Güncel

AKP'nin demokrasi anlayışı: Ankara'yı emekçiye resmen yasakladılar

Hak gasplarının giderilmesi talebiyle Ankara’ya gelen madenciler polis ablukasına alındı. Valilik, kent genelinde her türlü toplantı, gösteri, basın açıklaması ve protesto eylemini 15 gün süreyle yasakladı.

Ankara Valiliği, Başkent’e gelen madencilerin eylemlerini engellemek için 15 gün boyunca her türlü eylemi yasakladı. 80 madenci gözaltına alındı, 536 madencinin 5-7 aylık ücretleri ve özlük hakları için sürdürdüğü mücadele “kamu düzeni” gerekçesiyle bastırılmaya çalışıldı.

YÜRÜMEK YASAK!

Ankara'da yürümek, toplu durmak dahi yasaklandı, kent sıkıyönetim başkentine döndü. Saray rejimi hakkını arayanı, ses yükselteni yasaklarla, polis ablukasıyla, kararnamelerle bastırmaya çalışıyor.

Birgün'ün derlediği habere göre; Saray, politikalarıyla mağdur ettiği hiçbir kesimin bir arada durmasını, kitlesel eylemlerle kapısına dayanmasını istemiyor. Emekçinin hakları için kararlı duruşu ise yasak tanımıyor.

Gasp edilen hakları için ayağa kalkan maden işçilerinin eylemlerine karşı Başkent'te adeta OHAL ilan edildi. Valilik, kentte 15 gün süreyle her nevi eylem ve etkinliği yasakladıklarını duyurdu. Yasaklamanın doğrudan maden işçilerinin eylemlerine yönelik olduğu da karar yazısında yer aldı. Eylemlerinden vazgeçmeyen 80 maden işçisi gözaltına alındı.

MADENCİLERİN HAKLARINI ARAMASINA ENGEL!

Gönderilen yazıda Eti Gümüş olan şirketin adını da yanlış biçimde Eti Krom olarak yazan Valilik, yasaklama kararının doğrudan maden işçilerinin eylemlerine yönelik olduğunu da çekinmeden açıkladı.

Valiliğin yazısında özetle, "Yıldızlar Holding'e bağlı Doruk Madencilik ve Eti Krom isimli maden işletmelerinde, ücretlerini alamadıkları iddiasıyla İlimizde bir çok kez farklı sendikal grupların organizesinde eylem yapan işçi gruplarının, yine sendikalarla Ankara iline gelerek eylem yapacakları yönünde bilgiler alındığı, ayrıca halen Türk-İş'e bağlı Türkiye Maden İşçileri Sendikası tarafından 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren ilimizde eylemlerine devam ettiği" ifadeleri yer aldı.

Valilik, yasak gerekçesinde "Eylem yapılan/yapılmak istenilen yerlerin, ilimiz Çankaya ilçesinde bir çok kamu kurum ve kuruluşunun bulunması, kamu hizmetinden faydalanmak amacıyla çok sayıda vatandaşın bu kurumlara iş ve işlemler için gelip/gittikleri, bu nedenle yoğun bir insan sirkülasyonu olacağından dolayı vatandaşların günlük yaşamlarını aşırı ve katlanamaz derecede zorlaştıracağından dolayı" dedi. Kent genelinde "açık ve kapalı alanda yapılabilecek her türlü toplanma, toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, protesto eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, el ilanı/bildiri/broşür dağıtma, afiş/pankart asma vb. eylem ve etkinlikler" 23 Ağustos 23.59'a kadar 15 gün süreyle yasaklandı.

NE OLMUŞTU?

Bağımsız Maden İşçileri Sendikası'nda (Bağımsız Maden İş) örgütlü Elazığlı Eti Gümüş ve Eskişehirli Doruk Madencilik işçileri, patron Yıldızlar SSS Holding'in gasp ettiği hakları için 2 gündür Ankara'da bulunuyor. Ayrıca T. Maden İş'te örgütlü Doruk Maden işçileri de kentte açlık grevinde. İşçiler daha önce işyerlerinde defalarca eylem yapmalarına rağmen patron hak gaspına son vermeyince Ankara yolunu tutmuştu.

Bağımsız Maden İş'li madenciler, dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylem yapmak için yola çıktı ancak Milli Kütüphane önünde polis ablukasına alındı. İşçileri, YENİ Parti Milletvekili Ümit Özlale, DEM Parti Milletvekili Ferit Şenyaşar, TİP Genel Başkanı Erkan Baş da ziyaret etti. Bakan Alparslan Bayraktar ile görüşmeden ayrılmak istemeyen emekçiler sabahın erken saatlerinden itibaren gün boyu ablukada tutulduktan sonra gözaltına alındı. Sendika, 80 maden işçisinin gözaltında olduğunu duyurdu.

Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, polis müdahalesinden önce eyleme ilişkin açıklama yaptı. Çakır, önceki gün de gözaltına alınan madencilere su ve yemek verilmediğini belirterek Enerji ve Tabii Kaynaklar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve İçişleri bakanlıklarından garantörü oldukları ödeme taahhütü için harekete geçmelerini talep etti. İşçilerin 5-7 aylık ücretleri ile geriye dönük özlük haklarının ödenmesini talep eden Çakır, iki işyerinde 536 işçinin tazminat ve diğer haklarının doğduğunu ancak verilen sözlerin henüz yerine getirilmediğini ifade etti. "İşçiyi değil, patronları yasaklayın" diyen Çakır şunları ifade etti:

"Bizim muhataplarımız bakanlıklardır çünkü onlar bize söz vermişti, onlar kefil olmuştu. Bu olay bugün bitse de biz haftaya yine geleceğiz. Çünkü Türkiye'nin dört bir yanındaki bütün işçilerin bu patrondan alamadığı hakları var. İşçilerin haklarını ödemediği sürece serveti daha çok kâr elde ediyor. 3 bin ruhsatı vardı, 180'e indirdiler. 180'i de iptal edebilirsiniz. Biz görüşme beklerken polisler işçileri ablukaya aldılar. 'Gözaltı yapacağız. Sizi burada bekletemeyiz' dediler. Biz hakkımızı nerede arayacağız? Biz buradan gitmeyeceğiz. İşçiler bıkmış, usanmış, bıçak kemiğe dayanmış. Çünkü işçilerin aileleri, çocukları var. Çünkü işçiler haklı mücadelesini burada vermek istiyor. Biz parklarda yatmayı istemiyoruz. Türkiye halkı kazansın diye biz bu mücadeleleri yapacağız. Çünkü işçilerimiz haklıdır."

2 AY İÇİNDE 28 GÜN YASAK

Son kararla birlikte Ankara, 2 ay içinde tam 8 gün eyleme yasaklanmış oldu. Kent, emperyalist savaş örgütü NATO için de milyonlara yasaklanmıştı. 7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi nedeniyle kentte 13 günlük OHAL ilan edilmiş, adım atmak dahi imkansız hale getirilmişti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un sabah koşusu için yurttaşların evlerinin önü, kamusal alanlar bir bir kapatılırken madencinin hakkı için meydanda sesini haykırması "tehdit" görüldü. Cumhuriyet tarihinin grev yasaklama rekorunu da elinde bulunduran AKP iktidarı, "yurttaşların güvenliği" bahanesiyle emekçiden korkusunu gizlemeye çalışıyor.