini ancak paranın kime teslim edildiğini görmediğini belirtti.
Aydın, “Ben bu tutarın şirketten çekildiğini biliyorum ama sonrasında Münir Bey'in parasının Nezih Bey'e gittiğini görmedim. Hani gözümle görmediğim için şahitlik edemiyorum ama Yusuf Bey'den duydum paranın gittiğini. Paranın teslimini de görmedim ama parayı Süleyman Atik teslim almış. Kime teslim ettiğini de bilmiyorum” dedi.
Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Ebru Tütüncüler’in, “Müvekkilimle hiç görüştünüz mü, onun adına bir talep aldınız mı?” sorusuna Aydın, “Hayır, görüşmedim, Süleyman Atik Resul Emrah Şahan'ın devre dışı kaldığını söyledi” yanıtını verdi.
KARAKOÇ: “BAĞIŞ YAPMAYI MEHMET TORUN ÖNERDİ”
Daha sonra Torunlar İnşaat çalışanı Metin Karakoç dinlendi. Şirket olarak İBB’den 6 Şubat depremleri nedeniyle deprem bölgesine gönderilmek üzere 5 milyon dolarlık gıda yardımı talebi aldıklarını belirten Karakoç, bu talebi kabul etmediklerini söyledi.
İddianamede suçlama konusu olan İBB’ye Feshane için yapılan şartlı bağış hakkında da konuşan Karakoç, bağışın belediye meclisinden geçirilmesi şartıyla gerçekleştirildiğini anlattı.
Karakoç, söz konusu bağışın Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nün ilgilendiği Beykoz’daki ruhsat yenileme talebiyle bağlantısı olmadığını savundu. Beykoz’daki ruhsatın 30 Mayıs 2024’te verilmesinden 2-3 ay sonra Mehmet Torun’un Feshane için İBB’ye şartlı bağış yapmayı kendisinin önerdiğini söyledi.
Şişli Belediyesi’yle ilgili suçlamalara da değinen Karakoç, belediye danışmanı olarak tanıtılan Adem Altuntaş’ın kendisinden belediye hizmetleri için 10 milyon lira bağış istediğini belirtti. Avukatının sorusu üzerine Karakoç, para talebi sırasında Resul Emrah Şahan’ın adının geçmediğini ve Altuntaş’ın talebin Şahan’dan geldiğini söylemediğini aktardı.
REKLAMCI YIRTICI: “ASTIĞIMIZ REKLAMLAR İNDİRİLDİ”
Tanıklardan İsmail Yırtıcı, 1998 yılından bu yana açık hava reklam işleri yaptığını, 2019 yılında yaşanan değişikliklerin ardından izin almakta zorlandığını anlattı.
Yırtıcı’ya, savcılık tarafından yönlendirildiğini söyleyerek etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyi geri çeken sanık Murat Kapki soru yöneltti. Kapki, “Seninle birlikte iş yaptık ve astığımız reklamlar indirildi değil mi?” diye sordu. Yırtıcı, “Doğru” yanıtını verdi.
Bunun üzerine Kapki, “Örgüt üyeliği ile suçlanıyorum ama reklamlarım indirildi. Bunu teyit etmek için sordum” ifadelerini kullandı.
Tanıklardan İsmail Serdar İplikçioğlu da Capacity AVM’nin avukatı olduğunu belirterek kendilerinden 5 milyon dolar istendiğini ileri sürdü. İplikçioğlu, söz konusu talebin, davada bir süre tutuklu yargılandıktan sonra eylül ayında tahliye edilen ve geçen hafta Bakırköy Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz tarafından dile getirildiğini iddia etti.
Tanık Uğur Kemal Gökbulut ise Şişli Belediyesi’nin isteği üzerine hayır işi yaptıklarını ve ardından ruhsat aldıklarını söyledi. Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Ebru Tütüncüler’in, “Müvekkilim ruhsatla ilgili bir beklentiden söz etti mi?” sorusuna Gökbulut, “Hayır” yanıtını verdi.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Tanık Murat Tuncer’in ifadelerinin ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Mahkeme başkanı, liste kapsamında dinlenecek tanıkların gelmemesi durumunda tutuklu sanıklara tahliye taleplerine ilişkin söz hakkı verileceğini söyledi.
Ara sırasında tutuklu sanıklar salondan ayrılırken izleyiciler, “Foncular içeri başkanlar dışarı” ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları attı.




