Umut Hakkı tartışması, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te yaptığı ve İmralı sürecini başlatan konuşmasının ardından Türk siyasetinin ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Sürecin ilerlemesiyle birlikte yasal düzenleme ihtimalleri masaya yatırılırken, Bahçeli’nin “Öcalan umuda, Selahattin Demirtaş yuvasına” ifadeleri tartışmaları daha da alevlendirdi.

MHP cephesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarında yer alan Umut Hakkı konusunda özel bir yasal düzenleme yerine, mevcut AİHM kararlarına uyulması gerektiğini vurguluyor.

FETİ YILDIZ’DAN UMUT HAKKI AÇIKLAMASI

Umut Hakkı’nın yasal düzenlemelerde yer alıp almayacağına yönelik tartışmalar sürerken, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın sosyal medya paylaşımı dikkat çekti. Yıldız, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz rejimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin 36 yıl sonunda koşullu salıverilme süresini doldurduğunu hatırlatan Yıldız, bu sürenin otomatik bir tahliye anlamına gelmediğini belirtti. Yıldız ayrıca, örgütlü suçlar ve Anayasal düzene karşı işlenen suçlarda koşullu salıvermenin mümkün olmadığını vurguladı.

ÖCALAN İÇİN TÜRK HUKUKUNDA DURUM NE?

PKK lideri Abdullah Öcalan, 1999 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Terör örgütü liderliği başta olmak üzere işlediği suçlar nedeniyle, mevcut Türk hukukuna göre Öcalan için koşullu salıverme yolu kapalı bulunuyor.

Bu noktada Umut Hakkı tartışması devreye giriyor. Türk hukukunda benzer suçlar açısından koşullu salıverme öngörülmezken, AİHM kararlarına göre müebbet hapis cezası alan kişilerin, hayat boyu ceza çekmeden önce belirli bir tahliye umuduna sahip olması gerekiyor.

AİHM’E GÖRE “UMUT HAKKI” NEDİR?

Feti Yıldız, paylaşımında AİHM’in yaklaşımını şu sözlerle aktardı:

“Ömür boyu sürecek hapis cezalarında hükümlünün yeniden özgürlüğüne kavuşma ihtimali olması gerektiği görüşü ‘umut hakkı’ olarak adlandırılmıştır. AİHM, müebbet hapis cezasına çarptırılan kişilerin herhangi bir tahliye umudu olmaksızın ömür boyu ceza çekmelerini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi kapsamında ihlal olarak değerlendirmektedir.”

Boğaziçi’nde yaşananlara CHP’den tepki: 'Utanmazlık bu olsa gerek'
Boğaziçi’nde yaşananlara CHP’den tepki: 'Utanmazlık bu olsa gerek'
İçeriği Görüntüle

ÖCALAN 2035’TE Mİ TAHLİYE EDİLEBİLİR?

Hukukçulara göre, sürece entegre edilecek olası bir yasal düzenleme veya yeni bir hukuki mekanizma kapsamında Umut Hakkı uygulanırsa, Öcalan için en erken tahliye değerlendirmesi 2035 yılında gündeme gelebilir.

Öcalan’ın infaz süresi 2035’te doluyor. Ancak mevcut mevzuata göre suçları nedeniyle koşullu salıverme hakkı bulunmuyor. Umut Hakkı’nın uygulanması halinde ise, yalnızca koşullu salıverme yönünden bir değerlendirme yapılabilecek. Bu durum, tahliyenin kesinleşeceği anlamına gelmiyor.

Avukat Ersan Şen de geçtiğimiz günlerde katıldığı TGRT yayınında konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Öcalan’ın infazı ölene kadar devam eder. Ancak yasal bir düzenleme yapılırsa, Öcalan açısından umut hakkı tarihi 15 Şubat 2035 olabilir” ifadelerini kullanmıştı.