Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında kamuoyunda “Kent Uzlaşısı Davası” olarak bilinen yargılamada verilen 6 yıl 3 ay mahkûmiyet kararının gerekçesi açıklandı. Yaklaşık 9 ay tutuklu kalan Özer’in dosyası, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlandı.
Avukat Hüseyin Ersöz açıklanan gerekçeli kararın ardından sosyal medya platformu X'ten yazılı bir açıklama yayımladı. Kararın hukuksuz olduğunu savunan Ersöz, "Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, kamuoyunda "Kent Uzlaşısı Davası" adıyla bilinen süreçte yaklaşık 9 ay tutuklu kalmıştı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, "hukuka aykırı şekilde" hakkında mahkumiyet kararı verildi. Mahkeme gerekçeli kararını açıkladı. Kararda tüm yargılama safahatında toplanan "lehe delillerin" tamamının gözardı edildiğine şahit olduk" dedi.
"SADECE 3 SAYFA"
121 sayfadan oluşan gerekçeli kararın ilk 43 sayfası iddianame ve Savcılığın esasa ilişkin mütalaasının; 43-86. sayfaları ise Ahmet Özer'in savunmalarından ibaret olduğunu söyleyen Ersöz, "86-99. sayfalar gizli tanık beyanlarından, 100-116. sayfalar ise Mahkemenin yazışmaları sonucu dosyaya giren lehe delillerden oluşuyor. '116-119. sayfalar Mahkeme değerlendirmesi', 119-121. sayfalar ise hüküm bölümünden ibaret. Özetle Mahkemenin mahkumiyet kararına gerekçe oluşturan değerlendirmeleri, 'sadece 3 sayfa'!" diye konuştu.
"ÖZER'İN LEHİNE DELİLLER YOK SAYILDI"
Ersöz, "Mahkemenin hükmünü, gizli tanık beyanlarına dayandırdığını, bu beyanlara dair duruşmalarda defalarca kez açıklanan "onlarca çelişkinin" göz ardı edildiğini, lehe delillerin yok sayıldığını, Mahkemenin yapmış olduğu yazışmalara resmi kurumlardan verilen lehe cevapların dikkate alınmadığını, "varsayımlar" ve "faraziyeler" üzerinden hüküm tesisine gidildiğini görüyoruz. Örgüt üyeliği için gerekli yasal şartlar oluşmamışken, iddianamedeki iddiaların yine dosya içindeki cep telefonu sinyal bilgileriyle çürütülmesine karşın verilen bu kararı, Ahmet Özer'in hukuk güvenliğini ilgilendiren bir sorunun yansıması olarak yorumluyoruz"
Beraatle neticelenmesi gereken bir yargılamada, Adil Yargılanma Hakkı'na aykırı şekilde Mahkumiyet Kararı verildiğini öne süren Ersöz, "Bu kararın hukuki sonuçları olmakla birlikte, kamu vicdanınında bir karşılığının bulunmadığı ve meşruiyet temelinden uzak olduğu, birçok kesim tarafından ifade edilmektedir. Bu Karara karşı istinaf kanun yoluna başvuracağız. Anayasa ve Kanunların belirlediği adımları da teker teker atacağız. Ancak bu aşamada, Mahkeme Kararıyla, gizli tanık beyanına dayanılarak ve defalarca kez açıklanmasına karşın "görülmek istenmeyen" temel bir çelişki gözardı edilerek, iki siyasi parti arasındaki seçim işbirliğinin (Türkiye İttifakı/Kent Uzlaşısı) suç olarak nitelendirilmesini kamuoyunun takdirlerine bir kez daha sunuyoruz" ifadelerini kullandı.