Seçil Erzan, mektubunda kötü niyetli kişilere karşı tek başına mücadele ettiğini, suçsuz olduğunu ve kimseye menfaat sağlamadığını açıkladı. Kanal D'de yayınlanan "Neler Oluyor Hayatta" programına cezaevinden mektup gönderen Seçil Erzan, "yansıtılan gerçekle maddi gerçek farklı" diyerek "Dolandırıcı değilim, asla suç işlemek amacıyla hareket etmedim, menfaat sağlamadım" ifadelerini kullandı. Programda Erzan'ın ailesi de ilk kez konuştu, teyzesi "O paralar nerede?" derken, annesi "Kızımı çok özledim" dedi.

AİLE İLK KONUŞTU
Yaklaşık 3 yıldır cezaevinde bulunan eski banka müdürü Seçil Erzan'ın ailesi, ilk kez ve sadece program ekibine açıklama yaptı. Teyze Makbule İnan, yeğeninin bu suça karışmasının aileyi şaşırttığını söyledi.
"0 PARALAR NEREDE"
Milliyet'in aktardığına göre Makbule İnan, Erzan'ın "suçsuz olduğunu iddia etmediklerini" belirterek, bu büyüklükte bir para trafiğinin tek başına yürütülemeyeceğini savundu. Erzan'ı suça teşvik eden kişilerin olduğunu ve bu kişilerin yurt dışında bulunduğunu öne süren İnan, "Seçil bu kadar parayı kendisi almış olsaydı annesi mağdur olmazdı. O paralar nerede?" dedi.
İnan, Erzan'ın annesine ait evin ipotek ettirildiğini, ev satılınca hasta annenin mağdur olduğunu anlattı. Yeğeninin tek başına bırakıldığını ileri sürerek, başka kişilerle birlikte işlenen suçun "günah keçisi" ilan edildiğini söyledi.
Teyze İnan, Erzan'ın cezaevine girdiğinden beri kimseyle görüşmediğini, hasta annenin yaşananlardan haberdar olmadığını belirtti. "Yüz yüze olmasa da telefonla görüşelim. Annen hasta, seni çok özledi" sözleriyle Erzan'a çağrı yaptı.
Programda ilk kez kameraya çıkan Alzheimer hastası anne Fatma Erzan'ın, kendini ifade etmekte zorlandığı ancak kızını özlediğini ve görmek istediğini söylediği aktarıldı.
Seçil Erzan mektubunda şu ifadeleri kullandı:
"Annemi görmeye kalbim dayanamadığı için, programınızı izleyemedim. Fakat yorumlarınızı öğrendim. Size, tarafsız, adil, hakkaniyetli tavrınız için çok teşekkür ederim. Aklın yolu bir. Doğruya, tarafsızlığa, mantığa, gerçeklerin ortaya çıkmasına ve adalete çok ihtiyacım var."
Soruşturmanın başlangıcından itibaren, maalesef gerçeklerin bambaşka yansıtıldığı, güçlünün haklı gösterildiği ve kişilerin ‘medyatik olmalarının doğruyu söylüyor' kabulü gördüğü aleyhime İlerleyen yargılama süreçleri yaşadım."
Belirttiğim gibi, sizin de gördüğünüz gibi, yansıtılan gerçekle maddi gerçek farklı. Ayrıca yargılama sürecinin neredeyse sonlarına kadar yeterli hukuki desteği de alamadım. Ta ki sn. Avukat Ersan Bakır ve Nazmi Kobal dosyama müdafi olana kadar. Size, tüm samimiyetimle olaylar örgüsünü, yaşananları, gerçekleri ve kusurlarımı da anlatmak isterim."
Yüzde yüz emin olabilirsiniz, dolandırıcı değilim ve asla suç işlemek amacıyla hareket etmedim, menfaat sağlamadım, kimsenin menfaat sağlamasını istemedim, her şeyimi bu para hırsı olan insanlara verdim. Ben, para hırsı insani değerlerini yok etmiş kötü şahısların karşısında yalnız, güçsüz bir kadın olarak başa çıkamadım... Sevgiler"




