Güncel

AKP'den PKK'nın üst düzey yöneticileri için 'kurtuluş' formülü

Yeni 'çözüm süreci' kapsamında Kandil'deki 200 PKK yöneticisi Irak'ın Süleymaniye kentine yerleşecek. Avrupa'da bulunan suça bulaşmamış kişiler ile yalnızca örgüt üyeliği suçlaması bulunan kişilerin Türkiye'ye dönüşüne izin verilecek. Ayrıca suça bulaşmamış kişiler, herhangi bir silahlı eyleme katılmayanlar ve cezaevlerindeki PKK'lılar için de düzenleme yapılacak.

Yeni süreç için hazırlanacak ilk düzenleme, silahlı eyleme katılmayan PKK üyelerini kapsayacak. Örgütün üst düzey yöneticilerinin ise Türkiye’ye dönüşüne izin verilmeyecek

PKK’nın silah bırakmasının ardından yürütülen İmralı Süreci’nde, örgütün yaklaşık 200 kişiden oluşan üst düzey yönetici kadrosunun Kuzey Irak’taki Süleymaniye bölgesine yerleştirilmesi planlanıyor. Bu isimlerin Türkiye’ye girişine izin verilmeyecek.

AVRUPA FORMÜLÜNDEN VAZGEÇİLDİ

Türkiye gazetesinin haberine göre, daha önce gündeme gelen Avrupa veya üçüncü ülkelere gönderilme formülünden vazgeçildi. Yöneticilerin, Kürdistan Yurtseverler Birliği Başkanı Bafel Talabani’nin kontrolündeki Süleymaniye’de kalması seçeneği öne çıktı.

Nefes yazarı Nuray Babacan’ın aktardığına göre ise bu karar, Suriye ve Kuzey Irak’ta gerçekleştirilen bir dizi görüşmenin ardından alındı. Söz konusu kadronun yabancı istihbarat örgütleri tarafından kullanılabileceği değerlendirildi. Bu nedenle Türkiye’nin takip ve kontrol olanaklarının daha güçlü olduğu Süleymaniye tercih edildi.

MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın son dönemde Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiği temaslarda da bu konunun ele alındığı öne sürüldü.

YÖNETİCİLER ÇERÇEVE YASAYA ALINMAYACA

Süreç kapsamında hazırlanacak çerçeve yasanın önümüzdeki hafta Meclis gündemine getirilmesi bekleniyor. Düzenleme, daha sonra çıkarılacak yasaların temelini oluşturacak.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilere yaptığı ziyaretlerde, örgütün üst düzey yöneticilerine yönelik bir düzenlemenin çerçeve yasada yer almayacağını söylediği belirtildi. İlk aşamada herhangi bir silahlı eyleme katılmamış, ayrıca suç işlememiş PKK üyeleri ile cezaevinde bulunan bazı hükümlülere yönelik düzenleme yapılması planlanıyor. Bombalı saldırılara katılan, asker veya polislerin ölümüne neden olan ya da başka ağır suçlar işleyen örgüt üyelerine ise ilk aşamada herhangi bir kolaylık sağlanmayacak. Bu kişilerin durumu, işledikleri suçların niteliğine göre ayrı ayrı değerlendirilecek. Silahlı eylemlere katılmış örgüt üyeleri için infaz düzenlemelerinin daha sonraki aşamalarda ele alınabileceği ifade ediliyor.

AVRUPA'DAKİ PKK'LILAR DA KAPSAMDA

İlk düzenlemenin Avrupa’daki bazı PKK yöneticilerini de kapsayabileceği belirtiliyor. Özellikle örgütün finans ve lobi faaliyetlerini yürüten isimler arasında suç kaydı bulunmayanların Türkiye’ye dönüşüne izin verilmesi gündemde. Haklarında yalnızca örgüt üyeliği suçlaması bulunan kişilerin ceza almadan Türkiye’ye gelebilmelerinin önü açılabilecek. Ancak başka suçlara karışanlar bu düzenlemeden yararlanamayacak.

SİLAH BIRAKMAYI KİM, NASIL İZLEYECEK?

Silah bırakma sürecinin nasıl takip edileceği konusunda da farklı görüşler bulunuyor. İzleme kurulunun siyasetçilerden oluşmasını ve çalışmaların TBMM gözetiminde yürütülmesi görüşleri de var. AKP yönetimi ise takibin siyasi değil, teknik bir süreç olduğunu savunuyor. Parti yönetimi, çalışmanın başta MİT olmak üzere devletin ilgili kurumları tarafından yürütülmesini istiyor. Siyasetçilerin yalnızca gözlemci olarak yer alabileceği değerlendiriliyor.

Kurulacak mekanizma; Türkiye’ye gelen örgüt üyelerinin sayısını, teslim edilen silahları ve örgütün tasfiye sürecindeki gelişmeleri kayıt altına alacak. Bu bilgilerin belirli aralıklarla TBMM’ye sunulması planlanıyor. Türkiye’ye dönen örgüt üyelerinin toplumsal uyumu için ilgili bakanlıkların temsilcilerinden oluşan ayrı bir komisyon kurulması da gündemde.

KAPSAMLI DÜZENLEMELER SONRA...

DEM Parti’nin çerçeve yasaya ilişkin taleplerinin önemli bölümünün ilk düzenlemeye alınmadığı belirtiliyor. Öcalan ile yapılan son görüşmelerin ardından da taslağın temel çerçevesinde değişiklik yapılmadığı ifade ediliyor. PKK’nın silah bırakması ve örgütsel yapısını tasfiye etmesi konusunda beklenen sonuç alınırsa, yeni yasama döneminde daha kapsamlı adımlar gündeme gelebilecek. Şartlı salıverme dâhil yeni düzenlemelerin, MİT’in hazırlayacağı raporların ardından değerlendirileceği aktarılıyor.

AKP KULİSLERİNDE KONUŞULANLAR

Babacan, iktidarın süreci yavaş ilerletmesini isteksizlikten çok bir pazarlık yöntemi olarak değerlendirenlerin bulunduğunu belirterek, AKP içindeki kulis yorumlarını şöyle aktardı: "Sonuçta, iktidarın süreçle ilgili yaşadığı ağırdan almayı, isteksizlikten çok pazarlık olarak değerlendirenler var. Parti içindeki yorumlar muhtelif;

1- Geçmişteki başarısız deneyimler nedeniyle korku ve güvensizlik yaşanıyor olabilir. DEM’lilerin sürekli MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi aracı olarak devreye sokmasından da hoşlanılmıyor.

2- Uluslararası konjonktürün kendilerine en çok hizmet ettiği, PKK’nın etkisiz hale gelip, yabancı güçler tarafından kullanılmaktan vazgeçildiği bir dönemde onların taleplerini yerine getirmeyi yanlış bulanlar var. Özellikle Orta Anadolu ve Karadeniz illerinin milletvekillerinin tepkileri çok açık.

3- “Kamuoyuna ‘güçlü taraf biziz. Merak etmeyin direksiyon bizim elimizde. Biz ne istersek o olur’ mesajı verilmeye çalışılıyor. Pazarlıklarla AKP’nin istediği kadar geri adım atılıyor hissi yaratılıyor olabilir. Bu bir strateji” yorumu yapanlar var.

MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin açılım sürecinin başında elini yüksek tutup, açıkladığı birçok başlıktan geri adım atmasının, bu tavır sayesinde sağlandığı öne Bu konu sürekli yeni tartışmalara gebe kalmaya devam edecek…"

Cumhuriyet'te yer alan habere göre teklifin 27 Temmuz Pazartesi günü TBMM Başkanlığı'na sunulması planlanıyor. Kulislerde konuşulan takvime göre teklif, aynı hafta hızla Adalet Komisyonu'nda görüşülerek Genel Kurul gündemine taşınacak. Ancak Meclis takviminin sıkışması nedeniyle iktidarın, gerekirse TBMM tatile girdikten sonra olağanüstü toplantı formülünü devreye sokabileceği ifade ediliyor. TBMM Genel Kurulu'nda halen en düşük emekli aylığına ilişkin düzenlemeleri de içeren yasa teklifi görüşülüyor. Genel Kurul'un bu hafta çalışmalarını tamamlamasının ardından, öğrenci affına ilişkin teklifin de gelecek hafta ele alınması bekleniyor. Bu yoğun takvim nedeniyle iktidarın, çerçeve yasa teklifini mümkün olan en kısa sürede yasalaştırmak istediği belirtiliyor.

'OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI MASADA'

Edinilen bilgilere göre teklifin gelecek hafta yasalaşamaması halinde alternatif senaryo hazırlandı. Buna göre TBMM Genel Kurulu tatile girse bile Adalet Komisyonu çalışmalarını sürdürecek. Komisyon sürecinin tamamlanmasının ardından ise Genel Kurul'un 15 Ağustos'ta olağanüstü toplantıya çağrılması seçeneği değerlendiriliyor. TBMM İçtüzüğü'ne göre Meclis tatildeyken Genel Kurul; Cumhurbaşkanı'nın çağrısı, TBMM Başkanı'nın gerekli görmesi veya milletvekillerinin en az beşte birinin (120 milletvekili) gerekçeli talebi üzerine olağanüstü toplantıya çağrılabiliyor. Olağanüstü toplantıda ise yalnızca çağrıya konu olan gündem maddesi görüşülebiliyor.

'15 AĞUSTOS TARİHİ DİKKAT ÇEKTİ'

Kulislerde konuşulan takvime göre 15 Ağustos tarihinin seçilmesi de tesadüf değil. PKK terör örgütü, 15 Ağustos 1984'te Siirt'in Eruh ilçesinde gerçekleştirdiği ilk silahlı saldırının yıldönümünde örgütün, tüm unsurlarıyla silah bıraktığını duyurmasının beklendiği ifade ediliyor. Bu açıklamanın hemen ardından TBMM Genel Kurulu'nun olağanüstü toplanarak çerçeve yasa teklifini görüşmesi ve sürecin hızla tamamlanmasının hedeflendiği belirtiliyor.

'DÜZENLEMEDE NELER VAR?'

Kulislerde konuşulan bilgilere göre hazırlanan çerçeve yasa teklifinde PKK terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan'a yönelik özel bir düzenleme ya da genel af bulunmuyor. Düzenlemenin, suça karışmamış terör örgütü üyelerine ilişkin hukuki çerçeveyi oluşturduğu; yurt dışındaki bazı örgüt üyelerinin Türkiye'ye giriş yapmamak kaydıyla üçüncü ülkelerde yaşamlarını sürdürmelerine yönelik düzenlemeler içerdiği ifade ediliyor. Teklifin ayrıntılarının Meclis'e sunulmasının ardından netleşmesi bekleniyor.