Takım otobüsünden kilolarca uyuşturucu çıktı
Takım otobüsünden kilolarca uyuşturucu çıktı
İçeriği Görüntüle

Almanya’da hükümet, ülkede giderek artan hibrit tehditlere karşı istihbarat kurumlarının daha hızlı ve etkin hareket edebilmesini sağlayacak yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Reform kapsamında özellikle Federal İstihbarat Teşkilatı’nın (BND) operasyonel imkanlarının artırılması, Anayasayı Koruma Federal Dairesi’nin (BfV) yetkilerinin ise genişletilmesi planlanıyor.

CASUSLUK VE SİBER SALDIRILARA KARŞI YENİ YETKİLER

Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, yabancı devletlerin gizli operasyonlarına karşı ülkenin daha güçlü hareket etmesi gerektiğini belirtti. Dobrindt, Alman istihbarat servislerinin uluslararası ortaklarıyla aynı seviyede hareket edebilmesi gerektiğini savundu.

Hazırlanan reformla istihbarat servislerinin özellikle sabotaj ve siber saldırılara karşı müdahale kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Hükümet, hibrit tehditlerin çeşitlenmesi karşısında istihbarat kurumlarının mevcut yetkilerinin yetersiz kaldığı değerlendirmesini yapıyor.

“ALMANYA DAHA HAZIRLIKLI OLMALI”

Parlamentonun İstihbarat Denetim Komisyonu Başkanı Marc Henrichmann da son dönemde yaşanan güvenlik olaylarının tehditlerin boyutunu değiştirdiğini söyledi.

Leipzig Havalimanı’nda yaşanan son güvenlik olayına işaret eden Henrichmann, siber saldırı, sabotaj, casusluk ve izinsiz drone uçuşları gibi tehditlere karşı Almanya’nın daha hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.

MUHALEFETTEN “DENETİM” UYARISI

Reform planı muhalefetin de eleştirilerine neden oldu. Yeşiller Partisi’nin iç politika uzmanı Konstantin von Notz, BND’nin daha geniş yetkilere sahip olmasını desteklediğini ancak BfV’ye verilmesi planlanan yeni yetkilerin polis ile istihbarat arasındaki ayrımı düzenleyen “Trennungsgebot” ilkesini zorlayacağını savundu.

Sol Parti milletvekili Clara Bünger ise istihbarat servislerine operasyonel müdahale, sabotaj ve devlet destekli siber saldırılara karşılık verme yetkisi verilmesine karşı çıktı.

Muhalefet, güvenlik tehditlerine karşı istihbarat kapasitesinin güçlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu kabul ederken, yeni operasyonel yetkilerin demokratik denetim ve temel haklar açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.